Umut Bulut ve Transfer Fiyaskosu Üzerine

2006-2007 sezonunun başında Fatih Tekke gibi her yönüyle komple bir forvetin Zenith’ e transferinin ardından Ankaragücü’ nden Trabzonspor’ a getirildiğinde omuzlarına yüklenecek büyük yükün kendisi de farkındaydı. Bu yük sadece efsane golcümüzün yerini almış olmaktan ibaret değil, Trabzon’ un zor bir şehir olması ve kariyerinde ilk kez iddialı bir takımda forma giyecek oluşundan dolayı da ağırlaşıyordu..

Ancak bütün bu dezavantajlara ve Trabzonspor gibi bir takımın tüm gol yükünün sırtına bindirilmesine rağmen geçirmiş olduğu 4 sezon boyunca şu güne dek sakatlık ya da disiplin sorunu yaşamadan toplamda 61 gol atıp 21 de asist yapmayı başardı Umut. Son vuruşlardaki basiretsizliği sebebiyle kimi zaman acımasızca eleştirilse de sahadaki özverili mücadelesi, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve gol atabilmek adına gösterdiği müthiş hırsıyla kendisini teknik açıdan eleştirenlerin dahi takdirini kazanmayı bildi çoğu zaman..

Tam dört sezon süresince kendisinin yanına ya da yerine gerçek anlamda pivot özellikleri barındıran bir santrforun alınmayışı ve takımdaki tek gol umudunun kendisinden ibaret tutulmasına yol açan bilinçsiz transfer politikaları sebebiyle taraftarın tüm eleştiri okları sürekli olarak onun üzerine odaklanıyordu. Geçen sezon transfer edilen Teofilo’ nun hayli geç de olsa form tutarak gol atmaya başlaması, bu sezon başında takıma kazandırılan Jaja’ nın da bu bölgede etkili bir alternatif üretecek olması tam da onun üzerinde biriken baskıyı azaltmak ve kafaca daha rahat bir Umut Bulut izleyebilme şansını yaratmışken transfer sezonunun bitmesine günler kala tam da tarihi Liverpool maçının rövanşına denk gelen zamanda Toulouse’ dan gelen teklif ortalığı karıştırdı..

27 yaşına gelmiş ve futbolunun en verimli dönemlerini yaşayan her futbolcunun hayalidir kariyerine bir Avrupa macerası sıkıştırmak. Hele ki yıllar boyunca en ağır eleştirilere maruz kalmasına rağmen görevini kısıtlı meziyetlerinin elverdiği ölçüde özveriyle gerçekleştiren bir futbolcunun kolay kolay reddedemeyeceği türden bir teklif gelmişti Umut’ a. Söz konusu takım Fransa’ nın vasat sayılabilecek takımlarından (ancak bu sezona çok iyi başladılar) bir tanesi de olsa, Gignac gibi yegane yıldızını 18 milyon avro karşılığında son şampiyon Marsiya’ ya da satmış bulunsa Batı’ nın en batısında forma giymek fikri cazip olabilirdi pek tabii ki. Fakat işler bir anda Yattara’ nın Katar transferinde yaşanan kaos ortamına benzer bir karmaşaya dönüştü ve dün Resmi Site’ den yapılan açıklama ile Umut’ un takımda kalacağı bilgisi sunuldu kamuoyuna..


Şimdi gelinen bu noktada mevzuu hakkındaki detaylar ile ilgili kulaktan dolma dedikodular haricinde spesifik bilgilere sahip olamadığımız gerçeğinden hareketle ilgili merciilere cevaplanması gereken birkaç soru yöneltmek gerekiyor haliyle..

1. Madem Umut’ un elden çıkarılması düşünülmüyordu, Toulouse’ dan yapılan teklif ilk anda neden direkt olarak geri çevrilmedi?

2. İlk teklif yapıldığında transferi düşünülüyorsa bile eğer sonradan bir takım ödeme ya da fiyat konusunda anlaşmazlıklar çıkmasının ardından vaz geçilmişse, bu görüşmeler Umut’ un son derece efektif bir rol oynayabileceği hayati Liverpool maçı sonrasına bırakılamaz mıydı?

3. Takımın son derece önemli bir maça çıkacağı gün Şenol Hoca’ nın tabiriyle tesislerde cirit atan ve Umut’ un kafasını sürekli olarak meşgul eden menajer tayfasına herhangi bir önlem alınamaz mıydı?

4. Her futbolcu Avrupa’ dan teklif geldiğinde gitmek isteyebilir; eyvallah. Fakat tam dört yıldır sakatlık sorunu yaşamayan bir takım kaptanının tam da Liverpool maçı öncesinde ve transfer teklifi geldiği günde sakatlığını bahane ederek oynamak istemediği şeklinde geçilen haberler gerçeği yansıtıyor mu?

5. Bu kakafoninin tam ortasında kalan ve sadece işini en iyi şekilde yapmaya çalışan Şenol Hoca’ nın mükemmel giriş yaptığı bir sezonun başında bütün sinirlerini bozan asıl mesele Umut Bulut’ dan mı yoksa Yönetim’ den mi kaynaklanıyor?

İşte bu soruların açık yüreklilikle yanıtlanabilirse şampiyonluk adına mükemmel bir başlangıç yaptığımız şu sezonun sonunu çok daha rahat getirebiliriz sanırım..

Umut Bulut ve Transfer Fiyaskosu Üzerine” üzerine 4 düşünce

  1. Adem

    Gabric'in Ankaragücü'ne kiralanması sonrasında Umut'un kalması kesinleşmişti zaten. Umut'u da satsalar bu yeni bir transfer demekti ve önümüzde 3 ay gibi bir süre olmadığı için bu iş oldukça zor olacaktı.

    Şu saatten sonra Trabzonspor'un hedefi nedir? Şampiyonluk mu? O zaman oyuncu satmak işi artık rafa kaldırılmalı. Şenol Güneş kadrom dar diyor, Gabric'i Ankaragücü'ne kiralıyoruz. Oyunculara teklif geliyor, satmayı düşünebiliyoruz.

    Aynı teklifler Ceyhun'a, Selçuk'a, Onur'a gelse de böyle mi tavır alınılacaktır? Alınacak? O zaman taraftar yine boşuna umutlanacak.

    Cevapla
  2. ERKUT

    Trabzonspor'un Serkan ,Ceyhun ve Selçuk ile birlikte en önemli yerli oyuncusu konumnda olan Umut'un takımda tutulması mantıklı bir hamle lakin yaşanan olumsuz süreç Umut'un bir dönem yetersiz perfromans göstermesine sebeb olaca önemli bir hatadır. Bu işler fazla ayyuka çıkmadan karar bağlanmalı ve ne yazıkki Trabzon yönetimi bu anlamda oldukça başarısız bir politika yürütmekte

    Cevapla
  3. Great White

    Büyük ihtimalle haklısın Erkut..

    Şimdiye dek bütün önemli futbolcularımızın transfer süreçleri hep kaos halinde geçiyor nedense..

    Söz konusu tüm futbolcular birden sorunlu olamayacağına göre Yönetim bazında bir koordinasyon eksikliği olduğundan söz edilebilir ancak..

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir