Göreceli Yıldız Kavramı ve Medya İllüzyonu


2010-2011 Fenerbahçe Kadrosu
Volkan Demirel: 29 yaşında. 8 sene önce Kartalspor’ dan bedelsiz transfer edildi..

Serkan Kırıntılı: 25 yaşında. Bu sezon başında Ankaragücü’ nden kadroya bedelsiz dahil edildi..

Gökhan Gönül: 25 yaşında. Altyapısından yetiştiği Gençlerbirliği camiasından Fenerbahçe’ ye 2007′ de 1,5 milyon avro bedelle transfer oldu..

Fabio Bilica: 31 yaşında. 2009’ da Yasin Çakmak + 1,5 milyon avro karşılığında Sivasspor’ dan transfer edildi. Sivasspor kendisini bedelsiz kadrosuna katmıştı..

Diego Lugano: 30 yaşında. 2006 senesinde Sao Paulo’ dan 7,5 milyon avroya transfer oldu. Sao Paulo’ nun Plaza Colonia takımına ödemiş olduğu herhangi bir bedele rastlanmıyor..

Andre Santos : 27 yaşında. Daha öncesinde 350 bin avroya mal olduğu Corinthians’ dan 2009 senesinde 4,4 milyon avroya transfer oldu. Avrupa’ daki ilk deneyimi Fenerbahçe..

Bekir İrtegün : 26 yaşında. Kariyerinde bonservis bedelli bir transfer gözükmüyor..

Caner Erkin: 22 yaşında. Manisaspor’ dan gittiği CSKA Moskova takımına 4 milyon avroya mal olmuştu. Sezon başında Fenerbahçe’ ye 2 milyon avro karşılığında kazandırıldı..

Emre Belözoğlu: 30 yaşında. 3,5 milyon avroya transfer olduğu Newcastle United’ dan
5 milyon avro bonservis bedeliyle transfer edildi..

Baroni: 27 yaşında. Santos ile aynı sene Corinthians’ dan 6 milyon avro bedelle transfer edildi. Corinthians’ a maliyeti yok. Onun da Avrupa’ daki ilk deneyimi Fenerbahçe..

Selçuk Şahin: 29 yaşında. 2003 yılında 1,5 milyon avro bedelle İstanbulspor’ dan transfer edildi..

Uğur Boral: 28 yaşında. Kariyerindeki ilk dış transferini 2006 senesinde Gençlerbirliği’ nden Fenerbahçe’ ye bedelsiz imza atarak gerçekleştirdi..

Issiar Dia :
23 yaşında. Amiens’ den Nancy’ ye 2 milyon avro karşılığında gitti. 4 yıl sonra Fenerbahçe’ ye 6,5 milyon avro karşılığında transfer oldu.

Alex de Souza: 33 yaşında. Cruzeiro kulübüne 6 milyon avroya mal olan Alex 2004 yılında Fenerbahçe’ ye 4 milyon avroya transfer oldu..

Miroslaw Stoch: 21 yaşında. Fc Nitra’ dan Chelsea’ ye bedelsiz kazandırıldı. Orada şans bulamayınca Twente’ de kiralık oynadı. Geçirdiği başarılı sezonun hemen ardından 5 milyon avro bedelle sezon başında Fenerbahçe’ ye transfer oldu..

Kazım Kazım: 24 yaşında. Yaklaşık 300 bin avroya mal olduğu Sheffield United’ dan 2 milyon avroya Fenerbahçe’ ye transfer oldu..

Mehmet Topuz: 27 yaşında. Kayserispor’ dan Fenerbahçe’ ye 2009’ da 9 milyon avro + Gökhan Emreciksin olmak üzere rekor bir meblağ karşılığında transfer oldu..

Özer Hurmacı: 24 yaşında. Ankaraspor’ dan Özgür Çek, İlhan Parlak ve 4,2 milyon avro karşılığında geçtiğimiz sezonun başında transfer edildi..

Mamadou Niang: 31 yaşında. 2005’ de Strasbourg’ dan Marsilya’ ya 6 milyon avroya mal oldu. 2010’ da Fenerbahçe’ ye 7 milyon avro meblağ karşılığında transfer oldu..

Semih Şentürk: 27 yaşında. Alt yapıdan yetişti..

Daniel Güiza : 30 yaşında. Mallorca, Getafe’ den 5 milyon avroya aldığı Güiza’ yı Fenerbahçe’ ye sadece bir yıl sonra 17,4 milyon avroya sattı..

Gökhan Ünal: 28 yaşında. Trabzonspor’ un tarihine 6 milyon avro bedelle en pahalı transfer olarak geçen futbolcu 3,5 milyon avro + Burak Yılmaz karışılığında Fenerbahçe’ ye transfer edildi..

Elimden geldiğince vikipedik verilerle toparlayıp herhangi bir yorum katmamaya özen göstererek hazırlamış olduğum yukarıdaki listeyi özetlemeden önce amacımın Fenerbahçe kadrosuna dil uzatmak ya da amiyane tabirle hakir görmek olmadığının altını çizeyim. Ancak bilhassa son günlerde yazılı ve görsel basın tarafından zihinlere ısrarla pompalanarak Fenerbahçe kadrosuna layık görülen şu “yıldızlar topluluğu” mottosunun altını bir takım verilerle doldurabilmek açısından faydalı olacağını düşünüyorum. Yani örneklemek gerekirse “Trabzonspor iyi takım ama Fenerbahçe gibi yıldız oyuncuları yok” veya “Yabancıları Fenerbahçe’ ye oranla o kadar üst düzey değil” ya da “Böylesine pahalı yıldız oyunculara sahip bir kadronun yeri burası olmamalı” gibi biribirinden farklı söylemler ile adeta göklere çıkarılarak Türkiye standartlarının üzerinde olduğu algısının empoze edildiği bu kadronun alabildiğine objektif bir analizi olarak değerlendirebiliriz..
Kiralık olarak kadroda tutulan Yobo ile Okan ve Gökay gibi rotasyonda fazla şans bulamayan maliyetsiz genç oyuncuları kayıt dışında tuttuğumuzda takımdaki 22 as futbolcunun transfer bilgileri alt alta sıralanmış durumda. Listedeki tutarları topladığımızda yaş ortalaması 27 olan Fenerbahçe’ nin söz konusu 22 futbolcuya toplamda 88 milyon avro bonservis bedeli ödediğini görüyoruz. Bu meblağa takaslarda bir nevi para üzeri misali elden çıkarılan Burak Yılmaz, Özgür Çek, Gökhan Emreciksin, İlhan Parlak ve Yasin Çakmak gibi genç oyuncuların dahil olmadıklarını belirtelim. Ayrıca elde ettiğimiz bu rakama kadrodaki futbolcuların Fenerbahçe’ den aldıkları yıllık ücretlerin dahil olmadığını ve eldeki bütün futbolcuların son kulüplerinde kazandıkları maaşlardan çok daha fazlasını Fenerbahçe’ den kazanıyor oldukları gerçeğini de ekleyelim. Bir başka kriter olarak da, Alex, Gökhan, Niang ve Emre gibi birkaç futbolcu haricinde kadrodaki isimlerin tamamının kariyerlerindeki en büyük (veya iddialı) takımın Fenerbahçe olduğu realitesini de gözden kaçırmayalım..
Eldeki verilere takasta kullanılarak takımdan gönderilen futbolcuların maliyetleri (veya değerleri) de eklendiğinde Fenerbahçe’ye neredeyse 100 milyon avroya yakın bir bedele mal olduğu anlaşılan bu kadronun daha önceki kulüplerine olan toplam maliyetleriyse sadece 33,1 milyon avrodan ibaret. Ortaya çıkan bu somut değerin tamamını, takımda forma şansı bulamayan G. Ünal ile birlikte 30 yaş barajını aşan Alex, Güiza, Emre ve Niang gibi futbolcuların oluşturduğunu gördüğümüzde kralın pek de giyinik olmadığını farkediyoruz. Yani kaba bir tabirle açıklamaya kalkarsak, Fenerbahçe’ ye gelene değin futbol piyasasında üç aşağı beş yukarı 33 milyon değer biçilen bir kadroyu Fenerbahçe’ nin yaklaşık 100 milyona oluşturduğunu öğreniyoruz. Öte yandan, son yıllara baktığımızda Fenerbahçe’ nin para kazanarak gönderdiği neredeyse hiç bir futbolcunun olmayışı ve en yakın dönemde 4,5 milyon avroluk maliyetine rağmen bedavaya elden çıkarılmak durumunda kalan Deivid gibi futbolcuların da varlığı göz önüne alındığında, medyamızın herhangi bir kritere dayanmaksızın dilediği takıma bol keseden dağıtıp durduğu “yıldız” kavramının da sorgulanması gerektiği açıkça ortaya çıkıyor..
“Neye göre, kime göre yıldız? Alırken kaç para ödediniz? Eski kulübünde haftada ne kadar kazanıyordu, sizden ne kadar kazanıyor? Şu an satsanız kaça alıcı bulabilirsiniz?
Tabii ki yukarıdaki çeteleyi diğer büyük takımlar için de hazırlamaya kalktığımızda benzer bir tablonun ortaya çıkması kuvvetle muhtemeldir. Özellikle Beşiktaş’ ın son dönem transfer çılgınlığı göz önüne alındığında Galatasaray’ ı dahi geride bırakma olasılığını düşünebiliriz. Hatta Trabzonspor’ un da alırken hak ettiğinden yüksek bedeller ödeyip, gönderirken zarar ettiği çokça futbolcu olduğunu biliyoruz. Ayrıca listedeki değerlerin bir yıl sonra aşağı ya da yukarı yönde değişkenlik gösterebileceğinin de farkındayız. Ancak görüldüğü üzere, bizlere yıldız sıfatıyla lanse edilen bir çok oyuncunun aslında astronomik maliyetleri olan futbolcular olduğunu ve maliyet/fayda oranı açısından hayli yetersiz kaldıklarını anlıyoruz. Gözlerimize uzaktan süpernova misali yansıtılan o ışıltının gerçekte birer meteora ait olduğunu daha net bir biçimde görebiliyoruz..
Zaten gerçekte de öyle değil midir? Gecenin karanlığında gökyüzündeki meteor yağmurlarını görünce yıldız kaydığını zannederek dilek tutanlar da bizler değil miyiz? Tanrı bile illüzyon yaparken medya neden yapmasın!

Göreceli Yıldız Kavramı ve Medya İllüzyonu” üzerine 20 düşünce

  1. massimo

    bence yazıda bir yorum yanlışı var. şöyle ki; niang, emre ve caner transfer olmadan önce eş veya daha yüksek itibarlı bir kulüpten geldi. evet, onun dışındakiler de daha düşük kulüplerden transfer oldu. zaten olması gereken de budur. eğer liverpool'dan size bir oyuncu transfer oluyorsa o futbolcuda bir sorun vardır ki bizim ülkemize geliyor(örn. kewell sık sık sakatlanıyordu). aslında ben yazının amacını da pek anlayamadım doğrusu. şu adamın önceki transferi bu, fenere gelişi bu derken ne demeye çalıştını? futbolcu performansına göre fiyatını yükseltir ki bundan doğal bir şey yoktur. ikinci olarak da fenerbahçe geleceğe yatırım yapacak bir pozisyonda görmüyor kendini. bunun doğru bir yol olup olmadığı tartışılır ama düşünce budur neticede. yani fenerbahçe stoch'u transfer ederken, 2-3 sene oynatayım, sonra 10m euro ya satarım mantığıyla yapmaz transferi.
    ha yıldız mıdır diye soruyorsanız aynen sizin dediğiniz gibi kime göre, neye göre yıldızdır. burada bir medya eleştirisi var farkındayım ama neden fenerbahçe üzerinden?

    Cevapla
  2. Ufuk İlkay

    trabonun yıldızı yok diyenler, bir açıklasalar yıldız futbolcu kimdir, nedir diye…

    bugün onca yıldız futbolcunun(!) arasında xavinin en iyi futbolcu ödülü alması en iyi cevaptır asılnda bunlara

    Cevapla
  3. SuMMaNuS

    Göreceye bakalım madem:

    Volkan Demirel: Şu an ve son 5 yıldır tartışmasız Türkiye'nin en iyi kalecisi. Hatta ayrılma niyeti olsa Avrupa'da itibarlı bir takıma çok rahat gidebilir. Düzenli Milli takım forması giyiyor.

    Gökhan Gönül: Şu an ve son 2 yıldır tartışmasız Türkiye'nin en iyi sağ beki. Düzenli Milli takım forması giyiyor.

    Lugano: Geldiği günden beri tartışmasız Türkiye'nin en iyi stoperlerinden. Uruguay Milli Takımı'nın kaptanı. Son Dünya Kupası'nda ülkesinin başarısında önemli pay sahibi.

    Yobo: Kiralık. Ama kiralık olması, onca yıl Premier League tecrübesi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Zaten transfer edildiğinden beri ne kadar isabetli transfer olduğunu gösteriyor.

    Emre Belözoğlu: CVsinde Inter, Newcastle Utd takımları yer alan değişilmez Türk Milli Takım oyuncusu. Agresifliği ve zaman zaman sinirli yapısı, Türkiye'nin en iyi ortasaha oyuncularından biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    Stoch: CVsinde çok genç yaşında Chelsea kariyeri ve Twente ile Hollanda şampiyonluğu bulunan Slovak Milli Takım oyuncusu.

    Alex: Evet, şu an belli bir fiyata alıcı(!) bulamazsınız Alex için. Ama bu kriteri, Alex için sorguluyorsanız krikete başlamak için geç kalmış sayılmazsınız.

    Niang: Fransa Ligi'nin en istikrarlı forvetlerinden. Özellikle 5 sene boyunca Marsilya formasını düzenli giyip şampiyonluk ve gol krallıkları yaşamıştır.

    Semih: Kariyerinde Türkiye ligi gol krallığı bulunan Türk Milli takımının düzenli oyuncularından. Fenerbahçe'nin oyun sistemi sebebiyle 11de düzenli oynamaması, kalitesini hiçbir zaman düşürmez.

    Bir de yıldız gözüyle görmeyip saymadıklarımıza bakalım:

    Mehmet Topuz: Evet, ödenen bonservis bedeli karşılayacak bir futbol oynamıyor ama şu an bu oyuncuyu kadrosuna alıp da 11de oynatmayacak bir klup yoktur Türkiye Liginde.

    Santos: Bir başka uğruna ödenen bonservis bedelini karşılayamayan oyuncu. Ama formda olduğunda ya da konsantrasyonunu sağladığında nasıl iyi oynadığını biliyoruz. İnanmayan açar Brezilya Milli takımı maçlarına bakar.

    Dia: Fransa Liginin en gelecek vadeden oyuncularındandı. Genç yaşına rağmen Fransa Liginde düzenli forma şansı buluyordu. Fransa Ligindeki son senesinde 9 gol atarak hala gelişmekte olduğunu gösteriyordu. Senegal Milli takım oyuncusu.

    Yukarıda yazdıklarım daha objektif. Futbol hesap, kitap oyunu değil. Gerçek hayattaki futbol, menajerlik oyunu gibi hiç değil. Örneğin; bedelsiz transfer edilen Harry Kewell. Şu an parayla da satılamaz hiçbir takıma, geldiğinde de öyleydi. Ama yaptığı katkıya, oyuna bak, CVsine bak. Bir oyuncunun yıldız statüsünde olup olmadığına bakmak için bireysel anlamdaki bu kriterlere bakılır.

    Bir de şu komik cümle var: "Alex, Gökhan, Niang ve Emre gibi birkaç futbolcu haricinde kadrodaki isimlerin tamamının kariyerlerindeki en büyük (veya iddialı) takımın Fenerbahçe olduğu realitesini de gözden kaçırmayalım..". Sanırım buradaki "Gökhan", Gökhan Ünal. Yani Gökhan Gönül'ün kariyerindeki en büyük klup Fenerbahçe. O zaman bu tanıma Gökhan Gönül uymuyor, geriye Gökhan Ünal kalıyor ki bu yazının buradan belli nasıl bir subjektiflikte yazıldığı.

    Sanırım bu blogdaki okuduğum en kötü yazıydı…

    Cevapla
  4. gofis kralı

    abi bence bir oyuncunun yıldızlığı bonservis bedeliyle ölçülemez. pique için barca ne kadar vermişti manu'ya.. manchester united'la chelsea'nin hatta arsenal ve city'nin "yıldız"larını kıyaslarsak manu hafif kalır birçoğuna göre, manunun ortasahaya bak lan derler, isimlere bak, ancak ingiltere liginin lideri manu.. bu yıldız savaşları bence bizim açımızdan gereksiz tartışması, yıldızlar kağıt üzerinde değil sahada konuşuyor.. bazı gerizekalılıklara da kulaklarımızı kapatalımı öneriyorum. bir zaman daha düzelecekleri yok çünkü bence..

    summanus,

    öncelikle düzenli milli takım forması giymenin çok da övülecek birşey olmadığını söyleyerek başlamak gerek galiba, sonuçta milli takımın da,milli takıma "düzenli" şekilde çağrılan ve orda olmayıgerçekten "hakeden" diğer oyuncuların da hali ortada. onun dışında yazdıklarına çok fazla diyecek birşeyim yok, ha şu emrenin CV sinde bulunan newcastle united dışında.. ayrıca gökhan ünalı da yazabilirdin bak semihin yanına, onun da kariyerinde gol krallığı var, hatta dani güiza! stoch için de genç yaşında chelsea kariyeri demişsin de, dengi de buca'da oynuyor manucho, genç yaşında manu kariyeri olan..

    ayrıca, nedir fenerbahçe'yi trabzonspor'dan daha büyük yapan? kendi şehir takımını deplasman tribününden izleyen eziklerle birlikte 20 milyonu aşan taraftar sayısı mı? yoksa liderin 20 puan gerisinden gelse dahi lider yerine onu konuşan, onu yazan istanbul basını mı?

    Cevapla
  5. Great White

    massimo;

    önce "neden fenerbahçe" sorusuna cevap vereyim. aslında yazıda da açıkça belirttim, diğer takımlarımız hakkında da buna benzer bir çalışma yapmaya kalktığımızda karşılaşacağımız tablonun çok da farklı olmayacağını..

    ama gene yazının içeriğinde değindiğim üzere hak ettiğinden çok daha fazla abartılarak göklere çıkartılan genelde fenerbahçe kadrosu olduğu için o modeli kullandım..

    summanus;

    Evet Gökhan Ünal' dan bahsediyorum tabii ki. TS' nin büyüklüğüne gönderme yaptığımda tıpkı senin verdiğin tepkiye benzer bir yaklaşım gösterilebileceğini önceden tahmin etiğim için parantez içerisinde (ya da iddialı) ibaresini bilhassa koydum ama görünen o ki gene de yaramamış. gönül gözüyle bakarak hazırladığın listeye gelince. cevabı yazının başlığında zaten..

    Gofis;

    Bu yazının amacı da o zaten. Kağıt üzerinde yıldız gözüken ya da o şekilde lanse edilenleri sahada aynı parlaklıkta göremiyoruz işte. sonra da yukarıdaki gibi gönül gözüyle bakıyorlar olaya..

    ***

    yazıya ilaveten de şunları ekleyeyim..

    slovak milli takımında sapara 90 dk. oynarken stoch son 15 dakka görev alıyor ama stoch yıldız, diğerinin adı yok. çünkü fener' de değil a. gücü' nde oynuyor eleman..

    aynı takımda holosko vittek' in yedeği. vittek 85' de kenara alınırken holosko giriyor genelde. ama bu kafalara sorsak holosko' dur yıldız. çünkü manisa' dan alınırken eşşek yüküyle para ödenmiştir onun hatırına..

    bu tip onlarca örnek daha sayabilirim..

    Cevapla
  6. Ömer Faruk

    "Bizi aşağıya çekmeye çalışma Aykut, bize tutun, biz seni yukarıya çekeriz."Özkan SÜMER…

    Cevapla
  7. SuMMaNuS

    @ Great White;

    "kariyerlerindeki en büyük (veya iddialı) takımın"

    "En büyük" ile "iddialı" arasında dağlar kadar fark vardır. Eğer sen "iddialı" lafını ön plana çıkartacak olursan evet o zaman Gökhan Ünal hesaba katılabilir ama o zaman Stoch da Twente sayesinde girer, Yobo da Everton sayesinde girer, Dia da Nancy sayesinde girer, girer de girer.

    @ gofis;

    "kendi şehir takımını deplasman tribününden izleyen eziklerle birlikte 20 milyonu aşan taraftar sayısı mı?"

    Şu cümledeki ezikliği yapan sensin. Bir takımın taraftarı olmak için illa o takımın şehrinde doğup büyümek gerekmez. Bu nasıl hastalıklı bir düşüncedir? Buradaki en büyük ezikliği de sen yapıyorsun. Fenerbahçe'yi Trabzon'dan büyük yapan tarihidir, taraftarıdır, potansiyelidir, kazandığı başarılardır. İstediğini söyle, istediğin argümanı koy, yine de bunu değiştiremezsin.

    Ayrıca şu an Fenerbahçeli oyuncuların "halleri" takımın genel formsuzluğuyla alakalı. Yeni teknik direktör var, uygulanmak istenen yeni futbol düşüncesi var, yeni birçok oyuncu var bu sene. Haliyle ortada biraz uyumsuzluk olacak. Ama bu demek değildir ki bu adamların potansiyelleri bu. Hayır tabi ki değil. Daha önce gördük potansiyellerini bir şekilde. Yukarıda yazdım. İşte o potansiyeller ya da zamanında gösterdikleri performanslar sebebiyle yıldızlar.

    Trabzon, iyi bir takım. Şu an Türkiye Ligindeki en iyi futbolu oynayan takım. İyi oyuncuları var. Ama sanki öyle bir tutumunuz var ki sanki Trabzon yıllardır böyle oynuyor, Türkiye'nin en iyi takımı. Yarım sezondur iyi oynuyorsunuz ve lider oldunuz diye nedir bu kendinizi üstün görme durumu? Nedir bu tarihi görmezden gelip "nedir Fenerbahçe'yi Trabzon'dan büyük yapan?" sorgulamaları? Daha 2 gün önce Aykut'u eleştiriyordunuz ama aynısını siz yapıyorsunuz.

    Cevapla
  8. Great White

    summanus;

    yahu durduk yere nereden çıkardın şimdi "nedir Fenerbahçe'yi Trabzon'dan büyük yapan?" muhabbetini? yazının içeriğinde fenerin ya da onun bunun büyüklüğü mü sorgulanıyor? bunu anladın sahiden?

    kompleks yaparak büyüklüğü sorun eden adam zaten en kolayını seçer ve TV lerde 7/24 konuşulan fener' i tutar. olmadı gs' yi tutar. hadi o da olmadı biraz daha marjinal ayağına bjk' yi tutar..

    bu tür şeyleri kafasına takan adamın ne işi olur trabzonla? içime sindirdikten sonra saniyede fenerli olurum yahu. kelimei şahadet getirip müslüman olmaktan bile kolay. hani adamın dili dönmez falan. oysa burada "fenerliyim" der biter iş:)

    bu mudur yani olayınız?

    Cevapla
  9. SuMMaNuS

    Great White;

    O muhabbeti yapan ben değilim ki. Gofis, kurdu o cümleyi, ben de ona sinirlendim zaten. Yukarıda yazdıklarına bakarsan görürsün.

    Cevapla
  10. Great White

    eyvallah summanus..

    gofis kralı da ayarını biraz kaçırmış olabilir belki ama yazıda bir art niyet olmadığının bilinmesini isterim..

    şu yıldız payesinin birilerinin keyfine göre dağıtılıp durulmasına yönelik bir tepkinin dışavurumundan fazlası olarak görülmemeli..

    Cevapla
  11. gofis kralı

    summanus,

    büyüklük tartışmasını başlatan ben değilim. gökhanlar üzerinden yapmış olduğun sorgulamayla trabzonun fenerden küçük olduğunu ima eden sensin. tamam ezik lafını geri alıyorum ama ben o cümleyi kurarken nasıl bir eziklik yapmışım onu anlayamadım. yoksa sen de onlardan birisin de ağır mı geldi lafım? yine de insanların tercihlerini eleştirmek bana düşmez. ama garip değil midir sence de türkiyede trabzon hariç bütün şehirlerde, bursa da bile istanbul takımlarının ağır basması?

    fenerbahçeyi trabzondan büyük yapan tarihidir, taraftarıdır, potansiyelidir, kazandığı başarılardır demişsin.. tarihe 1907-1967 diye bakıyorsak haklısın, taraftar konusunu anlayamadım? galiba iki hafta önce 2 derece sıcaklıkta olimpiyatta nasıl 60,000 olduğunu göremedin? başarılar.. sadece futbol alanında kıyaslıyorsak bizim kazandıklarımızdan daha başka birşey kazanamadınız şu ana kadar.. potansiyelle de neyi kastettin anlayamadım..

    ayrıca ben tutup da fenerbahçe trabzondan daha küçük bir takımdır da demedim.

    great white,
    biraz konu dışına çıktık abi, kusura bakma:)

    Cevapla
  12. Adem

    Türkiye Liginin en değerli yerli oyuncuları Trabzonspor kadrosundayken konuşulabilecek tek şey yabancıların kalitesidir bence. Alex, Lugano, Niang yıldızdır, Dia ve Stoch da yıldır adayıdır. Kabûl.

    Bunu bir futbol sevdalısı olarak söylüyorum.

    Ve soruyorum, bana Selçuk ayarında bir futbolcu gösterebilir misiniz ligdeki diğer takımlarda? Colman gibi oyunun her iki yönünü de aynı hırs ve azimle kotarabilen? Jaja'nın sahip olduğu niteliklere sahip bir oyuncu daha gösterebilir miyiz? Yattara'ya ne demeli? Türkiye liginde onun gibi bir futbolcu daha var mıdır? Egemen şu anda en formda ve en kaliteli yerli defans oyuncusu. Gençken "yıldız" diye adlandırılmamış olması, onun şu an ülke sınırları içerisindeki en iyi yerli stoper olduğu gerçeğini neden gölgeliyor ki? Saçma deil mi? Neticede bu futbolcular birer araba değil. İmal edildikleri gibi kalmıyorlar, yani bir Ferrari BMW iken Egemen Murat 131 falan gibi bir durum yok. Bu adamlar gayet tabii insanlar, gerileme ve gelişime açık durumdalar.

    Yorumcular farklı çıkarımlar yapacağım diye kendilerini hiç kasmasın. İstanbul takımlarının aşırı harcamalarını sürekli bir kıyas zorunluluğuyla göstermeye çalışırlar, bilirsiniz. PAOK'un, Young Boys'un futbol değil hep maaliyeti, kaça malolduğu konuşuldu bu ekranlarda. Elenişler sonrasında yine konuşulan bu oldu. Kalite değil, oyun değil, fiyat. Bu eleştirilerin hedefini anlıyorum ama hedefe giderken kullandıkları yöntemler klişelikten çıktı, sinir bozucu olmaya başladı.

    İstanbul takımları çok para harcıyor, gereksiz para harcıyor, çarçur ediyorlar parayı. Tamam da, bunu söylemek için ve bu söylemi çarpıcı hâle getirmek için Trabzonspor ya da kadrosunu kullanmayın. Bu kadar zor mu şunu söylemek, Trabzonspor'un kadrosu daha mâkul fiyatlara kurulmuş bir yıldızlar topluluğu, X takım çok daha büyük paralara böyle takımlar kuramıyor. Nokta.

    Cevapla
  13. Anonymous

    şu fenerbahçe kompleksiniz bitmek bilmiyor 🙂 fenerbahçe messi ve ronaldo'yu mu getirmeliydi. Her yabancısının kendi milli takımında oynaması ve hatta ilk 11'inin tamamının milli takımda oynuyor olması (alex dışında ki alex'te açık ara ligimizin en iyisi tartışmasız) yeterli değilmidir kadrosunun yıldızlarla dolu olduğu gerçeğini ifade etmek açısından. Kompleksinizi yenin artık bence. Fener dışındaki takımlara da arada çamur atın en azından gizleyin duygularınızı arada bir. çok itici oluyosunuz…

    Cevapla
  14. Anonymous

    demek ki barca manu liverpool ve dengi takımlar dışında altyapılardan yetişen oyuncular ne yaparsa yapsın sittin sene yıldız oyuncu olamayacaklar.Örn: Volkan Demirel Kartalspor'da yetiştiği için Türkiye'nin en iyi kalecisi asla olamaz, yıldız oyuncu hiç olamaz. Bu blogtaki tartışmasız en kötü yazı.. En azından yazının başında niyet açıklanarak dürüst olunabilirdi. Çok kötü çook. FB düşmanlığı tavan yaptı. Fenerbahçe'nin dünya şampiyonu olduğu haftada. Ne tesadüf!!!

    Cevapla
  15. Great White

    işte tam da bu yüzden "adsız" kalmaya mahkumsunuz beyler!!

    ya da kızlar mı demem gerekirdi onu da bilemiyoruz 🙂

    Cevapla
  16. Adem

    bu blogda haftalarca emek verilerek hazırlanmış onlarca yazıyla ilgili tek bir kelâm etmeyip de beğenilmeyen yazılara "bu blogdaki en kötü yazı" demek de sizin bir kompleks sahibi olduğunuz çıkarımına vardırır beni. Ama bu kompleksin ne olduğunu da bir türlü çözemedim, siz daha iyi bilirsiniz.

    Cevapla
  17. ozzie

    Ellerine saglık. Güzel araştırılmış ve ilginç bir yazı. Yalnız Fenerbahçe için yaptığın gozlemleri bir kalemde Beşiktaş'a da uygulamak biraz elma/armut durumu yaratmış. Bu yazida kullandığın kriterleri ayni dikkatle Beşiktaş'a da uyguladığında çıkacak sonucun seni sasirtacagini düşünüyorum. Ornegin, "oyuncuların geldikleri kulübe olan maliyeti" kriterinde sırf Quaresma+Simao Fenerbahce'nin toplamını geçiyor. aynı şey "oyuncularin daha önce oynadığı büyük/iddialı takım" konusunda da geçerli.

    Yıldız oyuncu tek basına bir şey ifade etmiyor. Ancak bu yazıda ilginç ve çarpıcı bir "vizyon değerlendirme metodu" sunduğuna inanıyorum. Aynı değerlendirmeyi Beşiktaş icin de yaparsan sevinirim. Biraz istek parçası oldu ama… teşekkürler.

    Cevapla
  18. Great White

    eyvallah ozzie..

    evet haklısın. aynı metodu beşiktaş' a uyguladığımızda dikkat çekmiş olduğun "oyuncuların geldikleri kulübe olan maliyeti" kriterinde çarpıcı rakamlar ortaya çıkacaktır tabii ki..

    hele ki sadece Quaresma ve Simao' nun dolaştığı kulüpler, Guti' nin Real mazisi dahi ciddi bir sükse yaratıyor. ama işte orada bile zorlasak birinin yaşına, diğerinin her gittiği kulüpte yaşadığı mental sorunlara birer kulp takabiliriz istesek. di,yorum ya; bakış açısına göre değişebiliyor aslında..

    zaten alex, guti, quaresma, baros gibi adamların yıldızlığını tartışacak değiliz. istek parçasına gelince:)

    aslında bu yazıyı 3 büyük takımın kadrolarını vererek yazacaktım. baktım ki çok uzayacak ve muhtemelen birçok kii okumak zahmetine dahi katlanmayacak düşüncesiyle daha göz önünde tutulan fenerbahçe' yi model olarak kullandım..

    ilgin için tekrar teşekkürler..

    Cevapla
  19. UyAha

    bu her futbolcunun milli takımlarda oynaması kaliteli ve yıldız olduğu anlamına gelir klişesinden de kurtulamadı bu gençler hıncal uluç yüzünden:)

    milli takım dökülürken, sırf savunma oyuncularının hatasıyla her maç en az bir gol yediğimiz halde raykarda sallamak için gs savunması milli takım savunması derdi:)

    milli takım dediği de estonya'yı yenemeyip bosna'ya geçilen milli takım.

    bosnanın kalecisi hasagiç savunması nadarevic:) yenildiğimiz azerbaycan'ın kaptanı ve yıldızı eskişehir yedek stoperi sadıkov:)

    la uşaklar hakkaten bişey bilmiyosunuz bari susunda asabını bozmayın adamın.

    size yıldız diye yutturulan adamların aslında yıldız değil de sadece pahalı futbolcular olduğunu anlayın..

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir