Etiket arşivi: Eskrim

İzlenmesi Keyifsiz Sporlar

Hani bazı spor dalları vardır, TV’ de falan denk geldiğimizde anında zaplar geçeriz. Biraz izlemeye kalksak kurallarını pek bilmediğimizden bir halt anlamayız. Hatta çoğu zaman kurallarını biliyor olduklarımızdan dahi keyif almayız. Bu sporlar belki yapana büyük zevk verir vermesine ama izlenmesi hayli sıkıcıdır. Ben de bu spor dallarından birkaç tanesini yazayım dedim. Bu sporlara ilgi duyan ya da bizzat yapan arkadaşlar alınmazlar umarım..

Sualtı Hokeyi

Bu sporu yapan bir kişiyle tanışmış olmasaydım böyle bir spor dalından haberim bile olmayacaktı belki de. Söz konusu arkadaş, ona benim de iyi yüzdüğümü söylediğimde beni takım ile yaptıkları antrenmana davet etmişti. Ben de evime çok yakın olan ve zaman zaman sabah koşularına gittiğim Burhan Felek Spor Komleksi’ ne ait olimpik yüzme havuzundaki antrenmanlarından bir tanesini izlemeye gitmiştim. Daha doğrusu kafalarında şnorkeller, ayaklarında paletler, suratlarında maskeler ile havuz içerisinde debelenen bir grup insan izlemiştim. Yani o esnada bir spor aktivitesi yapıldığından haberim olmasa havuzun dibinden midye çıkarmaya çalıştıklarını dahi düşünebilirdim. Hatta sonrasında eleman bozulmasın ayağına “Baba harbiden de zor bir spormuş yahu, benim kondisyonum yetmez buna” diyerek de kaçızlamıştım mekandan. Şimdi hala devam ediyorlar mı bilmiyorum..

Eskrim

Bu sporu yapıyor olsaydım büyük ihtimalle keyif alırdım belki ama izlerken hiçbir halt anlayamadığımı itiraf etmem gerek. Ellerindeki kılıçların uçlarında ve giyilen yeleklerde bulunan belli noktaların elektronik bir takım zımbırtılar ile skora dönüşmesi neticesinde birileri birilerini 3-5 saniyede yenip havalara zıplar ama biz hiçbir halt anlamadan buzhane balığı gibi bakarız öyle. Şimdi orada herifin neresine nasıl vurdu da böyle seviniyor diye biz düşünüp dururken maç bitmiştir bile..

Hentbol

Bu da hayli zorlama ve gereksiz sporlardan. Zorlama oluşu gene neyse ama izlemesi de yavan bir spor. Yani basketbolu ayak ile oynamak ne kadar gerekliyse bu da en fazla o kadar gereklidir herhalde. Ayrıca bu hentbolcülerin en iyisi ile en kötüsü arasındaki kalite farkını da çözemiyorum ben. Sanki hepsi hemen hemen biribirinin aynı kalitesindeymişler gibi geliyor bana. Hele o kaleciler ne işe yararlar bir türlü anlamam. Halısahada sırayla kaleye geçen ve gol yedikten sonra değişen kalecilerden biraz daha hallice gibiler. Tamam, biraz abartmış da olabilirim belki ama bu spora oldum olası hiç ısınamamışımdır..

Golf

Zamanında ensesi kalın kodamanların “Ulan şöyle bir spor icad edilse keşke. Bir kere bünyeyi fazla yormasa. Hafiften yürüyüş, temiz hava, doğa ortamı falan olsa. Eşimiz, dostumuz, manitamız da yanımızda takılabilse. Topla falan oynansa. Hatta bir yandan spor yaparken diğer yandan arada iş de konuşup bir şeyler de tıkınabilsek ne kıyak olurdu be” şeklindeki serzenişlerinden türetilmiş olması muhtemel bir spor dalı olsa gerek. Oynayandan başka kime zevk verir anlamak güç. Genellikle ormandan bozma koca bir arazi içerisindeki 18 farklı deliğe top sokarak mutlu olunur olunmasına da böyle bir aktivitenin 2016 Olimpiyatları’ na alınmış olmasına ne demeli bilemiyorum. Madem öyle, en uzağa tek parça halinde balgam atma kategorisi de eklenseydi bari. En azından bir dalda altın madalyamız garanti olurdu..

Bu spor dallarının haricinde Atıcılık, Okçuluk, Yelken, Judo, Rugby, Beyzbol gibi spor dallarını da izlemekten pek haz etmem. Zaten izlemiyorum da. Şaka maka gene Futbol en iyisi yahu. Estetik, güç, teknik, zeka, taktik, hız, çeviklik ne ararsan var. Daha ne olsun..