Aylık arşivler: Ekim 2010

Gönlüme Göre Trabzon!

Tanrı’ nın çok seveceği ya da üzerine titreyeceği kullarından biri olmadığımın farkındayım. Öyle mübarek sayılacak türden bir özelliğim de yok. Ayrıca yakın dönem içerisinde bir insanın yaşayacağı en büyük acılardan birini de yaşadım. Ancak Trabzonspor ile ilgili olduğunda neredeyse her şey kalbime göre gerçekleşiyor garip bir şekilde..
Mesela son yıllarda şu takımdan gitmesini istediğim özellikle iki futbolcu vardı. Bunlardan önce Hüseyin Bursaspor’ a, ardından Gökhan ise Fenerbahçe’ ye gitti. Hüseyin’ in gider gitmez tıpkı diğer kaptanlarımızın da gittikleri sene şampiyonluk yaşamasına benzer bir şekilde Bursa’ da şampiyonluk yaşaması karizmamızı inceden çizdirmiş gibi gözükse de onun takımdan ayrıldığı ilk sezonda kazandığımız çifte kupa gönlümüzü yeterince hoş etti. Bunun dışında üzerine Burak Yılmaz hibe edilerek transferi gerçekleştirilen ve benim gözümde kırk yıllık tarihimizin en büyük kazığı olan Gökhan’ ın hali zaten malum. Durduk yere Fenerbahçeli dostların yarasını deşmeye gerek yok!

Blogu takip edenler bilir, bu sezonki kadromuzda da beni çoğu zaman irrite eden, bazı maçlarda adeta çileden çıkaran sadece iki futbolcu vardı. Kimi zaman acımasızca da olsa şu sayfalarda sıkça eleştirdiğim futbolcular tabii ki Teofilo ve Cale’ den ibaret. Teofilo hem kendisini, hem ailesini hem de kendisine destek verenleri yerin dibine sokacak derecede pespayelikler barındıran ayrılık hikayesiyle basının gündemine oturarak ülkesine belki de dönüşü olmayacak şekilde gitti. Açık söylemek gerekirse sahadaki etkisiz futbolundan, hantallığından, güçsüzlüğünden, hava hakimiyetsizliğinden, kaçak güreşen tavırlarından, bir kenarda pineklerken yakalandığı onca ofsayt pozisyonundan ve hatta boş kaleye dürterek attığı 3-5 golden dahi rahatsızlık duyduğumu her fırsatta belirten bendeniz açısından hiç de kötü bir haber olmadı bu..
Sanırım şimdi sırada Cale var! Gerçi kendisi diğerlerine göre çok da efektif bir bölgede oynamıyor olduğundan sebep pek fazla gözüme batmıyor olsa da onun cephesinde de bir takım gelişmeler bekliyorum artık. Zaten bu haftaki Konyaspor maçında sarı kart cezalısı olduğu için yer almayacak. Yani Konyaspor maçının kadrosunda benim takımdan gitmesini istediğim tek bir futbolcu dahi olmayacak. Maçın sonucu ne olur bilinmez tabii ancak Konya’ya giden kadro bu sezonun ideal kadrosudur nazarımda..

O Artık İbrahim Üçüncü!


Geç de olsa sonunda oldu. Yattara‘ nın rüyası nihayet gerçekleşti ve tam 5 sene önce başvurusunu yaptığı Türk vatandaşlığı hakkına bugün itibarıyle sahip oldu..

Eski futbolcularımızdan Sürmeneli Hasan Üçüncü ile hayli samimi birer dost olan Yattara onun da soyadını alarak İbrahim Üçüncü olarak kayıtlara geçmiş oldu böylece. Umarım bundan sonra ortaya koyacağı futbol da ismi gibi Hasan’ a benzemez!

Sürekli olarak önüne türlü bürokratik engeller çıkarıldığı için kimi zaman sitemkar tavırlar takınıp çok iyi Türkçe bilmesine rağmen basına Fransızca röportajlar vererek tepkisini dile getiren Yattara‘ yı kutluyoruz..

Tebrikler İbrahim. Tebrikler Kaptan..

Zaten sen her daim bizden biriydin şimdi bu gerçeği artık resmiyete de bağlamış oldun..

Aramıza yeniden hoşgeldin..

Kupa’ da Kuralar Çekildi (TS – BJK Aynı Grupta)

Ziraat Türkiye Kupası Kuraları az önce çekildi. Kuraya göre gruplar aynen şu şekilde oluştu..

A- G.Saray Gaziantepspor Antalyaspor Denizlispor Beypazarı
B- Konya Torku Beşiktaş Trabzon Manisaspor G.Antep BŞB
C- Bucaspor Ankaragücü G.Birliği Y. Malatya F.Bahçe
D- İstanbul BŞB Kırıkhanspor Bursaspor Kasımpaşa Karşıyaka

Geçen sene Galatasaray ile aynı gruba düşen ve Ziraat Kupası Finali’ nde Fenerbahçe’ yi, Süper Kupa finalindeyse Bursaspor’ u yenerek şampiyon olan Trabzonspor bu kez de Beşiktaş ile aynı gruba düşerken 5 takım arasından bana göre en şanslı kurayı ise Bursaspor çekmiş gibi gözüküyor. En zorlu grup ise Fenerbahçe’ nin de içerisinde olduğu C Grubu olarak göze çarpıyor..

Gruplardaki ilk maçlar 9-10-11 Kasım 2010 tarihlerinde yapılacak ve Trabzonspor ilk haftayı bay geçecek. Başta Trabzonsporumuz olmak üzere bütün takımlarımıza başarılar..

Teofilo Şehri Terk Etti!

Az önce Ligtv’ de haberi geçildi. Henüz diğer ajanslardan ya da haber kanallarından doğrulanmamış olsa da Teofilo‘ nun şehri terk ettiği bilgisi yayınlandı halihazırda..
Kolombiya Milli Takımı’ ndaki vazifesi sebebiyle yurt dışına gitmeden önce son görev aldığı Beşiktaş maçının uzatma dakikalarında gördüğü kırmızı kart sebebiyle de hayli eleştirilen ve dönüşünde uçağı kaçırdığı gerekçesiyle gündeme gelen Teofilo hakkında bugün de böyle bir haberin geçilmiş olması Teofilo cephesinde bazı sorunlar olduğu şüphesini doğuruyor haliyle..
Henüz kesinleşmemiş haberlere göre ailevi sebeplerden dolayı Yönetim’ den izin istemesine rağmen bu izni alamayan Teofilo‘ nun bu duruma bozularak şehri terk ettiği iddiası şehirde dolaşıyor. Hatta gene yerel kaynaklı bazı haberlere göre Yönetim’ in de Teofilo‘ ya telefon aracılığı ile ulaşamadığı bilgisi yer almakta..
Vallahi niye yalan söyleyeyim. Sahadaki futbolundan zaten hiç mi hiç haz etmezdim, bir de durduk yere çıkardığı şu marazalar sebebiyle iyiden iyiye soğudum şu adamdan. Bunca kaprisine, bunca arızana katlanmamıza değecek ne gibi bir faydan dokundu ne türden bir ayrıcalığın olmalı diye sorarlar adama. Her ne bahaneyle geri gelirse gelsin en geç devre arasında kendisiyle vedalaşmak ümidiyle. Tabii verdiğimiz paranın hiç değilse yarısını kurtarabileceğimiz bir takım bulunabilirse..
Bu arada resmi siteden de bilgi ulaşmışken onu aynen aktarayım..
“Takımımızın Kolombiyalı oyuncusu Teofilo Gutierrez dün akşam katılması gerektiği çalışmaya izinsiz olarak gelmemiştir. Ayrıca oyuncunun bugün izinsiz olarak şehri terk ettiği bilgisine ulaşılmıştır”

Kendisini takıma kazandırabilmek adına uçakla gezegenin diğer ucuna kadar giderek maddi manevi onca fedakarlığa katlanan Sadri Başkan için ironik bir durum ortaya çıkmış gözüküyor. İstim üzerinde giden takımın bu gelişmeden olumsuz yönde etkilenmemesi adına gereken önlemleri almak da Şenol Hoca‘ ya düşüyor artık..

Son olarak Lig Tv muhabiri Can Karyağdı’ nın konu ile ilgili röportajını da eklemiş olalım..

Fatih Terim Galatasaray’ ı Reddetti!


Haberi şimdi aldım, kulaklarıma inanamadım..

Ntvspor’ daki son dakika haberine göre, Milli Takım’ daki görevine son verildikten sonra uzun süredir boşta duran Fatih Terim, henüz bu gün Rijkaard‘ ın işine son veren Galatasaray’ ın teklifini ailevi sebepleri göstererek geri çevirmiş!

Aradaki pazarlığın basına yansıtılan kısmı tamamen doğru mudur, yoksa altında başka işler mi vardır bilemem ancak Galatasaray’ ın Fatih Terim tarafından dahi reddedildiğini görmek beni hayli şaşırttı, yalan yok. Başkan Adnan Polat ve Yönetimi’ nin Galatasaray’ ı bundan daha da aşağı hangi seviyeye kadar düşüreceğini merakla beklemekteyiz artık..

Bana kalırsa bu işin altında başka piyastoslar dönüyor olabilir. Nedense salt “ailevi sebepler” bana biraz fazlaca fantastik bir mazeret gibi geldi doğrusu. Terim‘ in cevabı “Hele şu Fenerbahçe maçı bir geçsin, sonra bakarız” şeklinde bile olsaydı bundan daha inandırıcı olurdu sanki.

Sonuçta henüz bir gün önce basına yansıyan haberlerde Galatasaray’ ın teklifini Rijkaard‘ ın hala takımın başında olması sebebiyle geri çevirdiği açıklanan Fatih Terim‘ in ailevi sebepleri o gün sorun teşkil etmiyordu da bu gün mü bir anda ortaya çıkıverdi? Hem sonra Galatasaray’ ın maddi bir dar boğazdan geçiyor olduğunu, meteliğe kurşun attığını ve Rijkaard‘ ı gönderebilmek adına da ciddi tazminat ödediğini biliyoruz. Yani bütün bu veriler eşliğinde aradaki anlaşmazlığın parasal olduğunu düşünmek pek de safdillik olmasa gerek..

Neyse artık, bekleyip göreceğiz. Belki de gerçek tamamen bundan ibarettir. Hayırlısı diyelim biz..