Etiket arşivi: Anadolu Takımları

Üç Büyük Darbe!

ST Süper Lig’ in henüz ikinci haftası geride kaldı. Yani uzun lig maratonu süresince köprünün altından milyonlarca metreküp suların geçeceği aşikar. Ancak henüz ikinci haftada ortaya çıkan ilgi çekici tablonun meydana getirdiği kompozisyon üzerine tarihe küçük bir not düşmek istedim doğrusu..

Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray üçlüsünün ilk iki haftada oynamış olduğu toplamda altı maçtan sadece altı puan çıkarabilmiş olmaları lig tarihimizde sıklıkla rastlanan bir istatistik olmasa gerek. Hele ki Galatasaray’ ın ilk iki maçında dahi puanla tanışamamasının daha öncesinde bir örneği yoktur sanırım..

Ligin zirvesindeyse şimdilik üç Anadolu takımının adı var. Oynadıkları iki maçı da galibiyet ile tamamlamayı başaran Trabzonspor, Bursaspor ve Kayserispor topladıkları 6 şar puan ile ligin zirvesinde sıralanmış durumdalar..

Şimdilik vaziyet bundan ibaret. Bakalım ligin sonundaki fotoğraf nasıl olacak. Zira asıl önemli olan o zaman objektife hangi takımların gireceği olsa gerek..

Özellikle Galatasaraylı dostlar alınmasın; başladığı gibi gitmesi dileğiyle..

Yeniden Anadolu İhtilali (FB 1-1 TS)

Dün gece tam 26 yıl aradan sonra gene başrolünü Trabzonspor’ un oynadığı ama kazananın bu kez Bursaspor olduğu bir başka Anadolu ihtilali daha gerçekleşti Türkiye’ de. Bu ihtilal sadece Bursaspor’ un kendi sahasında Beşiktaş’ ı 2-1 yenerek şampiyon olmasıyla değil, aynı anda İstanbul’ da oynanan maçta Trabzonspor’ un lider Fenerbahçe ile 1-1 berabere kalmasıyla ortaya çıktı tabii ki. Ligin zirvesinde gerçekleşen bu deprem bir yana, üçüncülük mücadelesi veren G. Saray’ ın da G.Birliği’ ne 2-1 kaybetmesi, ligin son haftasında şiddetle galibiyete ihtiyaç duyan üç İstanbul takımının da kaderlerinin aynı olduğunu gösterir gibiydi..

Daha on gün önce Kupa finalinde Fenerbahçe’ nin 27 yıllık kupa hasretine son vererek o hasreti 28 yıla uzatan Şenol Güneş’ in Trabzonspor’ u belki de en büyük darbeyi dün gece vurdu sarı lacivertli camiaya. Günlerdir ortalıkta pervasızca dolaşan “Kupayı verip, ligi aldılar” ya da “Trabzon nasılsa Fener’ e yatar” kıvamındaki hezeyanlara inat, sadece kendi taraftarını değil maçı izleyen tüm futbolseverleri gururlandıracak ve bu ülkede herşeyin masabaşında dönmediğini, maçların sahada kazanılması gerektiğini hatırlatacak türden bir onur mücadelesi verdi dün gece Trabzonspor..

Maçtan önce skordan ziyade önemsediğim tek şey, Trabzonsporlu futbolcuların sahada arzulu, hırslı ve istekli bir futbol ortaya koymalarıydı zaten. Hatta futbolcuların jest ve mimiklerinde kendini belli edecek en ufak bir isteksizlik ya da Fenerbahçe’ ye maçı bıraktıklarını hissettirecek en küçük bir ifade bile beni sadece Trabzonspor’ dan değil, Türk futbolundan dahi soğutacaktı. Çünkü maçın hemen ardından etrafta söylenecek laflar ve ortaya atılacak dedikodular şimdiden belliydi. Zira Fenerbahçe ile aramızda “anlaşılmış” olan sözümona kupa – lig takası dışında üzerimize yapıştırılacak en aşağılık iftira, Trabzonspor’ un kendisinden başka bir Anadolu takımının şampiyonluğunu asla istemeyeceği üzerine olacaktı. Zaten haftalardır fütursuzca ciddi ciddi dillendirildi de bu iddialar. Hatta Ankaragücü maçını önem açısından göklere çıkaran zihniyet, bizimle oynanacak son maçı çantada keklik olarak göstermekten çekinmedi bile. Oysa dün gece Kadıköy’ de aslanlar gibi gururla mücadele veren Trabzonspor bu çirkin iddiaları da sahiplerine teker teker yutturdu. Her birinin suratlarına tokat gibi çarptırdı. En son 26 yıl önce kendisinin gerçekleştirdiği devrimin bir benzerini Bursaspor’ un da yapabilmesinde birincil etken oldu. Hiçbir hesap yapmadan, herhangi bir kirli senaryoya prim vermeden sadece sahada futbol oynayarak yaptı bunu Trabzonspor..

Daha maçın hemen başlarında cezasahasının önünde bir anda boş kalan Alex‘ in Onur‘ dan dönen şutunu tamamlayan Guiza ile öne geçen F. Bahçe için işler tam da istedikleri gibi gidiyordu oysa ki. Fakat hızlı kullanılan bir serbest atış sonrasında Colman‘ ın pasını orta şut karışımı bir vuruşla kaleye gönderen Burak‘ ın golü her şeyi değiştiriverdi. Bu gollerden sonra ilk yarıda her iki takımın da müthiş tempolu mücadelesini izledik keyifle. Trabzonspor’ da Serkan, Giray ve Egemen muazzam bir savunma örneği gösterirken gene Cale‘ nin savunmaya çalıştığı sol kanadı kullandı genellikle Fenerbahçe. Kalede Onur ise bir çok kez olduğu gibi gene devleşti. Her şey bir yana gerçekten de çok büyük bir kaleci kazandı Türk futbolu..

Ortasahada Selçuk, Colman ve Engin üçlüsü gerek top kullanmada gerekse defansif açıdan müthiş bir tempo ile oynadılar. Öte yandan Alanzinho ve Burak kupa maçında gösterdikleri performansı gösterememiş olsalar da zaman zaman bunaltan Fenerbahçe ataklarında defanslarına yardım etmekten geri kalmadılar. Umut ise tek bir gol pozisyonuna dahi giremediği maçta rakip stoperlere uyguladığı baskı ve defansına verdiği destek açısından verimliydi. Sonradan oyuna giren Ceyhun vasatı aşamazken Murat Tosun istekli bir görüntü çizdi ve hakem Yunus Yıldırım’ ın adeta sarı kart göstermemeye yemin ettiği Bilica’ ya bir de kart yedirdi. Maçın son dakikalarında oyuna giren Yattara ise neredeyse topla dahi buluşamadan maç bitiverdi. Maçın son dakikaları inanılmaz bir heyecan içinde Fenerbahçe’ nin yoğun baskısı altında geçerken özellikle Alex ve Guiza’ nın girdiği gol pozisyonlarında gerek defans gerekse Onur o gole izin vermedi..

Fakat bu maçta Fenerbahçe’ nin yaşadığı trajedi bir yana asıl ilginç olay, maç sonrasında Fenerbahçe tribünlerinde cereyan eden yanlış haber neticesinde tüm Saraçoğlu tribünlerinin şampiyonluğu kutlama görüntüleriydi şüphesiz. Yani 80 li yıllarda olsa anlarım anlamasına da neredeyse herkesin cebinde internet ile dolaştığı bir ortamda böylesine enteresan bir durum nasıl gelişebilir, aklım almıyor doğrusu. Herhalde dünya üzerinde iki rakip takımın iki farklı şehirde aynı anda şampiyonluğu kutladığı bir başka gece olmamıştır daha önce. Gerçekten de bu trajikomik olayın hafızalarda en az Bursaspor’ un şampiyon oluşu kadar iz bırakacağı ve her türlü platformda malzeme edileceği kesin gibi gözüküyor..

Bursaspor’ a gelince. Zaten bana göre ülkedeki en mükemmel hücum hattına sahip oldukları gerçeğiyle dahi şampiyonluğu hak eden bir tarafları vardı aslında. Ozan, Sercan, Volkan, Turgay gibi son derece etkili hücumcularının haricinde mütevazi sayılabilecek bir kadro ve ne yaptığını bilen (kendisine çok da fazla sempati duymuyor olsam da) zeki bir teknik adam ile elde ettikleri bu büyük başarıdan dolayı kendilerini yürekten tebrik ederim. Ayrıca şampiyon olabilmek için büyük takımları da yenmek gerektiği gerçeğini bize tekrardan hatırlatmış oldu Bursaspor bu görkemli zaferiyle. Her şey bir yana çok büyük iş çıkardılar gerçekten de. Türk futbolunun sadece İstanbul takımlarından ibaret olmadığını Trabzonspor’ dan sonra bir kez daha ispatladılar..

Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ nde ve Süper Lig’ de kendilerine başarılar dilerim. Uğurlar olsun..