Aylık arşivler: Haziran 2010

Vuvuzela Gölgesinde Görkemli Açılış


G. Afrika 2010 Dünya Kupası’ nın ilk gününde gerçekleştirilen son derece muazzam açılış törenine rağmen aylardır üzerine onlarca tartışmanın yaşandığı şu vuvuzela denen illetin bu büyük organizasyonun keyfine limon sıkacağı daha ilk günden belli oldu maalesef. Tribündeki onbinlerce taraftarın pozisyonlara olan sesli tepkisini, renkli tezahüratlarını tamamen devre dışı bırakarak adeta bir on kasım sireni gibi kesintisiz şekilde 90 dk. boyunca çalınıp durması hakikaten de dayanılacak türden bir zulüm olmasa gerek..

Blatter‘ in turnuva öncesinde bu enstrümanı Afrika kültürünün bir parçası olarak görmesi ve bir nevi zenginlik olarak değerlendirmesi yöre halkına saygısızlık yapmaktan kaçınması şeklinde yorumlanabilir olsa bile G. Afrika yetkililerinin bu ruhsuz kakafoniye izin vermemesi gerekirdi aslında. Yani şöyle otantik bir enstrüman olsa gene bir yere kadar anlayacağım da, ülkemizde pazarlansa muhtemelen “Ne alırsan 1 milyon” dükkanlarında satılacak türden kalitesizlikteki plastik zımbırtıların böyle büyük bir futbol şölenine damga vuruyor olması tam bir andavallık örneği olsa gerek..

Bu vuvuzelalara bellli bir sınırlama getirilmez ve turnuva sonuna dek aynı şekilde devam edilirse G. Afrika seyircisini bütün zamanların en dangalak izleyici kitlesi olarak hatırlayacağım kendi adıma..


Bu arada açılış maçında ev sahibi G. Afrika ile 1-1 berabere kalan Meksika‘ nın oyunsal anlamda rakibine karşı çok daha etkili olduğunu, topla daha fazla oynadığını ve oyunu istedikleri gibi yönlendirdiklerini gördük. Özellikle Dos Santos‘ un bu turnuvada en azından 3 maç boyunca büyük sükse yapacağı, şayet tur atlamayı da başarırlarsa yıldızının çok daha fazla parlayacağını söyleyebiliriz sanırım. G. Afrika takımındaysa mükemmel bir açılış golüne imza atan Tshabalala ve kanat akınlarında oldukça etkili gözüken Pienaar başarılı bir görüntü çizdiler..

Gece oynanan Uruguay Fransa maçı ise umarım turnuvanın en keyifsiz maçı seçilir de daha kötüsüne şahit olmayız. Fransa maç boyunca topa daha hakim taraf olarak gözükse de Uruguay defansı müthiş bir savunma örneği göstererek rakibine tek bir gol pozisyonu fırsatı dahi vermeden maçı tamamladı. Açıkçası bundan daha sönük ve pozisyon fakiri bir maç daha izlemeyecek olmamız dileğiyle..

Stoch’ dan Fenerbahçe’ ye 4 Yıllık İmza


Fenerbahçe Kulübü, Galatasaray’ ın da ilgilendiği ve bu sebeple muhtemelen Fenerbahçe’ ye olan maliyetini de yükselttiği Miroslaw Stoch ile 4 yıllık anlaşmaya vardı. Maliyeti konusunda henüz net bir bilgimiz yok fakat benim tahminime göre kendisinin Dünya Kupası’ nda yıldızının parlayacak olması ihtimali o fiyata fazlasıyla yansımıştır eminim..

Bonservisi Chelsea’ de olan ve geçen sezonu kiralık olarak bulunduğu Twente takımında şampiyon olarak noktalayan genç futbolcu, forvetin arkasında ofansif ortasaha oynayabildiği gibi kanatlarda da görev yapabiliyor..

21 yaşında, 1,68 boyunda olan ve Ribery’ ye benzer oyun stiliyle Dünya Futbolu’ nun gelecek vaad eden yıldızları arasında gösterilen Slovak futbolcunun Fenerbahçe’ de nasıl bir performans göstereceğini merak etmiyor değilim doğrusu..

Ayrıca Hollanda Ligi’ nde gösterdiği performansın benzerini, oraya oranla çok daha sert bir lig olan Turkcell Super Lig’ de gösterebilmesi o kadar kolay olmayacaktır. Hele ki Fenerbahçe’ nin tamamen Alex‘ e endeksli hücum planını da düşündüğümüzde Stoch‘ un işinin bu sene biraz daha zor olacağını tahmin etmek zor olmasa gerek..

Sonuçta heyecan verici bir transfer olduğu kesin. Fenerbahçe Camiası’ na hayırlı olsun..

Bernd Schuster Beşiktaş’ da


Beşiktaş Kulübü, Mustafa Denizli‘ nin plansız gözüken ayrılığının ardından haftalardır iyiden iyiye çetrefilleşen teknik direktör arayışına son noktayı biraz önce koydu..

An itibarıyle NTVSpor’ da girilen son dakika haberine göre imzalar atılmış. Demirören‘ in takımın başında Denizli varken Schuster ile görüşmedikleri şeklindeki beyanatlarını çürütürcesine hem de.

Nasıl bir performans göstereceği hakkında şimdiden bir tahminde bulunmak güç olsa da Almanlar’ ın “Sarı Meleği” Bernd Schuster artık Beşiktaş’ da..

Beşiktaş camiasına hayırlı olsun..

Finali Arjantin – Brezilya Oynar!


Haftalardır birçok blogda 2010 Dünya Kupası‘ na katılan takımlar ile ilgili değerlendirme ve analizlerde bulundu arkadaşlar. Bu işi profesyonelce yapmakta olan hiçbir medya organının yanına dahi yaklaşamayacağı derinlikte yorumlar ve detaylı bilgilendirmeler edindik sayelerinde. Ben de bu analizleri Dünya Futbolu hakkındaki kendi nacizene birikimlerimle de harmanlayarak bir nevi kupa kehanetinde bulunmak istedim açıkçası. Kupa süresince ne derece bir isabet oranı tutturacağım meçhul olsa da en azından vaziyeti takip etmem açısından eğlenceli olacağı kesin. Şimdi kehanetlerimi sıralayayım..

A Grubu’ nu Uruguay ilk sırada, Fransa ise ikinci sırada bitirir..

B Grubu’ nda Nijerya, Arjantin‘ in ardından son 16’ ya kalır..

C Grubu’ nun lideri İngiltere olurken ikinci sırayı ABD alır..

D Grubu maçları Almanya‘ nın liderliği ile tamamlanırken peşinden Gana bir sürpriz yapabilir..

E Grubu’ ndaki favorim Hollanda‘ yı Danimarka takip eder..

F Grubu’ nda İtalya tecrübesiyle liderliği elde ederken peşinden üst tura çıkan takım Paraguay olur..

G Grubu’ nun mutlak favorisi Brezilya‘ nın arkasından vizeyi Portekiz alır..

H Grubu’ ndan ise İspanya birinci, İsviçre ise ikinci olarak yollarına devam ederler..


Gruplardan çıkan takımların bunlar olacağını düşünürsek gerçekleşecek eşleşmelerden çıkacak sonuçlar da tahminimce şu şekilde olacaktır..

Uruguay Nijerya’ yı, İngiltere Gana’ yı, Almanya ABD’ yi, Arjantin Fransa’ yı, Hollanda Paraguay’ ı, Brezilya İsviçre’ yi, İtalya Danimarka’ yı ve İspanya ise Portekiz’ i safdışı bırakarak çeyrek finale kalacak takımlar olacaktır tahminime göre..

Gene mevcut eşleşme formülü üzerinden gidersek Brezilya Hollanda’ yı, İngiltere Uruguay’ ı, Arjantin Almanya’ yı ve İspanya İtalya‘ yı eleyerek yarı finale çıkacaklardır..

Yarı finalde İngiltere’ yi deviren Brezilya ve İspanya’ yı evine gönderen Arjantin final vizesi alırken üçüncülük maçında İspanya galip gelecek, İngiltere ise bu turnuvada dördüncülük ile yetinecektir..

Ortaya çıkacak Arjantin – Brezilya finalinde ise biraz da duygusal davranarak Arjantin‘ in galip geleceğini öngörüyorum. Hadi itiraf edeyim, Messi‘ nin gol krallığını elde ederek Maradona‘ nın tam 24 yıl sonra dünya kupasını bir kez daha kaldırmasını şiddetle umut ediyorum..

Ayrıca forma şansı bulduklarında Arjantin’ den Di Maria ve Pastore, Uruguay’ dan Lodeiro, Yunanistan’ dan Ninis, Meksika’ dan Dos Santos, G. Kore’ den Kim Bo Kyung, Cezayir’ den Boudebouz, ABD’ den Altidore, Gana’ dan Abeyie ve Adiyiah, Danimarka’ dan Eriksen, Almanya’ dan Marin, Slovakya’ dan Stoch, Kamerun’ dan Mbia, Nijerya’ dan Obasi ve Hollanda’ dan Elia‘ nın bu turnuvada yıldızlaşacaklarını düşünüyorum..

Ne diyelim.. Rast gele..

Sonisphere’ de Son Headliner Belli Old


25-26-27 Haziran 2010 tarihlerinde İnönü Stadyumu’ nda gerçekleşecek Sonisphere‘ in son headlinerı da belli oldu. Son anda bir aksilik çıkmazsa Heavy Metal’ in efsane gruplarından Accept ikinci günde Manowar‘ dan sonra sahne alacak..

Bundan tam 2 sene önce Sarıyer Mehmet Akif Korusu’ nda solist Udo Dirkschneider‘ ın kendi grubu UDO ile gerçekleştirmiş olduğu konseri izleme şansını bulanlardandım. O geceki ambiansı bir hatırlıyorum da; derme çatma bir sahnede 300-500 kişilik bir müziksever grubuna seslenmişti ustalar. Hatta yaşayan efsanelerden Udo sahnede Princess Of The Dawn‘ ı söylerken o izleyici kitlesinin neredeyse yarısı ağaç diplerinde goygoy peşindelerdi..


Aynı bu kez Accept Udo’ suz İstanbul’ da olacak ve koskoca bir festivalin ikinci gününde onbinlerce izleyicinin önünde son grup olarak sahne alacak. Bir Accept hayranı olarak bu habere hayli sevinmiş olsam da Sonisphere organizasyonu açısından hafiften ucuza kaçan bir hamle olarak gördüğümü de belirteyim. Biletlerin çoğunluğunu halihazırda satmış olduklarını ve Ronnie James Dio‘ nun ölümüyle eksilen Heaven and Hell‘ i de düşündüğümüzde kendileri açısından oldukça karlı bir seçim olmuşa benziyor. Hele ki Motorhead, Ac-Dc, Iron Maiden gibi söylentilerden sonra..

Fakat şu da var ki, her ne sebepten olursa olsun neticede son derece kaliteli bir seçim yapmış oldular bana göre. Kaldı ki son headliner olarak adı geçen gruplar arasında yeniyetmelerin fenomeni “emotik” grup Anathema‘ nın da ciddi ciddi konuşulduğunu düşündüğümüzde şamda kayısı olarak da görülebilir Accept..