Futbolundan Yorumuna Kadar Kalitesi Düşük D.K.

Şimdi şunu baştan itiraf etmem gerekir ki 2010 Dünya Kupası benim açımdan pek de keyifli gitmiyor doğrusu. En azından şimdiye dek beklediğim kalitenin, sinerjinin, heyecanın ve coşkunun oldukça altında seyrettiğini söyleyebilirim kendi açımdan. Bu şekilde düşünüyor olmamın sebepleri arasında, benim gözümde bütün zamanların en andaval izleyici kitlesi ünvanını kazanan Afrikalılar’ ın çalıp durduğu vuvuzelayı, özellikle hatalı goller yiyen kalecilerin sürekli olarak eleştirdiği jabulaniyi, Afrika’ nın kendine has iklim şartlarını, stadlar arasındaki rakım farkllılıklarını ya da futbol kalitesinin küresel bazda bir düşüş içerisinde olmasını gösterebiliriz belki. Ancak bunların da ötesinde, söz konusu maçları takip ederken kendilerini de takip etmek durumunda kaldığımız TV yorumcularının da etkisini göz ardı etmememiz gerekir sanırım..

Şimdi bir maç yorumcusundan bir futbolsever öncelikle ne bekler? Kendi adıma cevap vermem gerekirse, oynanan maçta benim dikkatimi çekmeyen bazı atraksiyonları, çoğunluğumuzun göremediği bir takım detayları ya da alabildiğine teknik yorumlar falan beklerim ben. Ancak Güntekin Onay, Mert Aydın, Ersin Düzen gibi bir kaç yorumcuyu saymazsak diğerleri gerçek anlamda içler acısı vaziyetteler bana göre..

Mesela TRT’ nin canlı maçlardaki yorumcusu Ömer Üründül’ ü anlatmamıza gerek yok. Bazı maçlarda gerçekten de doğru tespitler yapıyor olmasına karşın kendi klişelerini hemen her maça yaymaktan geri kalamıyor. Şimdiki son trendi (onun nazarında) zayıf takımlara karşı takındığı “Oyun zekaları pek gelişmiş değil. Mesela son hareketi bir türlü yapamıyorlar di mi?” muhabbetinden ibaret. Gana maç boyunca girebildiği üç pozisyondan bir gol çıkaramayınca “Son hareketi yapamıyorlar” oluyor ama misal İspanya 15 pozisyondan gol çıkaramadığında bu tespitten nasiplenmiyor..

NTVSpor’ da Sergen Yalçın ise evlere şenlik. Onun gözünde herşey kendi kağıdının üzerindekinden ibaret. Sorulan her soruya “Şimdi şöyle de bir sıkıntı da var” girizgahıyla başlayan Sergen, sonrasındaysa “Mesela Hollanda takımı kağıt üzerinde baktığımız zaman öyle yıldız oyunculara falan sahip değil bence. Onların da böyle bir sıkıntıları var mesela” şeklinde devam ediyor. Gece yarısında TV’ de rüya yorumu yapan tayfadan tek farkı futboldan bahsetmesi. Sokak aralarında futbol oynayan çocukların isimlerini haykırıp durduğu birkaç dünya yıldızı haricinde tek bir yabancı futbolcu hakkında bilgisi olmadığını her programda açıkça belli ediyor oluşu da cabası..

Süper Lig maçlarında esip gürleyen Rıdvan Dilmen ise tıpkı futbolculuk döneminde olduğu gibi yorumculukta da Edirne’ den öteye geçtiği anda kuyruğu titretiyor. Neyse ki karşısında Güntekin Onay oturuyor da “Şu Uruguay forvetinde görev yapan uzun saçlı çocuk mesela. Kimdi o Güntekin?” sorularına cevap bulabiliyor. Geçenlerde Güntekin’ e gevrek gevrek gülerek “Johannesburg’ da rakım ne kadardı Güntekin? Sen bilirsin böyle şeyleri” kıvamında soru sorması bile durumunu özetliyor. Yani Güntekin’ in bildiği şeyler onun gözünde tırıvırı bilgi yığınından ibaret onun gözünde. Gene de Sergen ile yan yana oturduğunda Konfiçyus gibi kaldığı kesin..

Bir paragraf da TRT’ nin diğer yorumcularına ayırmadan geçemeyeceğim. Yani Hakan Can ve Feyyaz Uçar’ dan bahsediyorum. Konuşurken sanki gestapo tarafından sorguya çekiliyormuşçasına gergin ve tutuk bir tavır takınan Hakan Can’ ın hangi kriterler ışığında oraya götürüldüğünü ben hala anlayabilmiş değilim. Böylesi kösülük bir konsept ile hayatın anlamını anlatsan ne yazar yahu? Feyyaz da ona keza. Adeta bir android gibi ruhsuz, sevimsiz, mimiksiz bir adam. Maç sonrasında maçta yaşananlardan fazlasını anlatamayan ve önündeki kağıtlara bakarak vikipedik bilgiler okumaya çalışan Murat Demiryas‘ dan pek bir farkı yok. Şimdi bunca olumsuz etkenler ortadayken gel de doyasıya keyif al Dünya Kupası’ ndan..

Umarım ikinci tur sonrasında saha içindeki kalite alabildiğine artar da kalitedeki bu artış yorumculara da yansır. Bizler de dört senede bir yaşayabildiğimiz bu futbol şöleninden alabildiğine keyif almaya başlarız artık..

Futbolundan Yorumuna Kadar Kalitesi Düşük D.K.” üzerine 4 düşünce

  1. aks111

    İlk maçlar çok kötüydü bencede ama sonradan iyi maçlar oynandığı düşünüyorum.Ömer üründül içinde şunu desem yeterli olur herhalde.Villa mükemmel bi gol atmış yorum şu ; pas vermesi gerekiyodu orda.Bu arada cavani de enterasan bi oyuncuymuş.Bu kavramıda biri bana açıklasın bi zahmet :).

    Cevapla
  2. Great White

    aks, tabii ki keyifli maçlar da izledik mutlaka..

    Ancak genel olarak baktığımda eski kupalara nazaran pek de coşkulu geçtiğini söyleyemeyeceğim açıkçası..

    Cevapla
  3. aks111

    Bilmiyorum ben onun önyargıdan oluştuğunu düşünüyorum.Bendede vardı çünkü.İlk grup maçları o kadar rezildiki artık nasıl oynarlarsa oynasınlar bize keyifli gelmicek.ABD-cezayir maçı inanılmaz tempoluydu.Yine güney kore-nijerya maçıda öyle.bu kupada bana hollanda italya ve ingiltere maçları kötü geliyor ama diğerleri 2. grup maçlarından sonra işin farkına vardılar ve iyi maçlar çıkıyor.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir