Inter 2-0 Bayern Münih / Futbolsuz Final

Son yıllarda izlediğim en berbat finaldi kuşkusuz. Benim nazarımda antipatinin doruklarında gezinen, her fırsatta kameralara oynayan ve her gittiği takımda önüne hiçbir teknik adama sunulmayan imkanlar verilerek adeta bir nevi mesih haline getirilen Mourinho‘ nun kazanmasını asla istemiyordum ama maalesef bir şekilde gene zafere ulaştı kibir küpü Portekizli teknik adam..

Şimdi bu yaklaşımımı dileyen kıskançlık ya da hazımsızlık olarak algılayabilir ama şu gezegendeki en değerli kupayı alan bir takımın grup maçları ve Barca’ yı 3-1 yendikleri maç da dahil olmak üzere rakibini domine eden tek bir maç dahi oynamamış olması beni irrite ediyor doğrusu. İstisnasız hemen her maçta topla oynama oranı %30-35 sınırını geçmeyen bir takımın böylesi bir başarı elde ettiğini en son Yunanistan’ ın Avrupa şampiyonu olduğu sene görmüştük sanırım. Kaldı ki o turnuva sonunda Mourinho‘ nun elindeki kadronun onda birine dahi sahip olmayan Otto Rehhagel adeta linç edilmişti dünya basını tarafından. Oysa şimdi görüyoruz ki aynı kösülük futbolun biraz daha hallicesini oynatan (böyle pahalı bir kadroyu zorlasanız da o Yunanistan kadar kötü oynayamaz zaten) Mourinho futbolun ilahı haline getiriliyor pervasızca..

Biz futbolseverlere ŞampiyonlarLigi tarihinin belki de en güdük finalini Porto’ nun başındayken Monaco’ yu 3-0 yenerek kazandıkları maçta yaşatan Mourinho, tam 6 yıl sonra köşe vuruşu dahi kazanamadığı ve maç boyunca gardını almış bir boksör edasıyla köşesinde kendisini savunduğu bir maçta, üzerine gelen rakibinin bıraktığı boşluklardan yararlanarak aradan salladığı iki aparkat ile Van Gaal karşısında kazanmayı bildi. Tabii ki futbolda saldırı kadar savunmanın da ne denli önemli olduğunu kabul ediyoruz mutlaka. Sonuçta bir tarafta Van Buyten ve Demichelis gibi ağır aksak iki stoper varken diğer tarafta Lucio ve Samuel vardı mesela. Bayern’ in sol kanadında hologram misali takılan Badstuber denen faciaya hiç değinmiyorum bile..


İki takım arasındaki fark büyük ölçüde defans hattında ön plana çıkarken bu maçta ofansta da Bayern’ in şanssızlığı ve özellikle Olic‘ in gününde olmayışı skora büyük ölçüde etki etti. Bir de üzerine Milito‘ nun muazzam performansı eklenince Inter adeta nokta atışlar ile maçı aldı götürdü. Robben‘ i sürekli olarak ikili perdelemeyle önlemeye çalışan Inter bunda alabildiğine başarılı olurken bu futbolcuya yoğunlaştığı anlarda zaman zaman defansında açıklar da verdi. Fakat iyi performansına karşın oyundan alınan Hamit‘ in mükemmel pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Muller‘ in o net pozisyondan gol çıkaramayışı bana göre maçın kırılma anıydı..

Aslında maçın kırılma anlarından bir tanesi de ilk yarıda maç golsüz eşitlikle devam ederken Inter cezasahasının içerisinde oluşan karambolde Maicon‘ un açık bir şekilde elle oynamasına hakemin veremediği penaltıydı. Yarı finalin uzatma dakikalarında Barcelona’ nın verilmeyen nizami golünden sonra bu pozisyonun da es geçilmiş olması Mourinho‘ yu hangi küresel güçlerin kolladığını düşündürtecek kadar da rahatsız ediciydi bence..

Nihayetinde futbolda netice önemli illa ki. Neticede Inter şampiyon, Mourinho ise en büyük! Fakat diğer yanda ise ben bir futbolseverim. Sonuca ve elde edilen başarıya saygı duyuyorum duymasına ama sevgi ve hayranlık duyamıyorum açıkçası. Hiçbir takımın da elindeki bunca imkana karşın bu şekilde futbol oynayarak şampiyon olmasını istemiyorum. Hele ki işin içine (bana göre) sistemli hakem hataları da eklenince iyiden iyiye rahatsız oluyorum. Bazı romantikler bu durumu futbolun postmodern gerçeklerinden biri olarak göstermeye çalışsa da bunu söylemekten imtina etmiyorum..

Bu arada Mourinho, bir sonraki sene büyük ölçüde Real Madrid’ in başında olacak ve bence tam da hak ettiği yeri bulacak. Başarıyı parayla satın almaktan başka bir sisteme sahip olmayan bir takımın başına bu adamdan daha uygununu bulamazlardı zaten. Ancak şu da bir gerçek ki seneye La Liga’ nın çehresi bir hayli değişecek. Orası kesin..

Inter 2-0 Bayern Münih / Futbolsuz Final” üzerine 6 düşünce

  1. Egemen

    Total futbol izlemeyi ben de arzulasam da günümüz şartları buna pek izin vermeyecek gibi..

    genel olarak katılmakla birlikte kazanan her daim haklıdır diyorum 🙂

    Cevapla
  2. Kaan

    Bence Inter'e de Mourinho'ya da baya bir ayıp ediyorsun. Inter buraya gelirken İngiltere, İspanya ve Almanya şampiyonunu eleyerek geldi. Daha ne yapacaktılar bu kupayı hak etmek için?

    Barcelona karşısında top oynamadıklarını iddia ediyorsun ama Barcelona karşısında top oynayarak kazanabilen takım var mı bu gezegende? onlar gibi oynamaya kalkınca dörtlüyor en kötü Arsenal'e yaptıkları gibi. Adam ve takımı kendi taktiğini belirlemil ve barcelonayı o şekilde saf dışı bırakmılardır. Göz(ün)e hoş gelmeyebilir, ama yaptıkları işi yapabilmek kolay olsaydı herkes yapmaya çalışırdı. Kullandıkları taktik çok basit ama uygulaması o kadar kolay olmayan bir şey…

    Ayrıca Inte buraya gelmek için yıllardır dünyanın parsını harcıyordu. Ama bunu başaran Mourinho oldu. Seneye Mourinho madride gelir de olası bir Benitez anlaşmasıyla Inter ne yapar onu görürüz.

    Evet ben de sevmiyorum Mourinho'yu, antipatik geliyor bana da, kılım, tüyüm, uyuzum… Ama şunu atlamamak lazım adam gezegendeki en iyi TD. Bunu başarabileceğine inandığın başka bir TD var mı? Mourinho'nun yerinde şu olsa Inter yine şampiyon olurdu diyebileceğin biri? Ya da en güzeli Inter'i güzel(!) futbol oynatarak şampiyon yapabilecek biri…

    Cevapla
  3. Beytullah

    Bayern akşam her topu Robben'e verip içeri girip şut çekmesini bekledi…
    Bu kadar kısırlıkla Mourinho gibi bir adamın başa çıkamaması saçma olurdu…
    Keşke Ribery de olsaydı daha keyifli olurdu…
    Son olarak Milito başka bir adam…

    Cevapla
  4. Neo Wan

    ben sadece tüm zamanların en büyük kulübü hakkındaki yakıştırmana takıldım Mourinho konusunda hazımsızlık demem ama real konusunda durumun tamda bu. Eline bir kağıt al ister sağından ister solundan başla son 100 yılı dök ister ters çevir sonuç değişmez tabi sempatin olan başka bir takımın kupalarını 3 le çarpmazsan.

    Cevapla
  5. Great White

    @Kaan..

    Ben sadece Mourinho' nun (en azından şimdiye dek) oynattığı futbolu beğenmeme hakkımı kullanıyorum..

    Adamın başarılarını takdir ediyorum tabii ki. Zaten etmesem ne olacak? Kapı gibi kariyer yaptı eleman daha şu yaşında..

    @Neowan..

    R. Madrid' i de sevmeme ya da itici bulma hakkım var. Mourinho da benim nazarımda aynı kategoride olunca biribirine çok yakışacaklarını düşündüm..

    Bunda da hiçbir sorun yok..

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir