Kim Takar Bu Yasayı!

Bu sezon özellikle Diyarbakırspor maçlarında çıkan tribün olayları neticesinde TFF ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı, Şiddet Yasası’ nı yürürlüğe koymak için düğmeye basmış. Söz konusu yasa önce Bakanlar Kurulu’ nun onayını aldıktan sonra TBMM tarafından da değerlendirilip yürürlüğe girecekmiş. Bu tasarı hazırlanırken de Hollanda ve İngiltere’ de hali hazırda uygulanmakta olan modellerden alıntılar yapılmış. Onay bekleyen yasanın ana başlıkları aşağıda gözüküyor..

Statlara yasak madde sokmak ve kullanmak: 3 yıldan 5 yıla kadar müsabakalardan men, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası.

Çirkin ve kötü tezahurat: 2 yıldan 4 yıla kadar men, 5 bin liradan 10 bin liraya kadar para cezası.

Maçlarda yasak alana girmek: Tribünlerden oyun alanına giren kişiye 2 yıla kadar müsabakalardan men, oyunun durmasına neden olanlara 3 yıldan 5 yıla kadar müsabakalardan men cezası.

Yasak beyan ve demeç: 100 bin liradan başlayan para cezası.

Dini ve etnik ayrımcılık: 3 yıldan 5 yıla kadar men ve para cezası.

Şike ve teşvik primi: 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası.

Usulsüz bilet satışı: 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 5 bin liradan 10 bin liraya kadar para cezası. Ayrıca ilgili kulübe 250 bin liradan, 1 milyon 500 bin liraya kadar para cezası.

Tahrik edici yayınlar: Haber ve yorum yazan medya mensubuna 200 bin, ilgili medya kuruluşuna 500 bin liradan başlayan para cezası.

Kavga eden ve yaralanmaya neden olanlar: 3 yıldan 5 yıla kadar men ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası.

Spor alanlarına hasar verenler: 1 yıldan 3 yıla kadar müsabakalardan men cezası.

Açıkçası benim kafama yatmayan iki yaptırımı koyu karakterler ile belirttim yukarıda. Tribünde oturup çirkin tezahürat yapan adama 4 yıla kadar men ve 10 bin liraya kadar para cezası verilmesi öngörülürken, sahaya dalarak oyunun durmasına sebep olan kişiler ise para cezasından muaf tutulup en fazla 5 yıla kadar men cezasına çarptırılabiliyor. Üstelik adam sahaya daldıktan sonra oyunun durmasına sebep olmamışsa sadece 2 yıl men cezası ile paçayı sıyırabiliyor..

Şimdi bu işte bir mantık görebilen varsa beni aydınlatsın. Sonuçta hukukçu değilim fakat bir insanın küfür etmesi, fiziki müdahalede bulunmasından daha mı ağır bir cezaya muhatap olur sosyal hayatta? Küfürü savunmuyorum tabii ki de, tribünde küfürlü tezahürat yapmak sahaya dalmaktan daha mı vahim bir olaydır? Mesela evinin bahçesindeki bir adama kaldırımda durup küfür etmek, bahçeye girip adamı darp etmekten daha mı ağır bir suçtur?

Bir de şu men cezası gerçekten de sağlıklı bir şekilde uygulanabiliyor mu ki acaba? Müsabakalardan men cezası alan şahıslar maçların olduğu gün karakola giderek imza atacaklarmış. Karakol ile stadyum yakınsa ne olacak? Adam imzasını attıktan sonra birkaç dakika geç de kalsa stadyuma giremez mi? Tribünde fotoğrafları asılarak teşhis edileceklerini okudum gerçi.Yahu o hengamede kim kimi tanıyıp da ihbar edecek ki? Yani kısacası benim gözümde caydırıcılıktan gene çok uzak ve biraz da göstermelik cinsten yaptırımlar var sanki ortada..

Mesela sahaya dalıp oyunun durmasına, hatta tatil edilmesine sebep olan şahıslar oracıkta yakalanıp trafik cezası kesercesine vatandaşlık numaralarına 3-5 bin lira tutarında para cezaları verilse, bu cezalar temyize kapalı olsa ve asla ertelenmese bir kişi dahi o sahaya dalmaya cesaret edebilir mi? Veya para cezasını karşılayamayacak durumda olanlar tutuklu olarak hapis cezası ile yargılansa çok daha kesin bir çözüm olmaz mı bu? Cezalar bu şekilde olsa bırakın sahaya girmeyi, yanlışlıkla oyun alanına düşen birisi tribüne dönebilmek için kendisini paralar eminim. Ama ne var ki bizdeki yasalar uygulanmak için değil, dışarıya “Bakın sizdeki kanunların aynısını bizler de kullanıyoruz” diyebilmek için konuluyor maalesef..

Umarım faydalı olur ama şu yeni tasarıdan benim pek de fazla bir ümidim yok. Zira hayli laçka gözüken ve bana göre biraz da samimiyetsiz duran şu müeyyidelerin tribün anarşizmini engelleyebileceğini asla düşünmüyorum açıkçası. Hayırlısı diyelim biz gene..

Kim Takar Bu Yasayı!” üzerine 3 düşünce

  1. Anonymous

    benim aklıma yatmayan konu ise yasak demeç konusu.anladığım kadarıyla hakemler ve federasyonlar hakkında atıp tutan yöneticileri ilgilendiriyor fakat dün aziz yıldırım konuşmasında bir soru üzerine ''ben ceza almaktan korkmuyorum daha önce bir yıl men cezası aldım yine alırım,bu beni durdurmaz'' diyerek bu tür demeçlere verilen cezaların caydırıcılıktan ne kadar uzak olduğunu göstermiştir. ve gördüğüm kadarıyla yeni dönemde de değişen bir durum olmayacak hatta bu yasada men cezasından da bahsedilmiyor.türk futbolundaki gerginliğin ve şiddetin artmasına neden olan bu tür demeçlere daha ağır cezalar verilse daha hayırlı olur diye düşünüyorum.

    Cevapla
  2. Great White

    Zaten Yöneticilere verilen cezalar tam bir komedi. Şimdiye dek defalarca delinmiş olması da cabası..

    Cevapla
  3. berk

    ne zaman ki bir yönetici aynı nedenden dolayı birden fazla ceza aldığında bir daha yöneticilik yapamayacağını anlayacak işte o zaman bu tür demeçler sona erecek. bazı kesimler tarafından bu tür bir uygulama düşünce özgürlüğünü kısıtlamak olur diye değerlendirilse de, hakemlere ya da federasyona olan itirazlar ve şikayetler daha çağdaş bir yöntemle gerginliği yükseltmeden dile getirilebilir ki zaten sorun yöneticilerin verdiği demeçlerin içeriğinde değil, dile getiriliş şeklinde.Hemen her maçta hakem hataları olduğu ortada kimse bunun tersini iddaa edemez.Hemen her kulübün başkanları da bundan rahatsızken neden Kulüpler Birliği toplantılarında bu konu dile getirilip bir çözüm üretmiyorlar? neden her başkan aynı fikirdeyken ortak hareket etmiyorlar?

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir