Taraftar Yapınca Kümeye, Personel Yapınca Sineye

Bizler bloglarda, forumlarda, televizyonlarda ligimizin marka değerinin nasıl olup da bu derece artış gösterebildiğini tartışa duralım, Ankaraspor’ dan sonra Diyarbakırspor hakkında da küme düşürülme kararı çıkarsa Turkcell Süper Lig’ in de ne derece “büyük” bir marka olduğu en azından birilerinin vicdanında tescillenmiş olacak..

Yahu bu mudur şimdi kalite? Bu mudur futbolun güzelliği, görselliği? Sen bu ligi dünya yıldızlarıyla donatsan ne halta yarar? Avrupa’ da forma şansı bulamayan “yıldız” ları iki üç aylığına kiralasan ne yazar? Koskoca camiaların ligdeki kaderleri cebinden 15-20 papel ödeyerek tribüne girizleyen birkaç fanatiğin o günkü ruh haline ve sahaya atlama olasılıklarına bırakıldıktan sonra onca yatırımın, sponsorun, reklamın ne anlamı var?

Öncelikle yapılması gereken en önemli hamle, mevcut kanunların gerekirse bu ülkenin sosyo-kültürel şartlarına göre düzenlenmesi ve taraftar ile kulüplerin ayrı ayrı değerlendirilerek yaptırım uygulanması üzerine olmalıdır. İsterse yüz kişi olsun sahaya dalan taraftarın tuttuğunu iddia ettiği takım değil, bizzat kendileri gerek para gerekse hapis yoluyla cezalandırılmadığı sürece bu tür olayların önüne geçemezsiniz. D. Bakır ya da bir başka takım fark etmez. D. Bakır’ da bu potansiyelin daha fazla oluşu da önümüzde duran gerçeği asla değiştirmez..

Daha bir kaç ay evvel büyük kulüplerimizden bir tanesinin basketbol şubesinde yaşanan kepazeliği unuttuk tabii. Ustalıkla unutturdular zira. Sadece sporda değil, siyasette de gündemin son derece yoğun ve dejenere şekilde yaşandığı bir ülkede her türlüsünden rezaletin ivedilikle örtbas edildiği gibi. Sahi orada ne olmuştu? Koskoca kulübün lisanslı oyuncusu, maaşlı hocası ve bilimum personeli akıllara durgunluk verecek bir piyastosa imza atarak, basketbol literatürüne “Dublör oyuncu” kavramını hediye etmişlerdi. Peki sonra ne oldu? Küme düşürebildiler mi bu takımı? Tabii ki hayır. Yemedi çünkü..

Ama bu kolpalığı dıravdan bir ceza ile geçiştiren postmodern otorite, kulüp ile hiçbir organik bağı bulunmayan, hatta kendi taraftarı dahi olduğu ispatlanamayacak bir grubun tribünde yaptığı spontane taşkınlıklar yüzünden koskoca camiaları ceza manyağı yapabiliyor, sahada kazandığı puanlarını silip hükmen mağlup sayabiliyor, o da yetmedi küme dahi düşürebiliyor. Şimdi adalet bunun neresinde?

Mesela ben yanıma birkaç arkadaş toplayıp sırtımıza da Fener formasını geçirip Kadıköy’ de tribüne girsek ve maçın ortasında sahaya zıplasak koskoca Fenerbahçe’ yi küme mi düşüreceğiz? Bu derece basit bir plan ile milyonları etkileyebilir miyiz? Bu derece güçlü ve dokunulmaz mıyız sahiden?

İki sezon öncesinde ligde oynadığımız ilk maçta uzatma dakikalarına 1-0 galip durumda girerken sahaya atlayıp bir de üzerine dayak yiyen üç beş andaval yüzünden Sivas’ a karşı hükmen mağlup edilmiştik. O maç sonrasında kaybedilen üç puanın haricinde yediğimiz saha kapatma cezalarından dolayı belimizi doğrultamamış, Sivas ise o gazla şampiyonluk yarışı vermişti. Oysa o gün Avni Aker tribünlerinde rakibin her türlü tahrikine rağmen itidalini kaybetmeyen 20 bin taraftar değil, sahaya dalan birkaç vandal ciddiye alınarak yaptırım uygulanmıştı..

Şimdi objektif bir şekilde düşünelim bakalım. Bir yanda kulübün maaşlı, lisanslı personelinin bilinçli bir şekilde (anlık sinir ya da tahrikle falan da değil) yaptığı düzenbazlık varken diğer yanda kulüp ile ne maaş ne de lisans bağı olmayan bir grubun verdiği spontane tepki var. Dünya’ nın hangi ceza kanununda ikinci olaya diğerinden daha büyük cezalar verilebilir? Burada mantık, zeka ya da herhangi bir insaf emaresi görebilen var mı?

Yıllar önce İnönü’ deki bir maçta da (sanırım Antep) sahaya bir sürü BJK taraftarı girmişti. Ama o maç oynanmıştı. Hem de daha maçın ortasında cereyan etmişti bu olay, uzatma dakikalarında da değil. En basitinden daha dün Ali Sami Yen’ de Beşiktaşlı olduğu iddia edilen bir taraftar onca GS li tarafından iyice bir marizlenerek tribünden aşağı atılmış. Sırf bu vaka bile dün Olimpiyat Stadı’ nda sahaya dalan 30-40 kişinin yaptığından daha ürkütücüdür bana göre. Ama gene benim nazarımda kulübü bağlamaz, bağlamamalı..

Sonuçta D. Bakır küme mi düşürülür, yoksa son derece eyyamcı bir yaklaşım ile maç 1-0 olarak tescil edilerek suya sabuna bulaşılmadan mı geçiştirilir bilemem. Bildiğim tek şey artık bu tür tribün olaylarından kulüplerin alabildiğine soyutlanması gerektiğidir. Milyonlarca dolarlık yatırımlar yapan, onbinlerce taraftara sahip kulüplerin kaderleri birkaç çapulcunun tribünde göstereceği tepkilerin şiddetine emanet edilmemelidir. Bu kadar açık ve net..

Taraftar Yapınca Kümeye, Personel Yapınca Sineye” üzerine 21 düşünce

  1. Anonymous

    sen daha bir fatih tekkeyi alamamışın öyle basiretsiz ve eziksin ghidip galatasarayın aldığı kiraladığı adamlara laf atıyosun, milan beckhamı 4 aylığına kiralarken ağzınızdan sular akıyo vaybe avrupaya geri döndü diye. bence yazı genelinde o galatasaraya laf attığın yer fazlaca saçma olmuş ve bu işte trabzonlu bir taraftarın fazlaca kıskanması ve hasedinden çatlamasının en güzel görüntüsü olmuş, saygılarımla adsız

    Cevapla
  2. Humerus

    Anlayamıyorsunuz ki her defasında söylüyorum bu adamların derdi Bursa,İ.B.B ile değil,Türkiye ile sorunları var.

    Cevapla
  3. Master

    Bu maç 1-0'la tecsil edilirse, Sakaryaspor'un maçıda 0-0 tescil edilir. Bakalım ne karar çıkacak.. Bence düşebilir ayrıca hiçte üzülmem. Bugün sahaya girenlere bizim taraftarımızı değil diyenler, Bursa maçında yapanlara nasıl bir kulp bulacak, onlara ne diyecek? Sonra yine hakememi saracak?

    Vali'de 3 kişi gözaltına alındı oynanabilirdi diyor. Neremle gülsem şaşırdım.

    Cevapla
  4. Great White

    @Don't Forget Me

    Vallahi ilginç bir teori..

    Ne doğruluğu ne de aksi ispat edilebilecek cinsten..

    Cevapla
  5. Falagar

    Nefis yazı olmuş.Son derece mantıklı yaklaşıp olayları da çok güzel ele almışsınız.Sizi tebrik ederim.

    Cevapla
  6. il Capitano

    beşiktaş taraftarı atılmamış atlamıştır.ayrıca tribünde "en büyük beşiktaş,hepinizi s…." diyerek tahrik etmiştir.rakibin maçını izlemeye gidebilirsin,rakibin taraftarları arasında da oturabilirsin bu sorun değildir.ama sen oturduğun yerde o kadar galatasaray taraftarının arasında o insanlara küfür edersen bi şeyleri göze almışsındır.kutay bu konuyu yazmış,zahmet olmazsa bi oku 😉

    Baros'un golünden sonra kendini aşağıya atan Beşiktaş taraftarı vardı. Evet dün Sami Yen'de bu da oldu. Saçmalıklar çok fazlaydı. Ankaragücü taraftarına bacak sallayanlar gibi, "Beşiktaş" diye bağırıp dayaktan korkan ve kendini kapalıdan aşağıya atan bir adam da vardı. Gazetelerde atıldı yazıyor, inanmayın, kanmayın.

    http://targetstriker.blogspot.com/2010/03/galatasaray-3-0-ankaragucu.html

    Cevapla
  7. Great White

    @il Capitano

    Ben o örneği küçük bir detay olarak güncel bir mevzuu olduğu için verdim. Çok da önemli değil hani adamın aşağıya atıldığı ya da atlaması..

    Belki de basında yer alan değil de vermiş olduğun linkte anlatılanlar doğrudur.

    Fakat adamın dayak yememek adına tribünden aşağıya atlaması, bence yiyeceği dayaktan çok daha büyük bir trajedi olsa gerek:)

    Gene de bilgilendirme için eyvallah..

    Cevapla
  8. Chao Grey

    Yazı baştan sona doğru tespitlerle dolu fakat iki noktada sorun var benim adıma; birincisini il Capitano açıklamış onu geçelim. İkincisi şu "Avrupa' da forma şansı bulamayan 'yıldız' ları iki üç aylığına kiralasan ne yazar?" cümlesi. Burada Jo'nun ve Gio'nun potansiyelini ya da kalitesini tartışmayacağım ama şu cümle bu yazıya yakışmamış bence. Size göre yıldız ya da yıldız adayı olmayabilir bu adamlar, fikrinizi ayrıca da belirtirsiniz gerekirse ama adaletle alakalı bir yazıda çok iğreti durmuş bu ifadeler; hadi dürüst olayım -tabirimi affedin- bayağı ezik bir cümle bu. Tabii ki neyi yazıp neyi yazmayacağınıza karar verecek olan ben değilim ama şöyle bir adım geri çekilip de bakınca görünen budur.

    Cevapla
  9. Cezasahasi

    Bir Great White klasiği. Süper bir yazı. Tüm bu rezaletleri ve çifte standardı bile sineye çekip "biz büyük takımız bize böyle, işinize gelirse" diyebilen insanların ülkesine hoşgeldiniz.

    Cevapla
  10. Great White

    @Chao;

    Seni temin ederim ki yazımın o kısmında, yapılan bazı transferlerin dünya çapındaymışçasına lanse edilmesine küçük bir gönderme yapmak istemiştim. Mevzuuyu fazla dallayıp budaklamadan seri halde geçince öyle bir intiba yaratmış olabilir; eyvallah..

    Daha önceki yazılarıma denk gelmişsen eğer, hiçbir yorumumda diğer takımları alenen rencide edici ya da tahrikkar ifadeler kullanmadığımı görebilirsin..

    Ancak, bazı bloglarda (Seni tenzih ederim) Trabzonspor' un ve bazı yıldız futbolcularının açıkça adları da verilerek tabiri caizse itin arkasına sokulup çıkarıldığı bir ortamda benim yazımın sadece o kısmındaki küçük nüansın çok da büyütülmemesi gerektiğini düşünüyorum..

    Umarım şimdi anlaşılabilmişimdir, teşekürler..

    Cevapla
  11. Chao Grey

    Yok zaten ben niyetini sorgulamıyorum, samimi söylüyorum böyle bir şüphem de yoktu. Ama yazıyı okurken öyle bir hisse kapılıyor insan, sonuçta Galatasaraylılık da var serde.

    Hoşgörün için teşekkürler…

    Cevapla
  12. a1b2

    @Great White

    Sana bir soru

    (X) bir takım küme düşürülürse, bundan önceki maçlarda oynadığı maçlarda hükmen mağlupmu olacak, Yada şöyle soralım, (X) takıma puan kaybeden yada mağlup olan takımlar 3-0 skorla maçı kazanmış mı sayılacak ?

    çünkü, (Y) bir takım küme düşürüldüğünde oynadıkları macta puan kaybeden ve mağlup olan takımlar 3-0 skorla maçı kazanmış sayıldılar.

    Cevapla
  13. bigben

    Son dönemde yaşananlar, bir ülkede, belli bir coğrafya insanının nasıl açılımlarla nasıl şımartıldığının kanıtıdır. Evet, belli bir zümre tarafından bırakınız yapsınlar, bırakınız etsinler mottası ile A. Smith'in kulaklarını çınlatan siyasetçilerin izinden giden spor yöneticileri-yorumcuları da sahada adam kovalayanlara rağmen "Diyarbakır küme düşerilmemeli,hükmen yenik sayılmamalı" diye geveliyorlar. Utanma duygusunu tamamen yitirmiş olsalar bedava şampiyonluk dahi talep edebilirler(!)

    Kimsenin hatırlamadığı veya hatırlamak istemediği 12 ağustos 2007 tarihinde H. A. Aker'de oynanan TS-sivasspor maçında bize verilen cezalar, ilgililer tarafından gündeme getirilmelidir. Biz maç başlamadan cezalandırılmıştık aslında o gün. Trabzon gibi nein yoğun olduğu bir kentte saat 18:45'te cehennem azabı çektirilen taraftarlara, Mehmet Yıldız, Musa Aydın gibi futbolculuktan ziyade güreşçi ve provokatör tiplerin eylemleri de eklenince verdiğimiz destek, takımımızın mücadelesi boşa gitmişti.

    Ayrıca DBSpor kulübü başkanı ve eski td Ziya Doğan'ın maç sonrası açıklamalarını dikkatle inceleyelim. KAzandıklarında "zoru başardık, inançlıyız", olası bir puan kaybında "hakemler dünyanın en rezil insanları, tüm Türkiye kendilerine karşı…vs."…

    Uzatmayalım, karar verme mekanizmaları Trabzon'da, İstanbul'da, Diyarbakır'da farklı şekillerde çalışırsa gün gelir insanlar karar vericileri tanımaz hale gelir.

    Trabzonspor taraftarı olarak Ali Sami Yen'deki sulu derbileri, Ş. Saraçoğlu'nda yaralı hakemli maçları, Olimpiyatta silahlı Everton-Fb maçları, İnönü'deki bıçaklı saldırıları, Diyarbakır'daki barbarlığı, Ankaragücü atkılı insan(olamayan)ları bir nevi sümen altı eden medyayı hayata şikayet ediyorum.

    H.A.Aker'de tel örgüler kaldırıldığında, "o tellere elektrik verilmeli" diyen zihniyete ise verilen en güzel cevap, son yıllarda dillere pelesenk olmuş marka değerine katkıda bulunan "tek" taraftar topluluğu Trbazonspor taraftarlarının 61. dk şovlarıdır, espri dolu pankartlarıdır, dünyanın sayılı kent takımı olmasına rağmen "Bize her yer Trabzon" sloganını artık yaşama biçimine dönüştürüp her deplasmanda en az ev sahibi kadar destekçi bulmasıdır.

    Son söz: İki-üç galibiyetle büyüklük iddiasında bulunup ertesi sene küme düşmemeye oynayanlar (bknz. Sivas), bugün de birilerine (Yeşil Timsahlar) ders olmalıdır. Kardeşim, çık topunu oyna, sana ne TS'un kaç senedir şampiyon olamadığından!!!

    Formadaki yıldızı para verip almadık!

    Özeleştiri: Yıllardır birlik olamayıp, şu zurnanın son delikleri takımları konuşturuyoruz ya, bize de yazıklar olsun…

    Saygılarımla

    Cevapla
  14. bigben

    Ek:

    Tarih: 14 Ekim 2000
    Yer: H.A. Aker / Trabzon
    Maç: TS 2 – BJK 0

    Maç sonrasında eskii SKK hastanesi karşısındaki Hacı Dayı Pastanesi'ni döner bıçakalrıyla basan, Hasan Saka Caddesindeki Mersinliler kırathanesindeki masum insanlara silah çeken, yenilgiyi hazmedemeyen BJK taraftarının yaşattığı terörün ardından tüm hafta boyunca Trabzonspor şahsında Trbzon kenti yargılanmıştı (tarih belli, meraklılar arşivleri karıştırabilir)…

    Neden eski defterleri açıyorsun diye soran varsa hemen açıklayayım:

    Yine Trabzon'da oynanan 15 ağustos 2003 tarihli Fenerbahçe maçında krıdıkları koltukları TS taraftarının üstüne atan, küçük bir kız çocuğunu yaralıyan fenerbehçe taraftarı, devre arasında stad dışına çıkarılmıştı. Hememn stadın arkasındaki Trabzon Lisesi önünde polis eskortuna rağmen otobüsleri durdurup kaldırım taşlarını söküp etraftaki işyerlerinin camlarını tuzla buz eden de onlardı.

    Peki sonuç neydi?

    Disiplin kurulu çıkan olaylardan dolayı sembolik cezalar vermişti. Ancaaakkk…

    Sayın Başbakan diktatör vari bir çıkış yapıp Fenerbahçe'nin cezasını kaldırtmış, üstüne TS'ye hak etmediği ekstra cezalar verilmesine destek olmuştu.

    Şimdi bu üzeri tozlanmış olaylar bizim hafızalarımızdan çıkmadı. Bunlar yaşanmamış gibi davrandık.

    Zaman geçti, Ş. Saraçoğlu'nda üzerimize meşale atıldı, 90 dk. küfür yedik, baikanları çıkıp o maçtan sonra "ben olduğum sürece bu stadda küfür olmaz" diye insanların gözüne baka baka yalan söylüyordu.

    Bunlar da unutulmadı.

    Sustuysak efendiliğimizden sustuk.

    O ki zaman sesi yüksek çıkanın kazandığı zamandır. O ki Dürüstlük, haklılık birşey ifade etmemektedir. O ki vuranın, yıkanın yanına kar kalıyor yaptıkları…

    Suçlusun Şenol Hoca! Senin verdiğin demeçleri idrak edemez bu medya.

    Suçlusun Sadri Başkan! Senin sevecenliğin, esprilerin anlam ifade etmez spor kamuoyunda.

    Suçlusun Trabzonspor taraftarı! Senin cefakarlığın, desteğin, saflığın görülmez. Canisindir sen, beyaz berelisin(!)sindir sen…

    Ve ne yazık ki suçlusun TRABZON!
    Stad yapıcaz sözüyle kandırılırsın memleketim; bedava pasta börekli bile dolmayan büyükşehirlerdeki insanlara yapılır stadlar.
    O şehirler şampiyonlara aday gösterilir, sana suç bulunur otelin, yolun yok diye…

    Halbuki o yolu yapmayanlar da karar verenler değil mi!?

    Evet, futbol sadece futbol değildi ya… Haklıymışlar.

    Saygılarımla…

    Cevapla
  15. Great White

    @Bigben

    Vermiş olduğun detaylı bilgiler için teşekkürler..

    Düşündükçe daha ne argümanlar çıkıyor aslında. Bari bundan sonra şu işin bir standartı yakalanır umarım..

    Cevapla
  16. Great White

    Hakkaten de atlamış eleman..

    Hatta iki GS li kendisini zor kullanarak vaz geçirmeye çalışsa da başaramamış!

    Eyvallah Shelbyl..

    Cevapla
  17. Great White

    @a1b2

    Hocam unutmuşum cevaplamayı, kusura bakma..

    Yani oynanmışlar dahil bütün maçların 3-0 olarak tescil edilmesi daha mantıklı geliyor bana..

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir