Böyle Rezil Taraftar Düşman Başına

Dün akşam TV’ de Lazio-Inter maçı vardı. Ekran başında denk gelince izleyeyim dedim. Öyle ya, sonuçta İtalya’ da son iki haftaya girilirken şampiyonluğu direkt etkilecek bir karşılaşmaydı. Lazio’ nun da düşme potasına yaklaşması sebebiyle en azından bir puanın çok işine yarayacağı gerçeği ortadayken şöyle çekişmeli bir mücadele olmasını beklemiştim kendi adıma..

Fakat artık efsaneleşen Lazio-Roma düşmanlığı ve Totti’ nin Lazio galibiyetinden sonra tribünlere yaptığı “Lazio kümeye” işaretinin Lazio tribünlerinde fitillediği nefret, dün akşam bana göre futbol tribünleri tarihinin en utanç verici gecelerinden biri haline dönüşüverdi..

Hani şöyle bir tepki olsa anlarım. Mesela zekice tasarlanmış pankartlar ya da Roma aleyhtarı tezahüratlar yapılabilirdi. Hatta biraz daha abartıp, takımlarına fazla destek vermezlerdi. En azından tribünlerde yerlerini almazlardı. Oysa bu andavalların, sahada mücadele eden takımının girdiği gol pozisyonlarını protesto edip, rakibin kaçırdığı gole üzülüp, kendi futbolcusunu hırsla Inter kalesine giderken yuhalayarak ve bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de üzerine rakibin attığı gole sevinerek adeta kendinden geçmesi bir futbolsever olarak benim resmen midemi bulandırdı..

O tribünlerde biraz karakter ve zeka olsa Roma’ ya en güzel cevabı, Inter’ i sahada yenerek veya en azından sahada aslanlar gibi mücadele ederek verebilirlerdi. Hatta bunun üzerine “Küme düşeceğini söylediğiniz takım sayesinde şampiyonluk gördünüz la ezikler” bile diyebilirlerdi ezeli rakiplerine..

Oysa onlar bunu yapmak yerine “Roma’ nın şampiyonluğunu göreceğimize sizin rakibinize dibimizi dövdürürüz, hahhayt” demeyi tercih ettiler. Kendi taraftarının adeta paralize ettiği Lazio takımı, dün akşam milyonların önünde resmen “yatırılarak” Mourinho’ nun Inter’ ini kalan iki kolpa maç öncesine şampiyon ilan etmiştir..

Tek tesellim şimdilik de olsa, böylesine rezil tribün çapsızlığının bizim stadyumlarımıza bu pervasızlıkta sirayet etmemiş olmasıdır. Tabii ki en azından düşüncede bu tip beklentilerin olması doğaldır. Mesela en son “GS-Bursa” maçında Ali Sami Yen tribünlerinde yüzlerce GS li taraftar ben eminim ki, Bursa’ nın kendi takımlarını yenerek Fenerbahçe’ nin şampiyonluğuna engel olmasını dilemişlerdi. Fakat bu son derece doğal istenci böylesine ilkesiz ve karaktersiz bir tablo eşliğinde rakibe şakşak çekmeye kadar getirip sahadaki futbolcunu düşman belleyecek hale getirmek gerçekten irrite edici..

Sahada olmayan futbol hakkında söylenecek tek bir şey varsa o da Inter’ de Maicon ve Lazio’ da kendi tribünlerine inat gol için didinen Zarate’ den ibaret. Özellikle bana göre gezegendeki en yetenekli 3-5 forvetten biri olan Zarate’ nin bir sonraki sezon şu garabet takımdan kurtulmasını ümit ediyorum. Hatta keşke Barcelona’ ya gitse. Orada çok daha muhteşem işlere imza atar eminim..

Sonuçta İtalya’ daki futbolun şike davaları ve dedikodularıyla çalkalanmasına pek de şaşırmamamız gerektiğini gösteren bir maçtı. Tamamen amatör bir ruhla futbolsever kisvesiyle takımlarını desteklemesi gereken tribünülerin dahi böylesine dejenere olarak yozlaştığı bir ortamda temiz futboldan bahsetmek zaten hayalden öteye gitmez, gidemez..

Böyle Rezil Taraftar Düşman Başına” üzerine 13 düşünce

  1. izlandik

    Ben, bekliyordum acikcasi böyle birşey. O yüzden fazla şaşırmadım. Maç hakkında pek fazla birşey söylemeye gerek yok..

    Soner Abi, Zarate tespitine müthiş bir içtenlikle katılıyorum. Müthiş bir futbolcu bana göre de. Zarate ve Villa gibi oyuncularınız varsa sırtınız yere gelmez gibi. Sanki. Sanırım 🙂 Bu ne kadar gerçek olur orası tartışılır tabi.

    Cevapla
  2. Kaan

    Bu sadece maçta olan bir şey değil ki.. tüm hafta boyunca antremanlarda da oyunuları yenilmeleri yönünde uyarıp, tehdit etmişler. eh daha önce bir oyuncusunun sırf teninin rengi siyah diye evine bomba koyan taraftardan bahsediyoruz burada. aslında onlara inat interli taraftarların bile roma'nın şampiyonluğunu istemesi lazım artık…

    Cevapla
  3. ilnevyA

    Seneler önce Inter ligin son maçında Lazio'ya 4-2 kaybederek şampiyonluğu kaçırmıştı. O maçta da taraftrlar aynı şeyi yapmıştı Lazio'da. Takımlarının attığı golleri yuhalamışlardı. Ve şampiyon Roma olmuştu. Yine yeniden aynısı olmuş ve olmaya da devam edecek..

    Cevapla
  4. kermit can

    bu olayın en önemli nedeni "nefret"tir.Eğerki siz Totti'nin o hareketinde içten içe nefret duymuyorsanız zaten bu protestoyu anlayamazsınız.Bu yapılan protestoyu ezik,zeka parıltısı olmayan,rezil olarak tanımlamak taraf olmayan için dünyanın en kolay işidir.Futbol zaten bira içilirken izlenen top çizgiyi geçince heyo diye sevinilen daha fazla gol atanın kazandığı bir oyunsa sizin için hiç anlayamazsınız.Eric Cantona taraftara tekme tokat girince idol olur Maradona elle gol atınca Tanrıyla akrabalık bağı kurulur burda hiç sorun yok değilmi…Futbol sadece futbol değildir.
    FORZA LAZİO merda roma

    Cevapla
  5. Bülent ŞİRİN'in Blogu

    Nihat'ın oynadığı dönemlerde Real Sociedad ile Real Madrid şampiyonluk için yarışıyordu. Yarıştan kopmuş olan Barcelona da Sociedad ile maç yapmış ve 2-1 yenivermişti! Önce yerimden zıplayacak gibi oldumsa da sonradan hak verdim ve takdir ettim. Eğer şampiyon olacaksan Barcelona'yı da yenmeliydin. Barcelona da her ne kadar Real'in can düşmanı olursa olsun, büyük olmanın gereğini yerine getirmişti.

    İtalyanlara topluca diyeceğim bir şey var, o da rahmetli babaannemin sözüdür: Kalbimden geçen size yeter…

    Cevapla
  6. Great White

    Verdiğin örnek cuk oturuvermiş Bülent abi..

    Tribünlerde o tabloyu yaratan dangalak Lazio taraftarına bir nevi kapak niteliğinde olmuş hem de 🙂

    Demek ki sadece kadro ya da kulüp olarak değil, camia ve tribün olarak da büyük olabilmek gerekiyormuş..

    Cevapla
  7. fethi

    2 gündür gerek basında gereksede internet ortamındaki kabaran lazio nefretinden gına geldi.heleki bu tepkiyi anlamsız bulanlardan dahada çok gına geldi.içimi dökmek istiyordum lakin "kermit can" adlı arkadaş çok çok güzel yerlere değinmiş,ellerine sağlık.belki tek ekleyebileceğim bu tepkini faşistlikle bağdaştırılması.benim pek ala galatasaraylı olupda bursaya yatalım diyen tonla arkadaşım vardı.

    Cevapla
  8. Kaan

    2002'de lazio inter'i 4-2 yenip şampiyonluktan ettiğinde juventus şampiyon olmuştu roma değil.

    Evet biz bir şeyleri anlayamıyoruz, futbolun ne olduğunu bilmiyoruz, taraf olmanın nasıl bir şey olduğunu, taraftar olmanın ne demek olduğunu anlayamıyoruz. Biz zaten futbolu rahat koltuklarımızda arkamıza yaslanarak, elinde birayla izleyen adamlarız. Hayatımızda hiç stadyuma gitmemiş, bir taraftar grubunun ortasında maç izlememiş insanlarız…

    Forza Lazio diye bağırmadan önce, olimpico'da, lazio karşısında inter'i destekleyenlerin lazio taraftarı olduğunu mu düşünüyorsun? oradaki çapsızların en büyük sevgisi lazio değil, en büyük nefreti roma. onlar lazio taraftarı değil, roma düşmanı. O kadar ki, kendi takımları yerine rakiplerini destekleyebilecek kadar büyük bir düşmanlık.

    O kadar örnek veriyorsun. Sen aynı şartlar altında, Barcelona'nın ya da Barcelona taraftarının aynı şeyi yapacağını düşünüyor musun? Barcelona taraftarı antreman basıp, oyuncularını tehdit eder mi sence? Ya da aynı şeyi Fenerbahçe, Galatasaray yapar mı?

    Totti'nin hareketi futbolun içinde olan bir şey. En büyük rakibini yenmişsin, sen şampyonluğa onlar kümeye gidiyorlar. Aynı şeyi Xavi'de yapar Barcelona'da, Volkan'da yapar Fenerbahçe'de, ben de oynasam ben de yaparım. Ama Fenerbahçe şampiyon olmasın diye, kendi takımımı sırtından bıçaklamam…

    Cevapla
  9. Bülent ŞİRİN'in Blogu

    kermit can, Lazio’yu savunacağım diye kendinizi biraz fazla zorlamışsınız gibime geliyor. O kadar ki komik olma sınırlarına dayanmışsınız. Ne bira içerim, ne top çizgiyi geçince heyo diye bağırırım, ne futbolu daha çok gol atanın kazandığı bir oyun olarak tanımlarım (futbolseverlik ve yazarlık hayatım bunun aksini ispatlamak için göbeğimi çatlatarak geçmiştir), ne Cantona’yı sever ve hareketini takdir ederim ne de Maradona’nın elle gol atmasını tasvip ederim. Yazınızda katıldığım tek nokta futbolun sadece futbol olmadığı cümlesidir.

    Futbolda nefret yoktur, rekabet vardır. İntikam yoktur, rövanş vardır. Aksi takdirde Simon Kuper’in önermesi mutasyon geçirir ve futbol futboldan başka her şeye benzer.

    Sonra vatandaşlığı da geçtik; insan kendi hemşehrisine bu kadar nefret beslerken Maradona’nın 1990 Dünya Kupası’nda Napoli ahalisine söylediklerine ne hakla bu kadar bozuluyor, anlaşılır gibi değil doğrusu…:)))

    Cevapla
  10. kermit can

    kulaklarım çınladı bi kaç noktaya değineyim ben lazio yu savunmak için çaba göstermiyorum içimden gelenleri yazıyorum hatta en hafif haliyle başkasına komik gelmesi umrumda değil o kendisin mizah anlaşıyışıdır…
    sonra hepimiz futbolu gerçekten seven total futbol tutkunu gol atanın değil iyi futbol oynayanın tarafındayız bu çok güzel zaten böyle düşünmeyenler klişe timi tarafından anında cezalandırılır ..
    sonra cantona maradona olayı varki hepimiz 3 maymun olmuşuz ben örnekleri blogda resimlerini gördüğüm için yazdım yoksa örnekler bol resimler şuan yok belki başka blog da görmüşümdür!
    ve en önemlisi lazıo nun taratar ve klüp olarak çapsızlığı işte ip burda kopuyor avrupa liglerinde winner takımları desteklemidiği için övünenler iş bu noktaya gelince hoop büyüklükten dem vuruyolar man. city büyük takım oluyomuş hepimiz city liyiz!
    son olarak taraftar idman basar kendi takımı yenilir ama onlar bunu giden 3 puan olarak almazlar bu yapılması gerekendir taraftar için ne kadar kabullenemesekte "intikam"dır.
    nee intikam mı dedin duymamış olayım futbolda böyle bi duygu yoktur zaten lady gaga da erkekmiş!ezeli rakibinden gelmeyen puanlara ağlamak mı işte bu dünyanın en asil duygusudur romalılara çok yakışır.pardon biz puanın peşinde değildik değilmi!

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir