Yarı Final Bileti Belediye’ den

Ziraat Türkiye Kupası’ nda gruptaki rakiplerimizden Denizli Belediyesi’ ni mağlup ettiğimiz maçtan sonra Belediyeler de Olmasa başlıklı bir yazı yazmıştım. Ne var ki bugün çekilen çeyrek final kuralarında rakibimiz gene bir belediye takımı olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmuş. Bizim için makul bir kura. Büyük bir sürpriz olmazsa yarı final biletini belediyeden alacağız umarım. Hayırlısı olsun..

3 Şubat ve 10 Şubat 2010 tarihlerinde oynanacak maçlarda diğer eşleşmeler ise şu şekilde..

Fenerbahçe-Bursaspor

Manisaspor-Denizlispor

Antalyaspor-Galatasaray

Bu turu geçebildiğimizde Antalyaspor – Galatasaray maçının galibiyle eşleşeceğimizi düşündüğümüzde yarı finalde bir Trabzonspor – Galatasaray eşleşmesi kaçınılmaz gibi gözüküyor. Maçlar rövanşlı olmasa bir yere kadar sürpriz beklenebilirdi ancak şu aşamada pek bir ihtimal veremiyorum açıkçası. Ama sonuçta top yuvarlak, orası ayrı..

Çeyrek finaldeki diğer eşleşmelerde ise çok zorlu mücadeleler yaşanacağını düşünüyorum. Gerek Manisaspor – Denizlispor, gerekse Fenerbahçe – Bursaspor karşılaşmalarının kesin favorilerinin olmadığı görüşündeyim..

Finalin adıysa tahminime göre Galatasaray – Fenerbahçe olacak gibi. Ama benim beklentim ve temennim Trabzonspor – Bursaspor olması yönünde..

Bütün takımlarımıza bol şans..

Yarı Final Bileti Belediye’ den” üzerine 4 düşünce

  1. Anonymous

    Bir Trabzon'lunun Galatasaray galibiyeti beklemesi.. İroninin güzelliğine bakarmısınız

    Cevapla
  2. ahmet arif

    Finali, Galatasaray – Fenerbahçe ya da Fenerbahçe – Trabzonspor oynar gibi gözüküyor. Final maçının tek maçtan ibaret olması Fenerbahçe'nin bu sene de kupayı almasını biraz daha zorlaştırıyor. Çünkü 1983 yılından kupayı alamayan Fenerbahçe'nin, bu durumdan negatif etkileneceğini düşünüyorum. Çoğu kimse " Fenerbahçe kupayı uzun süredir alamadı o yüzden daha motive olur" dese de, 1983 yılından beri defalarca final oynayan ve hepsini kaybeden Fenerbahçe camiasının kupayı alamadığı her sene daha fazla yıprandığını görüyoruz. Bu durum ; Türkiye Kupası'na sponsor olan kuruluşa yarıyor. Çünkü Fenerbahçe'nin alamadığı her sene ve ertesi sene kupa maçları başlarken sözkonusu olay kupaya renk veriyor, ilgi uyandırıyor. Kupa maçlarını kazanan ve tur atlayan takımlara verilen primler ise gitgide Fenerbahçe'nin kupayı almasını daha da zorlaştırıyor. Çünkü gelir kaynakları kısıtlı olan Anadolu kulüpleri artık bu kupada eskisinden daha da iddaalı!!!

    Cevapla
  3. Cezasahasi

    Ben İroni'nin nerede olduğunu anlamadım hâlen. Bu blog aleminde ironinin altından girip üstüne gökdelen diken müthiş edebî zeka sahibi insanların Adsız olarak takılması aklıma Kierkegaard'ı getirdi. Kendisi kuru, kambur, zayıf, son derece çelimsiz, kendi görünüşünden son derece rahatsız biriydi. Kendi ismi hariç hemen her isimle yayınlanmış eserleri, makaleleri mevcuttu. Arada bir benzerlik varmış gibi gelse de, onu kastetmiyorum, sırf ironik falan olmasın diye.

    Şu bizim müthiş zekâ-yaratıcılık sahibi, iyi ve kötünün şaşmaz denge unsurları, Adsızlar, neden bir Kierkegaard, bir Wittgenstein olmak dururken kendilerini böyle karanlık blog köşelerinde âlâkalı âlâkasız yazıların altına yorum yazarak heba ederler, hiç anlamıyorum. Bir adları olmuş, olmamış beni ilgilendirmiyor. Sadece üzülüyorum. Ve kesinlikle yazdıkları yorumlardan rahatsız değilim kendi adıma. Nasıl yorum yazarlarsa yazsınlar; Hakaret içermediği, ve bir anlam ifade ettiği müddetçe bu yorumlar. Bu anlamın genel bir anlayış çerçevesinde kabul görmüş olması da önemli tabii. Bir kanıtı, mantıksal bir dayanağı olması… Bir kısım zevatın, aslında hiç olmamış ve olmayacak bir şeyi, varmış farzetmesi, olmuş farzetmesi, ironiden daha öte iftiraya girmektedir. İftira da çirkeflerin işidir. Bir adı olsun yahut olmasın, Filozofların değil.

    Adem

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir