Etiket arşivi: Eskişehirspor

Eskişehirspor 1-0 Trabzonspor (Umut – Selçuk Elele Mağlubiyete)


Dün akşam Eskişehir Atatürk Stadyumu’ nda her şeyden önce keyifli bir doksan dakika izleyeceğime emindim kendi adıma. Ne de olsa bir hafta öncesinde Kasımpaşa maçında mükemmel bir futbol oynayan takımımızın karşısında Eskişehirspor gibi ligin hem formda hem de renkli takımlarından bir tanesi vardı. Tribünlerde de gerek Eskişehirspor taraftarlarının yarattığı ambians gerekse takımlarını Eskişehir deplasmanında yalnız bırakmayan Trabzonsporlu taraftarların coşkusu da eklenince maçtan beklentim had safhaya ulaşıverdi doğal olarak..

Ancak zeminin yağmur sebebiyle ağırlaşmış oluşu maçın ilk dakikalarında Şenol Güneş’ in top tekniği yüksek oyunculardan oluşturduğu ortasahasının işini zorlaştırmaya ve daha dinamik oyunculardan kurulu Eskişehrispor ortasahasının ekmeğine yağ sürmeye başladı. Maçın ilk yirmi dakikalık bölümü iki takımın kontrollü bir futbol ortaya koymasıyla geride kalırken son haftaların tartışılan adamı Umut Bulut’ un adeta takımına ihanet edercesine sergilediği cahillik neticesinde bir kişi eksik kaldı sahada Trabzonspor. İlk pozisyonda hakem ile girdiği anlamsız diyalog yüzünden boş beleş bir sarı kartı gören Umut, hemen bir dakika sonrasında rakibi Bülent’ e attığı anlamsız dirsek darbesiyle ikinci sarı kartı görerek mükemmel geçebilecek bir maçın da içine tuz biber ekiverdi. Profesyonel bir futbolcunun böylesine saçmasapan bir şekilde kendisini oyun dışına attırmasına söylenecek bir söz bulamıyorum ben açıkçası. Gerçekten yazık..


Sahada on kişi kalan Trabzonspor, geride kalan dakikaları daha çok kendi yarı alanında bekleyip ileriye attığı uzun topları Alanzinho ile buluşturabilme gayretiyle geçiştirirken ilk yarı bu şekilde tamamlandı. İkinci yarının hemen başında Şenol Hoca’ nın takıma müdahale edeceğini zaten bekliyordum. Hatta ağır zeminden en fazla etkilenen Gabric ya da Colman‘ ı oyundan alıp fizik üstünlüğü ve hava hakimiyeti bulunan Ceyhun’ u sahaya sürerek ortasahayı güçlendireceğinden emindim ki nitekim o doğru hamle geldi. Fakat aynı anda yaptığı değişiklikte sahada tel tel dökülen Selçuk yerine Alanzinho’ yu sahadan çekip Burak Yılmaz’ ı sürmesini hayretler içerisinde izledim. Son haftaların hücumdaki en formda oyuncumuz olması bir yana, ortasahadaki pas alışverişlerini düzenleyen, topun ayağımızda kalmasını sağlayan, defansın arkasına süratli koşular yapabilen ve top rakipteyken pas aralarına girerek rakibin ortasahasındaki pas trafiğini bozan bir futbolcuyu oyundan çıkarmanın mantıklı bir gerekçesini bulamadım ben..

Zaten ikinci yarı başladığı anda bu seçimin ne kadar yanlış olduğu apaçık bir şekilde ortaya çıkmış oldu. Burak Yılmaz hücumda hiçbir varlık gösteremediği gibi defansif açıdan da herhangi bir katkı sağlayamadı. Oysa ikinci yarıda Alanzinho sahada kalmış olsaydı, bir kişi fazla oynayan Eskişehirspor’ un pervasızca kalemize yüklendiği dakikalarda geride bıraktıkları boşlukları çok daha iyi değerlendirebilecek bir ortam da bulacaktı kendisine. Kaldı ki o fırsatlar Burak’ ın eline birkaç kez geçmiş olsa da bu pozisyonların hiçbirinde rakibini eksiltmeyi ve tehlike yaratmayı beceremedi. Tam bu noktada kendisine halihazırda çok güvendiğim Şenol Hoca’ nın ölümcül hatasını kabul etmek gerek doğrusu..

Maçın ikinci yarısında özellikle Sezer Öztürk’ ün önderliğinde atak üstüne atak geliştiren Eskişehirspor Ümit Karan ile bulduğu pozisyonların tamamında kalesinde devleşen Onur’ a takıldı. Kalemize ulaşamayan bir çok akında ise Song mükemmele yakın bir futbol ortaya koydu. Son dakikalara girilirken iyiden iyiye bunalan takıma Şenol Hoca’ nın bu kez doğru bir hamle yapmasını ve takımın biraz olsun nefeslenmesini ümit ettiğim anda beni şoke eden bir değişiklik daha yaşandı. Topu ayağımızda bir saniye daha fazla tutabilmenin dahi büyük anlam kazandığı o dakikalarda oyundan alınan isim Engin Baytar oldu. Acaba onun yerine ortasahada pres yaparak rakibin oyununu bozabilecek kapasitede bir Sezer hamlesi olur mu diye düşünürken sahaya bir başka uzun forvet Murat Tosun giriverdi..


İşte bu hamlenin ardından Eskişehirspor bizi resmen domine ediverdi. Ortasahamız tamamen oyundan düşünce son haftaların son derece formsuz adamı Selçuk adeta paralize oldu. Hatta uzatma dakikalarında öylesine bir acziyet içerisine düştü ki Eskişehirspor forvetlerinin yapamadığı asistleri yapmaya başladı Ümit Karan‘ a. Bunlardan bir tanesini maçın yıldızı Onur kurtarırken, diğerinde top ayağımızdayken saçmasapan bir şekilde taca gönderdiği top kalemizde golle sonuçlanan akın haline geldi..

Kısaca özetlersek başta Umut‘ un anlamsızca gördüğü kırmızı kart, ardından Şenol Hoca‘ nın kendisine yakıştıramadığım iki yanlış hamlesi ve kendisine maç boyunca sabredilen Selçuk‘ un berbat performansına hakem Serkan Çınar‘ ın “Gol olana kadar devam” zihniyeti de eklenince bu maçtan puan alabilmemiz mucizelere kalacaktı. Mucizelere inanmayan bir insan olarak sonuca da pek şaşırmadım tabii ki..

Son olarak bir paragraf da Rıza Çalımbay‘ a açmadan geçemeyeceğim. Bir önceki sezon bu stadyumda kazandığımız 5 gollü galibiyetin etkisinden midir bilemiyorum ama maç boyunca en az sahadaki Ümit Karan kadar çirkef ve saldırgan bir tutum içerisindeydi. Giray‘ ın adeta vücudunun içine sokmaya çalıştığı kollarını arkasında kavuşturduğu pozisyonda meydana gelen topun ele çarpma anına dakikalar boyunca ağlarcasına itiraz edişi bile hocalığı bir yana karakter olarak da onun hiçbir zaman büyük takım hocası olamayacağının ispatı gibiydi aslında..