Fatih Tekke Fenomeni

Öncelikle kısa bir Fatih Tekke tasviri yapmak gerekirse, alt yapısından yetiştiği Trabzonspor formasını ilk olarak 1994 yılında giymişti Fatih. O dönemlerde hatırladığım kadarıyla forvetten ziyade ofansif ve gole yakın bir ortasaha oyuncusu (Alex gibi) izlenimi veren bir forvet oyuncusuydu. Fakat bunun yanında teknik özellikleri üst düzeyde olmasına rağmen ikili mücadelelerden uzak duran, hatta disiplin bilinci fazla yüksek olmayan bir futbolcuydu..

Sonrasında tecrübe kazanması amacıyla Altay’ a kiralık gönderildi. Orada görevlendirildiği forvet mevkiinde yüksek performans gösterdikten sonra 1998’ de tekrar Trabzon’ a dönmüş ama gene istikrarsız geçen bir dönemin ardından 2000 senesinde G. Antep’ e transfer olmuştu. Hem de o dönemlerde bir anlık yıldızı parlayan ama sonrasında kaybolup giden Erhan Namlı ile bir de üzerine para verilip takas edilerek..

G. Antep’ de de başarılı bir grafik çizen yıldız forvetin 2003 senesinde Trabzonspor’ a dönüşü ise asıl Fatih Tekke rüzgarının başlangıcıydı. Türk Futbol Tarihi’ ne Fatih Tekke ismini altın harfler ile kazıtan bu 3 yıllık dönemin en önemli özelliği Yattara, Gökdeniz, Szymkowiak gibi kreatif yönleri ağır basan futbolcularla zenginleştirilmiş hücum hattıydı şüphesiz..

2004-2005 sezonunda 31 gol atarak elde ettiği gol krallığı da gene bu döneme denk gelmişti. Tabii ki bu başarılara kayıtsız kalınmadı ve kendisini transfer etmek isteyen bazı yabancı kulüpler ortaya çıkıverdi. Gelen teklifler değerlendirildi ve 2006’ da ülkemizin yerli futbolcular bazında rekor transfer bedeliyle (7,5 milyon avro) Zenith’ e transfer oldu. Tabii bu dönemde yaşanan bazı tatsız olayların da (bahis, silahlı saldırı gibi)bu transfere belli ölçüde etki ettiğini kabul etmek gerekir..

Trabzonspor formasıyla 16 yıl boyunca hasret çektiği şampiyonluk ve Avrupa başarısına ne ilginçtir ki Zenith formasıyla ilk senesinde kavuştu Fatih. Ersun Yanal döneminde şans bulduğu Milli Takım’ da Fatih Terim döneminde kişisel sorunlar sebebiyle görev alamayan Tekke’ nin Zenith’ deki huzuru ikinci sezonundan itibaren bozulmaya başladı. Zira aklının bir köşesinde hep Trabzonspor vardı. Çünkü çok sevdiği Trabzonspor’ da hala tek bir şampiyonluk dahi yaşayamamıştı kendisi..

İşte 2009-2010 sezonun başı bu özlemi giderebilmek adına hem Trabzonspor hem de Fatih Tekke için bulunmaz bir fırsattı ancak o dönemde Sadri Şener ve Yönetimi’ nin basiretsiz tavrı ve kayıtsız yaklaşımı sebebiyle o fırsat değerlendirilemedi..

Sonrası malum.. Sırf kuru bir inat uğruna gerçekleşmeyen forvet transferi sebebiyle ligin ilk yarısını forvet hattındaki iki ismin toplamda 6 gol atabildiği ve liderin 10 puan gerisinde 6 ncı sırada tamamlayabildiği bir Trabzonspor portresi..

Ardından Şenol Güneş’ in ekranlardan Fatih Tekke’ yi takıma açıkça davet edişi ve Sadri Başkan’ ın “Her takımın 4 forveti var, biz de 2 forvet daha alacağız” açıklaması düşüverdi gündeme. Sözü edilen bu iki forvetten bir tanesi bedavaya kapatılan Murat Tosun ise geriye bir forvet daha kalıyordu ki o ismin de Fatih Tekke olması sürpriz sayılmazdı. Ancak sözleşmesinin bitimine 6 ay kalan ve 33 yaşına giren bir oyuncuya 2 milyon avro bedel ödemek ne derece mantıklıdır; orası da ayrı bir tartışma konusu..

Hadi o parayı ödemektense sezon sonunda bonservisini eline alacak Fatih Tekke’ yi takıma kazandırdık diyelim. Peki bir sonraki şampiyonluk hayalini her ne kadar yetenekli olursa olsun 33 yaşına giren bir forvetin göstereceği performansa bağlama çaresizliğine ne demeli?

Kişisel fikrim şudur ki; Fatih bu sezonun başında alınabilmiş olsaydı Trabzonspor için çok büyük bir artı güç olacak, mevcut forvetlerin üzerinde biriken negatif enerji bu derece artmayacak ve muhtemelen takımın puan cetvelindeki yeri şimdikinden çok daha iyi olacaktı..

Ancak bu futbolcu devre arasında alınmayacaksa ve bir sonraki sezonun başına sarkıtılacaksa o saatten sonra gerçekleştirilecek Fatih Tekke transferi, motoru bozulmuş bir aracı arkadan itekleyerek götürmeye çalışmaktan öteye gitmeyecek bir hamle olacaktır gözümde..

Her ne kadar yaşı ilerlemiş de olsa ayağına aldığı her topu ustalıkla saklayan, rakip kaleye sırtı dönük oynayabilen, hava hakimiyeti üst düzeyde olan, son vuruş yeteneğinin yanında pasör özelliği de bulunan böylesi özel bir oyuncuyu 40 yaşında dahi olsa mevcut forvetlerimizin yerine rahatlıkla kabul eder bu bünye fakat, forvet transferi için koca gezegende başka bir alternatifimizin kalmaması şartıyla tabii ki..

Neyse efendim; hayırlısını umut ederek gelişmeleri merakla takip etmeye devam..

Fatih Tekke Fenomeni” üzerine 6 düşünce

  1. Anonymous

    "Antep’ de de başarılı bir grafik çizen yıldız forvetin 2006 senesinde Trabzonspor’ a dönüşü ise asıl Fatih Tekke rüzgarının başlangıcıydı. Türk Futbol Tarihi’ ne Fatih Tekke ismini altın harfler ile kazıtan bu 3 yıllık dönemin en önemli özelliği Yattara, Gökdeniz, Szymkowiak gibi kreatif yönleri ağır basan futbolcularla zenginleştirilmiş hücum hattıydı şüphesiz..

    2004-2005 sezonunda 31 gol atarak elde ettiği gol krallığı da gene bu döneme denk gelmişti"

    fatih 2006 da geldiyse trabzona 2005 te gaziantep de şampiyon oldu o zaman. matrix'de bir kayma olmuş sanırım yazarken 🙂

    Cevapla
  2. Great White

    Orada 2006 yerine 2003 yazmam gerekiyordu. Şimdi düzelttim; eyvallah..

    Bu arada Allah her bloga böyle "dikkatli" okuyucular nasip eder inşallah:)

    Cevapla
  3. Anonymous

    Great White

    Ustaca seçilmiş bir foto. Tebrikler. Song ve F.Tekke.

    Song, F.Tekke – Kaleci ve Ortasaha ( Hagi'ye yakın bir oyuncu ). Şampiyonluğun anahtarı olabilecek bir oyuncu dizilişi olabilirdi. Çok şey kaçırmışta değiliz esasında.

    a1b2

    Cevapla
  4. Zlatan Muratanovic

    Adamin tek derdi kariyeri biterken 3 yillik bir anlasma yapmak.. Zenit 3 yillik sozlesme onerse hemen kabul etcek ama bir yillik oneriyor.. Fatih'de Trabzonspor sevgisinden dolayi Trabzonspor'da oynamak istiyorum diye bence tum camiaya karsi samimi davranmiyor.. Zaten, "ben Trabzonspor'dan gidecem, bu kadar net" diyen bir insanin samimiyetine de inanmam.. Yonetimde 6 ay sonra sozlesmesi bitcek adama 2 milyon euro verirse onlarda Ersun Yanal'i kovmaktan sonraki en buyuk ikinci hatalarini yapmis olurlar..

    Cevapla
  5. Ömer Faruk

    Murat Deveci: Gururumuzsun Gökdeniz
    Trabzonspor'dan ayrılırken uğurlanma töreni bile yapılmayan Gökdeniz Karadeniz, Rusya'da başarılarına her geçen gün bir yenisini daha ekliyor.
    NTV Spor
    Güncelleme: 15:40 TSİ 04 Ocak. 2010 Pazartesi
    Trabzonspor'dan Rubin Kazan'a transfer oldu. Giderken de kulübüne para kazandırdı. Ama o yıllarca formasını giydiği kulüpten ayrılırken bir uğurlama bile yapılmaması Gökdeniz Karadeniz’in içinde bir ukte olarak kaldı.

    Gökdeniz bu buruk ayrılığı aylar sonra haftalık haber dergisi Aksiyon ile yapmış olduğu röportajında şöyle özetliyordu;

    -Trabzonspor, transferinden iyi para kazandı ama seni eleştirdiler de.

    8,7 milyon euro kazandı. Sezon sonunda Trabzon'a 1,5 milyon euro vermem hâlinde serbest kalacaktım. Evet, başkanımız bile beni eleştirdi. Çok yanlış konuşmalar yaptı. Oysa ben Trabzonspor'a para kazandırdım.

    -Gitmeyi istiyor muydun?

    İstiyordum. Çünkü kulüp beni sezon sonu satmayı planlıyordu. Sezon sonu satsa o kadar para kazanamazdı. Sonuçta herkes profesyonel.

    -Mutlu bir ayrılık mı oldu iki taraf için?

    Benim açımdan mutlu bir ayrılık olmadı. Trabzonspor'dan ayrıldığım için üzüldüm. Artı daha iyi uğurlanmak isterdim. Kimse beni uğurlamaya gelmedi. Gelmedilerse gelmediler.

    Ne güzel her şeyi özetlemiş Gökdeniz

    Trabzonspor aşkını kalbine gömerek Rubin Kazan’a giden Gökdeniz, yeni takımıyla yaşadığı şampiyonlukta maçlarda gösterdiği performans ve Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona’ya attığı gol ile Rusya’da en çok konuşulan isim oldu.

    Ve bugün ajanslara işte bu haber düştü:

    Gökdeniz Karadeniz’in Şampiyonlar Ligi mücadelesinde Nou Camp'ta Barcelona'ya attığı gol, Rusya'da 'Yılın Golü' seçildi.

    Bir elin parmakları kadar sayılacak isimler çıkmıyor yurt dışına gidipte başarılı olan

    Kimileri ya adapte olamıyor dönüyor

    Kimileri de orta dereceden idare ediyor

    Gökdeniz’in beş yıllık sözleşmesi var Rubin Kazan kulübüyle.

    Haydi Gökdeniz Karadeniz durmak yok, yola devam.

    Hiç bu taraflara doğru bakma… O taraflara doğru bak…

    Yurt dışında gururumuz olmaya devam et.

    Gözümüz ve kalbimiz seninle..

    Gelmesinler abi Şenol Hocamında gelmesini istemiyordum.Biz haketmiyoruz böyle insanları ondan sonra Barış Memiş niye oynamıyor,altyapı niye çalışmıyor diyoruz.Anlamı çok büyük bir yazı yukarıda anlayana…

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir