“İmparator” Fatih Terim Gerçekleri

2010 Dünya Kupası Elemeleri’ ndeki mutsuz sonun akabinde “İmparator” Fatih Terim, Ermenistan maçının ardından görevi bırakacağını ilan etmiş. Hem kendisi hem de Milli Takımımız için hayırlısı olsun..

Bu gelişmenin ardından Fatih Terim ile ilgili kısa bir kariyer özeti geçmek gerekir sanırım..

Hatırlayanlar bilir; Fatih Terim’ in futbolculuk dönemleri pek de gösterişli sayılmazdı ve GS’ nin şampiyonluk hasreti çektiği 14 yılın 11′ i gene kendisinin futbolculuk dönemine rast gelir..

Futbolculuk kariyerinin ardından teknik direktörlük hayatına atıldığı Ankaragücü ve Göztepe gibi takımlardaki backroundunun da ülkemizde yıllardır cirit atıp duran vasatı aşamamış ve sürekli küme mücadelesi veren diğer onlarca teknik direktörünkünden pek farklı olduğunu söyleyemeyiz..

Dışarıdan objektif bir bakış açısıyla incelendiğinde son derece silik görünen ve herhangi birilerinin dikkatini çekemeyecek olan bu kariyerine rağmen Sepp Piontek’ in kendisine bıraktığı Milli Takım’ ın başına getirilen Terim, Euro 96′ ya Milli Takım’ ı taşımış fakat o turnuvada tek bir gol dahi atabilme başarısı gösteremeden 3 maçta toplayabildiği sıfır puan ile geriye dönmüştür..

Milli Takım’ daki ilk macerası kısa süren Terim’ in en göz kamaştırıcı dönemiyse bu andan itibaren başlamıştır ve kendisine kapılarını açan Galatasaray’ da 96-2000 seneleri arasında 4 lig şampiyonluğu ve UEFA Kupası başarısı yaşamıştır..

Ancak bu parlak başarı hikayesinin aslında o zamanki jenerasyona ve daha da ötesinde sahada adeta bir teknik direktör edasıyla takımını çekip çeviren Hagi’ ye endeskli olduğu gerçeği, gerek o dönemin efsane futbolcularının sonradan vermiş oldukları demeçlerle gerekse Fatih Terim’ in bu dönemden sonraki icraatleriyle ortaya çıkmıştır..

Bu başarının vermiş olduğu titr ile bundan tam 8 yıl önce transfer edildikten sonra aynı yıl içerisinde iki farklı İtalyan takımı tarafından görevine son verilen Terim, o dönemlerde yazılı ve görsel basına vermiş olduğu bütün röportajlarda Avrupa’ nın farklı büyük takımları tarafından istendiğini sıklıkla zikretmesine rağmen tam 2 yıl boyunca boşta kalmış ve hiçbir takım ile sözleşme imzala(ya)mamıştır..

Kendisinin boşta kaldığı sürecin Türk Futbol Tarihi’ nin tartışmasız en büyük başarı destanı olan Dünya Üçüncülüğü dönemine denk gelmesi de ayrıca ironik bir rastlantıdır..

Bu iki yıllık boşta geçen zamanın ardından Fatih Terim’ e kapısını açan ve onu tekrar bağrına basan kulüp tabii ki gene Galatasaray olacaktır. Lucescu’ nun hem Türkiye Ligi’ nde şampiyon olmuş hem de Şampiyonlar Ligi’ nde çeyrek final oynamış maliyet olarak son derece mütevazi ama sahada aksine gayet gösterişli olan kadrosunu salt “Kendi takımını kurma” pahasına bozup üstüne milyonlarca dolar harcatarak adeta kuşa çeviren “İmparator” un görevine, GS kulübünü tarihinin en büyük borç bataklarından birine sokup arkasında işe yaramaz bir futbolcu güruhu bırakmasından sonra burada da son verilmiştir..

Son görev yapmış olduğu 3 takım tarafından görevden alınan ve gene bir takım “Yurt dışı tekliflere” karşın bir seneden fazla süreyle boşta kalmayı tercih eden Terim, kariyerindeki son 5 yıldır süregiden inanılmaz düşüşe rağmen gene garip bir şekilde Milli Takım Patronluğu ile ödüllendirilecektir..

Üstelik 2002 senesinde Hakan Şükür’ ü takımda oynatması sebebiyle Şenol Güneş’ i adeta yerden yere vuran ama aynı Hakan Şükür’ ün 4 sene sonraki halini takımda istemeyen Ersun Yanal’ ı da bu kez onu oynatmadığı bahanesiyle diline dolayan Hıncal Uluç ve türevi yazarların “destekleriyle” gerçekleşecektir bu hamle..

Fatih Terim’ e yeniden bir istihdam kapısı açılması pahasına Ersun Yanal’ a görevi bıraktırıldığında son maçlar öncesinde Milli Takım’ ın 2006 Dünya Kupası’ na katılma şansı hala devam ediyorken Fatih Terim, grubunda play off oynama hakkını son anda kazanmış fakat şu ülkenin Dünya Kupası’ na gidememiş olmasından daha büyük bir utancı İstanbul’ da İsviçre ile oynamış olduğumuz o kara maçtaki agresif ve provakatif tavırlarıyla bizlere yaşatmıştır..

Son olarak göreve geldiği günden itibaren vaad ettiğinin aksine Milli Takım’ da herhangi bir gençleştirme operasyonu ya da dünya futbolunda bir ekol olma anlamında herhangi bir hamle göstermek bir yana, rakip teknik direktörlerin bile sistemini çözmekte zorlandığı, 30′ unu geçtikten sonra Milli Takım ile tanışan futbolcuların görev almaya başladığı toplama bir takım olmaktan öteye gidememişizdir..

Salt kişisel sebepler ve inatlar uğruna Milli Takım’ a çağrılan ya da yüzlerine dahi bakılmayan bazı yıldız oyunculara değinmiyoruz bile..

Son katıldığımız Euro 2008′ de oyun sistemimiz ve ortaya konulan futbol hiç kimseyi tatmin etmemiş olsa da elde edilen yarı final başarısını görmezden gelemeyiz tabii ki. Bu başarıda son saniyelerde gelen spontane gollerin ve daha da önemlisi dünyanın sayılı kalecilerinden Cech’ in son dakika ikramının da büyük bir rolü olsa da bu başarının ne derece kalıcı olup olmadığı ve şans faktörünün hangi oranda etkili olduğu şüphesi 2010 Dünya Kupası elemelerindeki performansımız ışığında netleşecekti..

Ancak ne yazık ki Euro 2008′ de elde edilen yarı final başarısının aksine gruptaki İspanya haricinde Avrupa’ da söz sahibi olabilecek kapasitede tek bir takımın dahi yer almadığı bir grupta bırakın grup liderliğini, ikincilik şansını dahi son iki maçı oynamasına gerek kalmadan yitiren bir Milli Takım bırakmıştır bize Sinyor Terim..

Şimdi asıl merak edilen soru şu. “İmparator Terim” bu sürecin ardından acaba hangi takımda görev yapacak?

Teknik Direktörlük kariyerinin son 20 yılı boyunca kısa süren İtalya macerasını saymazsak Milli Takım ve içerisinden doğup yetiştiği Galatasaray haricinde hiçbir takımda görev al(a)mayan Terim’ in bir sonraki durağı neresi olacak?

Tarihin tekerrür ritueli devreye girerse bu takım gene Galatasaray olacak gibi gözüküyor. Hazır Rijkaard da irdelenmeye başladı zaten..

Sonra demedi demeyin..

Great White

“İmparator” Fatih Terim Gerçekleri” üzerine 16 düşünce

  1. Ömer Faruk

    Çok güzel özetlemişsiniz.Ellerinize sağlık.Türkiye ve Trabzon Şenol Güneş gibi hariha bir insanı haketmiyor.İnşallah Şenol Hoca Yurtdışında devam eder.

    Cevapla
  2. alihoca

    Sn Fatih TERİM;

    Piontek mirası mucize diyebileceğim kadrolu Galatasaray Döneminde kazanılan başarı sonrasında gelen Avrupa teklifleri dönemi ile şimdiki dönem sanırım farklılık arz ediyor.

    Milli Takımımızın Euro 2008 Eleme ve final guruplarında oynadığı oyun hakkında, gerek Avrupa ve Dünya Basınından (ortadoğu ve Asya hariç), gerekse seçkin teknik direktör ve futbol adamlarından gelen 'KAOS FUTBOLU' saptamasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.

    Diğer taraftan kulübe ve kameralar önününde duruş, mimik, jest, dev bir ego vs vs buna katılcak olur ise;

    Nacizene iddiam şudur ki,

    Türk Milli Takımına Euro 2008 ve Dünya Kupası elemelerinde oynatılan FUTBOL ile Avrupa'nın elit futbol kulüplerinden hiç biri Sn Fatih TERİM'e teknik direktörlük teklifi yapmayacaktır.

    Diğer taraftan yandaş medyası ve Bizans Hileleri ile Ersun YANAL'ın ayağını kaydırışı gibi üstün(!) meziyetler akla getirildiğinde,

    Olası Polat, Rijkaard başarısızlığı için zaman yer ve koşul uygunluğu ile her zamanki hileler piyasaya itina ile sürülecektir. Diye düşünüyorum.

    Hele şimdiden kılıçları çeken ve apartta bekleşen öcallar düşünüldüğünde olmaz olmaz dememek lazım.

    İşte o zaman başkalarınıın 'tek gözlü' canavarlarından bahsedenler kendi gözlerinde ki körlüğü fark edebilecekler midir?

    Meselelerden biri de budur zannımca…

    Saygı ile

    Cevapla
  3. anilkos

    Pek beğenmedim yazını rahatsız etti açıkçası;
    Kısaca söylemem gerekirse bende Fatih Terim'den pek haz etmem hatta bazen nefret bile ederim.Şu an bulunduğu durumu kendi yarattığı da büyük bir gerçek bunu kabul ediyoruz,ne ekol ne sistem ne bişeyimiz var duvarları olmayan ev gibiyiz. Ancaaak konu kariyerine geldiği vakit ben orda birazcık dururum saygı duyarım özellikle 2000 öncesine,bugün eğer Türk insanı Dünya kupasına katılamadık diye üzülüyorsa daha doğrusu ispanya'yı yeneriz diyebiliyorsa bunu sağlayan insanlardan biridir Terim,kendine has isyankar tavırları şovenistliği belkide bizi seviye atlatan etmenlerden biriydi.O puan alamadık dediğin Avrupa şampiyonası mesela 50 den beri katıldığımız ilk organizasyondu 46 ya da 42 sene sonra katılmışız heyecan olması normaldir.Kılıçla yaşayan kılıçla ölür terim'i terim yapan şeyler şimdilerde onu bitiren şeylerdir aynı zamanda.
    Galatasaray konusundaysa bu sezon başı gelmediyse birdaha asla gelmez gelemez,yaşanan onca şeyden sonra "gel fatihçim sen yönet" denemez fatih terim'e kaldı ki 1 yenilgi 2 beraberlik içinde Rijkaard'ın altı ısınmaz asla.

    Cevapla
  4. MithrandiR

    "Teknik Direktörlük kariyerinin son 20 yılı boyunca kısa süren İtalya macerasını saymazsak Milli Takım ve içerisinden doğup yetiştiği Galatasaray haricinde hiçbir takımda görev al(a)mayan Terim' in bir sonraki durağı neresi olacak?"

    Demişsin Fatih Terim Fiorentina ve Milan teknik direktörlüğü yapmış bir isim Türkiye'de de Galatasaray'dan başka bir takım çalıştırmaz.Galatasarayla elde ettiği başarıları anlatmayacağım. Bu kariyere yaklaşabilecek 1 isim daha var mı Türkiye'de?

    Cevapla
  5. Great White

    @ Anilkos;

    Yazımı beğenmediğini belirtmişsin; eyvallah. Zira ben yazı yazarken en son önemsediğim şeydir, birilerinin benim fikirlerime katılıp katılmayacağı..

    Fatih Terim' in 2000 öncesindeki kariyerine saygı duyulması gerektiğini belirtmişsin fakat ben yazımda o dönemin son derece parlak bir başarı hikayesi içerdiğini belirtmişim zaten..

    Ancak o başarı hikayesinin salt Fatih Terim' e mal edilemeyeceği gerçeğini yazımın devamındaki örnekler ile de pekiştirmişim. Kaldı ki vermiş olduğum örneklerin tamamı somut. Yani sana ya da bana göre değişebilecek türden göreceli argümanlar değil..

    Bu arada Euro 2000' e katılıp hem gol hem de puan anlamında sıfır çekmenin dahi başarı sayılabileceği ülkemde 50 yıl aradan sonra Dünya Kupası' na katılıp 3 ncü olabilme başarısını da bazı bünyelere kabul ettirebilsek keşke..

    Cevapla
  6. Great White

    @ Mithrandir;

    O uzunca yazımdan sadece alıntı yaptığın iki satıra tiraz ediyorsan diğer kısımlara katıldığını kabul edebilirim sanırım:)

    O alıntıladığın kısımda da zaten "Kısa süren İtalya macerası" diye özellikle belirtmişim..

    Fiorentina ve Milan da birer İtalyan takımı olsa gerek..

    Sorduğun soruya gelince..

    Ben şu an itibarı ile Fatih Terim' e dışarıdan objektif bir bakış açısıyla baktığımda görev yapmış olduğu son 4 takım tarafından işine son verilen ve herbirinde telafisi zor olan enkazlar bırakan bir hoca profili görüyorum..

    Ama bir yerde haklısın..

    Yazıma da belirttiğim gibi Fatih Terim' e bu gezegende Milli Takım ya da GS hariç hiçbir üst düzey takım görev vermez zaten:)

    Cevapla
  7. Anonymous

    Futbolda kariyer görecelidir, kişiye göre değişir.Evet ortada başarılı bir kariyer vardır, inkar edilemez. Dediğim gibi yine de görecelidir. En basitinden Futbolculuk hayatı boyunca şampiyonluk görmüşmüdür. Diğer teknik direktörlerin bir gün uefa kupasını kazanma olasığı her zaman vardır. Bu bir olasılıktır, tabi.

    a1b2

    Cevapla
  8. Anonymous

    @Great White

    Kariyerli bir teknik direktörle anlaşılacak sanırım. Hiddink ile doku uyuşurmu sence.

    2- Ş.Güneş ile yine, yeniden olabilirmi ?

    Konfederasyon kupasında 3.cü olduğumuz kadroyu Letonya maçında süremediği için çok eleştirilmişti. Şimdiden bu durum yeniden hatırlatılıyor medyada. Yeniden yapılanmak için Yerli hocalar uygun bir isimmidir. R.Dilmen'in gectiğimiz günlerde bir beyanatında, artık futbol al-stop-ver stop tipi oyunculardan artık kurtulması gerektiğini dikine oynayabilen oyuncularla yola devam lazım olduğunu söyledi. Sence doğru bir teşhişmi. Örnek olarakta bizim, Sercan gibi dikine oynayabilen oyuncular lazım. dedi.

    a1b2

    Cevapla
  9. anilkos

    Tamam oyuncularında katkısı vardır ancak nasıl orta açmayı bilmeyen hakan ünsal'ı eğitmiş bir isim fatih terim,sakın savunduğumu da düşünme ha. Ayrıca herkesin diline pelesenk olan florya çetesini de gayet iyi idare edebilmiş bir isimdi fatih terim,hatta 17 mayıs ntvspor özel programında da bahsedilmişti bundan,ben salt hagi ya da popescu ile başarının geleceğini sanmıyorum çünkü,nasıl ki teknik direktör tek başına şampiyon yapamıyosa oyuncular da tek başına şampiyon yapamaz takımı.

    Cevapla
  10. Zlatan Muratanovic

    Yazdiklarinin hepsi dogru seyler katiliyorum, ama eksik.. Bir kisinin kariyerini anlatirken arti'lari gormezden gelip sadece eksi'leri yazmak, tarafsizliktan sapmak olur, o zaman surekli elestirdigimiz yazili basindan farkimiz kalmaz..

    Ornegin Anadolu'da silik bir antrenorken birden Piontek'in mirasina kondu demek, Piontek'le beraber calistigi 3-4 yili ve bu sure icinde, Akdeniz oyunlariydi sanirim, kazandigi sampiyonlugu ve daha sonra UEFA kupasini alacak ve dunya ucuncusu olacak kadronun cekirdeklerini kurdugunu gormezlikten gelmek olur…

    96'da Avrupa kupasina katilmak Turkiye Futbol tarihinde cok onemli bir kilometre tasidir, bunu gol atamadik diye elestirmek bu basariya haksizlik olur, hakkini vermek lazim..

    Iki italyan takimindan kovuldu demek haksizliktan ote yanlis olur, Fiorentina'da gayet basarili olmustur ve bu sayede Milan gibi bir takimi calistirmistir..

    Sonucta bende kendisini sevmem, ve son donemde basarisiz bulurum ama kariyerindeki bazi gercekleri gostermeyerek eskiden beri bi numarasi yoktu diyemem.. Adam calismistir, ve bir suru sey de basarmistir.. Basarmamistir diyemeyiz..

    Cevapla
  11. Great White

    @ a1b2;

    Yeni Milli Takım teknik direktörünün kim olacağı konusunda isim verebilmek imkansız zira gönüllerdeki isimlerin Türkiye gerçekleriyle uyuşmayacağı da ortada..

    Ancak şu da var ki özellikle Fatih Terim ya da Mustafa Denizli haricinde kim gelirse gelsin daha ilk gününden itibaren kariyerinden kıyafetine, diksiyonundan sosyo kültürel karakterine kadar diline dolayacak bazı "duayen" kalemşörlerin büyük bir iştahla kalemlerinin uçlarını sivriltmeye başladıklarını tahmin etmek pek zor olmasa gerek..

    Yani bir anlamda Terim' in kanını yerde bırakmamak adına bir nevi kan davası başlatacaklarını dahi söyleyebilirim şimdiden. Bunu da buradan not düşeyim..

    Şenol Hoca' ya gelince. Milli Takım' dan sökülüp atılmasına sebep olan olumsuz şartların hepsi hali hazırda yerinde duruyorken tekrar geri gelmesinin zaman kaybından başka bir işe yaramayacağı görüşündeyim..

    Sercan konusu ise oyun sistemiyle ilgili bence. Yani Semih ve Sercan tamamen farklı türde oyuncular. Ben olsam deplasman maçlarında Sercan' a içerideki maçlarda ise Fatih ya da Semih' e görev verirdim açıkçası.

    @ Anilkos;

    Son yazmış olduğun posta katılmamam mümkün değil. Tabii ki başarılar sadece bir iki kişiye endeksli değildir. Yazımda vurgulamaya çalıştığım nokta da buydu zaten.

    Lakin sen de takdir edersin ki yazımda fazlaca detaylara girmiş olsam uzunca bir destan halini alır ve muhtemelen kimseler okuma zahmetine dahi girmezdi:)

    Cevapla
  12. Ömer Faruk

    Çakma İmparator GS deki başarısını Hagiye ve TFF Hakemlerine ,Fiorentina daki durumu eğer başarı ise onu da Rui Costaya borçludur.(Malum Milanda bir başarısı yok kendisinin).Benim gözümde Teknik Direktör değildir.Şovmendir.

    Cevapla
  13. Great White

    @ Zlatan Muratanovic;

    Fatih Terim' in kariyerinde senin artı değer olarak gördüğün noktalara detaylı olmasa da zaten değinmişim..

    Ona bakarsan detaylıca değinmediğim eksi yönlerini de yazmaya kalksam buradaki database zorlanabilirdi..

    Ders almayıp ders veren, hesap vermeyip hesap soran, her şeyi en iyi kendisinin bildiği yönünde ahkam kesen, karşı fikirlere karşı hamasetçe tavırlar takınan, her başarısızlıkta rakibe ya da hakemlere bir kulp bulan yönlerini örneklerle de açıklayabilirdim ama bu çok kişisel ve uzunca bir yazı olurdu..

    Oysa benim yazmış olduğum yazının neredeyse tamamı göreceli olmayan somut gerçeklere dayanıyor..

    Tıpkı sen katılmasan da ve sebebi her ne halt olsa da İtalya' da iki takım tarafından görevine son verilmiş olması gibi..

    Bunlar bir yorum değil, katıksız bir bilgidir. İçini herkes farklı şekilde doldurabilir ama sonuç değişmez..

    Selametle..

    Cevapla
  14. Anonymous

    Bir bireyin kariyerini salt başarılar oluşturmaz. Başarı ve başarısızlıklar bir bütünü oluşturur. Bir birey eleştirirlirken geçmişinde aldığı başarılar, başarısızlıkların önüne geçmemelidir. Başarıları olduğu kadar başarısızlıklarda konuşmalıdır. Ortada net bir başarısızlık vardır. Bu başarısızlığın altında yatan temel neden teknik heyetin yaptığı tercihlerdir. Tercihlerin hataları bugunlere getirmiştir.

    a1b2

    Cevapla
  15. Anonymous

    @Great White

    Cevabına teşekkür etmeyi unuttum. Özür dilerim.

    Son çıkan haberlere göre Hiddink Rusya'dan yıllık ücret olarak 6 milyon euro alıyormuş. Bu seceneği eleyebiliriz.

    Peki kamuoyunda çıkan haberlerin ortak özelliği yerli antrenörlere yönelinmesi üzerine. İzleyelim bakalım gelişmeleri.

    a1b2

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir