Etiket arşivi: Fatih Tekke

Ne Robinho, Ne Adebayor.. Fatih Tekke Beşiktaş’ a!!

Haftalardır gerek kolpacı basın tarafından gerekse özellikle Beşiktaş forumlarında fink atan kimi duyumcu tayfası tarafından dillendirilip durulan Robinho ve Adebayor gibi fantastik transferlerin aksine şeytanın dahi aklına gelmeyecek derecede radikal bir tercihte bulunarak Fatih Tekke ile anlaşma yoluna gitmiş Demirören Yönetimi..

Biraz önce Ntvspor’ da geçilen habere göre yıllık 300 bin euro kiralık ya da 750 bin euro bonservis bedeli üzerinden iki yıllık bir anlaşmaya varılacağı bildirildi eğer yanlış duymadıysam. Beşiktaş’ dan senede yaklaşık 750 bin avro ve maç başına 40 bin TL alacağı bilgisini de ilave edeyim. Zaten anlaşılan o ki, günler öncesinden Fatih Tekke ile her konuda anlaşma sağlanmış bile. 15 milyon avro karşılığında Milan’ a imza atan Robinho söylentilerinin ve ardı ardına patlatılan flaş transferlerin ardından Yönetim’ in bu son dakika hamlesi Beşiktaş camiasında nasıl karşılanır; orası da ayrı bir muamma tabii..

Ne diyelim ki.. Trabzon’ a dönebilmeyi bir türlü başaramamış olsa da Beşiktaş’ a gelerek bir çıkış yapabilme düşüncesinde olan eski kaptanımıza başarılar dileyelim buradan ve sözü Beşiktaşlılar’ a bırakalım en iyisi..

Son anda bir aksilik çıkmaz ise her iki taraf için de hayırlısı olsun..

3 x Fatih Tekke = Bruno Alves

Geçen gün TV’ de alt yazı geçerken rastladım ve hayli de şaşırdım. Rusya’ nın Zenith kulübü, kariyeri Porto’ da ve kiralık gittiği birkaç takımda geçen başarılı stoper oyuncusu Bruno Alves‘ i tam 22,000,000 € karşılığında transfer etmiş..

Ligimizde leblebi gibi gol atan Fatih Tekke‘ yi tam dört sene önce 28 yaşındayken Zenith’ e 7,500,000 € karşılığında sattığımızda ne de büyük iş becerdiğimizi düşünmüştük oysa ki. Şimdiyse bakıyoruz, adamlar 29 yaşındaki bir stoper için o paranın tam üç katını Porto’ ya rahatlıkla verebiliyorlar. Hem de dört yıl öncesine nazaran dünya global bir krizin pençesindeyken..

Şimdi çok da önemsizleştirmek istemiyorum ama sonuçta bu adam bir stoper. Hani bir Terry ya da Puyol da değil üstelik. Kaldı ki onların savunduğu defanslar da yeri geldiğinde patır kütür gol yiyorlar yani. Tabii sözleşmenin içerisine takımın yediği her gole karşılık Bruno Alves‘ den 100,000 dolar kesileceği şeklinde bir şerh düşülmüşse bir şey diyemem!!

İşin ironisi bir yana, Zenith’ in verdiği ya da Porto’ nun kazandığı para da diğer yana biz bu adamlara Fatih Tekke‘ yi tabiri caizse “bedava” ya vermişiz meğer. Üstelik, Türk futbol tarihinin en yüksek bedelli bonservis ücretiyle transfer olan yerli futbolcusu olma ünvanını elde etmesine rağmen..

Bu kıssadan nasıl bir hisse çıkar derseniz, bana göre bu ecnebi tayfası ota b.ka saçarken esirgemedikleri paranın musluğunu bize gelince ingiliz anahtarıyla kısıveriyor her nedense. Herhangi bir ürünü gösterişli bir vitrinden alırken değerinin on katını ödemekten çekinmeyen tüketici modelinin aynı ürünü işporta tezgahında gördüğünde pazarlığın dibine vururcasına çingenelik yapma tribi kısmen burada da geçerli sanırım. Türkiye ligini de bir nevi işporta tezgahı kıvamında görüyor olmalarının altında yatan psikoloji de bu olsa gerek..

Platonik Fatih Aşkı !

Kendi adıma Şenol Hoca’ yı severim. Hocalığını, kariyerini falan geçtim, kendisini insani yönden çok beğenirim. Yani sonuçta kendisiyle oturup karşılıklı bir kahve içmemiş olsak da saha kenarındaki duruşunu, futbolcularına olan yaklaşımını, polemikten uzak duran kişiliğini, mütevazi yapısını ve her ne kadar ara sıra (felsefi demeç vereceğim tribiyle) zorlayarak yaptığı bazı söylemlerini eleştirsem de genel olarak yorumlarını takdir ederim..

Lakin önümüzdeki hafta sonu Trabzon’ da oynayacağımız son derece önemli olan Galatasaray maçı arifesinde gene kendisini bir şekilde tutamamış ve aylardır gündemimizden bir türlü söküp atamadığımız Fatih Tekke ile ilgili görüş beyan etmiş..

Az önce Fanatik’ de rastladığım habere göre “Seneye bakarsınız ki Fatih orada uyumsuzluğu ya da herhangi bir sorun oldu, anlaşamadı. Fatih yine gelebilir. Oynadığı müddetçe, gücü varsa, takıma katkı yapacaksa yine gelebilir. Şu anda gelmedi, ileride başka bir görevle kadroya dahil olabilir. Trabzonspor ile sembolleşmiş bir oyuncuyu dışlamak doğru değil” demiş hoca..

Yahu iyi hoş da, hafta sonu ligin tepesindeki Galatasaray ile oynuyoruz. Bu maçı kazanmak belki bizim artık neredeyse sıfırlanan şampiyonluk şansımızı artırmayacak olsa da en azından ilk üçe girebilmemiz hususunda ciddi bir avantaj sağlayacak. Ayrıca herkesin diline pelesenk olmuş “Şenol Hoca ile büyük maçlar kazanılmaz” tespitini çürütebilmek adına da büyük bir önem taşıyor olduğu cabası..

Şimdi önümüzde topyekün camia olarak yoğunlaşmamız gereken böylesine önemli bir maç varken hala Fatih Tekke’ nin bilmem hangi şartlar altında, bilmem kaç ay sonra tekrardan gelebilme olasılığına kafa yormanın ve bu gereksiz hadiseyi gündeme oturtmanın anlamı ne? Gerçi suç sadece hocanın da değil. Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu daha geçen gün benzer bir demeç daha vermişti. Ama Şenol Hoca’ nın bu toplara girmemesi gerekiyor. Fatih Tekke ile ilgili kendince umut yeşerten mesajlar vermek yerine enerjisini 3 milyon avroya mal olan Teofilo’ yu motive etmek için harcaması gerekiyor..

Bu taraftar, artık iyiden iyiye kısırlaşarak kişiselleşen ve adeta platonik bir aşk haline gelen Fatih Tekke mevzuusunu tartışmaktansa onun yerine tercih edilen Teofilo’ yu, takımda kerhen şans bulabilen Alanzinho’ yu, son haftalarda formdan düşen Colman’ ı ve sakatlığından sonra yükselişe geçmesi beklenen Gabric’ i sahada görmek, onları izlemek istiyor. Gerçekten istese ve o derece seviyor olsaydı sezon sonunda bonservisi elinde imza atabileceği Trabzonspor yerine Rubin’ i tercih eden bir futbolcuya orada başarı dilemekten fazlasına ne gerek var, anlayabilen beri gelsin..

Sezon sonuna kadar bu konu hakkında artık boş yere konuşmayı bırakıp sezon sonunda Fatih’ i alacaksanız alın, almayacaksanız bir kez daha açılmamak üzere kapatın artık şu defteri bir zahmet..

Fatih Tekke Sendromu

15 gün önce Fatih Tekke ile ilgili bir yazı yazmış, iyiden iyiye kronik bir vaka haline gelen transfer sorununa da değinmeye çalışmıştım. O yazıyı yazdığımda henüz Gutierrez transferi gerçekleşmemiş, Gökhan Ünal’ ın Fenerbahçe’ ye gidişi de kesinleşmemişti.

Şimdi gelinen noktaya bir bakalım. Trabzonspor Kulübü’nün dün yapmış olduğu açıklamadan öğreniyoruz ki bu transfer belli sebeplerden dolayı dondurulmuş. Sebepler arasında hem Zenith teknik direktörünün Fatih’ i kadrosunda görmek istemesi hem de önceden yapılan bir takım anlaşmalara sadık kalınmaması gibi durumlar gösteriliyor kulüp tarafından. Yani TS Yönetimi açıkça söylemese de üstü kapalı bir şekilde “Fatih, parayı Trabzonspor sevgisinin üzerinde tutuyor ve bizimle çetin pazarlıklara giriyor” izlenimini zerk ediyor zihinlere..

Tabii Fatih de boş durmuyor ve bugün yapmış olduğu basın toplantısı ile kulübe detaylı şekilde cevap vererek adeta bir anlamda içini döküyor. Gerçi uzun uzadıya anlatmış olduğu konularda çok da fazla can alıcı yerlere değinmekten kaçınıyor olsa da demeçlerinin bir kısmında açıkça hissedilen sitemkarlık ve dışlanmışlık havasını sezememek mümkün değil.

Aslında kısaca şunu söylüyor Fatih “Benim Trabzonspor’a geri dönebilmek için sarfetmiş olduğum çabanın yarısını bile sarfetmedi Yönetim” Fatih bu konuda haklıdır haklı olmasına ancak ya Yönetim de kendi açısından haklıysa. Bir de işin o kısmı var. Bazı konular vardır ki her iki taraf da kendince haklı olabilir. Bu da sanırım öyle durumlardan biri olsa gerek..

Yönetim’ in en büyük hatası zaten sezon başında bir forvet transferi yapmaması ve daha da inat ederek Fatih’ i geri getirmemesiydi. Burası kesin. Bunu tartışmaya bile gerek yok. Guti ya da Fatih o dönemde alınmış olsaydı, şimdi bu tartışmaların hiçbiri yaşanmıyor olacaktı muhtemelen.

Fakat şu an durum ve şartlar değişti. Yönetim ara transferde Murat Tosun, Burak ve Guti’ yi transfer ederek forvet hattını bir şekilde dörtlemiş oldu. Şu dakikadan itibaren Yönetim’ in 3-4 ay sonra boşa çıkacak 33 yaşındaki bir forvet için para ödemesi bence de gereksiz bir hamle olur. Ancak Yönetim bu tavrını net bir duruş ile açıklayamadığından dolayı haklı gözüken davasında bir kere daha haksız duruma düşmekten kurtulamamıştır. Yani bir kaosu da düzgün yönetin yahu..

“Peki Gutierrez yerine Fatih transfer edilseydi?” Bence iyi fikirdi ama sonuçta bu da Yönetim’ in tercihidir. Sadri Başkan tercih hakkını Fatih’ den 9 yaş genç yabancı bir futbolcudan yana kullanmıştır. Şimdilik kapalı bir kutu olan ama istatitiksel veriler ışığında oldukça iyi görünen Guti, beklenen performansı gösteremezse yapılacak eleştiriler de zaten bu yönde yoğunlaşacaktır. Bunu şimdiden tahmin edebilmek pek de zor olmasa gerek..

Ayrıca şu da var tabii. Şenol Güneş genel olarak tek forvet ve arkasındaki ofansif ortasaha yapılanmasına dayalı bir futbol anlayışına sahiptir. Gutierrez’ in gelişiyle Umut, Murat, Hasan ve Burak’ ın yedek soyunacağını düşünecek olursak en azından sayısal olarak bir forvete daha ihtiyacımızın kalmayacağı açıkça görünüyor..

Çift forvet oynamaya kalktığımızda ise Umut’ un yeri zaten hazır gözükse bile bu kez de serbest oynayan ve hayli de form tutan Alanzinho’ ya kulübenin gözükmesi ihtimali doğacak. Bir de üzerine sakatlığı düzeldikten sonra takıma katılacak olan Yattara ve Zafer Yelen’ i de düşündüğümüzde ofansta çok da sorun yaşanacağını düşünmüyorum ben..

Şimdi bütün gözler yeni transfer Gutierrez’ in üzerinde olacak hiç şüphesiz. Üreteceği gol ve asist sayısı kadar önemli olan bir şey de şu ki, Trabzonspor’ un oyununa katacağı artı değerler. Şayet o da beklentilere cevap veremez ve takım ikinci yarıda ciddi gol sorunları yaşayıp puanlar kaybetmeye başlarsa bu kez Sadri Başkan’ ın işi öncekinden çok daha fazla zorlaşır..

Demedi demeyin.

Fatih Tekke Fenomeni

Öncelikle kısa bir Fatih Tekke tasviri yapmak gerekirse, alt yapısından yetiştiği Trabzonspor formasını ilk olarak 1994 yılında giymişti Fatih. O dönemlerde hatırladığım kadarıyla forvetten ziyade ofansif ve gole yakın bir ortasaha oyuncusu (Alex gibi) izlenimi veren bir forvet oyuncusuydu. Fakat bunun yanında teknik özellikleri üst düzeyde olmasına rağmen ikili mücadelelerden uzak duran, hatta disiplin bilinci fazla yüksek olmayan bir futbolcuydu..

Sonrasında tecrübe kazanması amacıyla Altay’ a kiralık gönderildi. Orada görevlendirildiği forvet mevkiinde yüksek performans gösterdikten sonra 1998’ de tekrar Trabzon’ a dönmüş ama gene istikrarsız geçen bir dönemin ardından 2000 senesinde G. Antep’ e transfer olmuştu. Hem de o dönemlerde bir anlık yıldızı parlayan ama sonrasında kaybolup giden Erhan Namlı ile bir de üzerine para verilip takas edilerek..

G. Antep’ de de başarılı bir grafik çizen yıldız forvetin 2003 senesinde Trabzonspor’ a dönüşü ise asıl Fatih Tekke rüzgarının başlangıcıydı. Türk Futbol Tarihi’ ne Fatih Tekke ismini altın harfler ile kazıtan bu 3 yıllık dönemin en önemli özelliği Yattara, Gökdeniz, Szymkowiak gibi kreatif yönleri ağır basan futbolcularla zenginleştirilmiş hücum hattıydı şüphesiz..

2004-2005 sezonunda 31 gol atarak elde ettiği gol krallığı da gene bu döneme denk gelmişti. Tabii ki bu başarılara kayıtsız kalınmadı ve kendisini transfer etmek isteyen bazı yabancı kulüpler ortaya çıkıverdi. Gelen teklifler değerlendirildi ve 2006’ da ülkemizin yerli futbolcular bazında rekor transfer bedeliyle (7,5 milyon avro) Zenith’ e transfer oldu. Tabii bu dönemde yaşanan bazı tatsız olayların da (bahis, silahlı saldırı gibi)bu transfere belli ölçüde etki ettiğini kabul etmek gerekir..

Trabzonspor formasıyla 16 yıl boyunca hasret çektiği şampiyonluk ve Avrupa başarısına ne ilginçtir ki Zenith formasıyla ilk senesinde kavuştu Fatih. Ersun Yanal döneminde şans bulduğu Milli Takım’ da Fatih Terim döneminde kişisel sorunlar sebebiyle görev alamayan Tekke’ nin Zenith’ deki huzuru ikinci sezonundan itibaren bozulmaya başladı. Zira aklının bir köşesinde hep Trabzonspor vardı. Çünkü çok sevdiği Trabzonspor’ da hala tek bir şampiyonluk dahi yaşayamamıştı kendisi..

İşte 2009-2010 sezonun başı bu özlemi giderebilmek adına hem Trabzonspor hem de Fatih Tekke için bulunmaz bir fırsattı ancak o dönemde Sadri Şener ve Yönetimi’ nin basiretsiz tavrı ve kayıtsız yaklaşımı sebebiyle o fırsat değerlendirilemedi..

Sonrası malum.. Sırf kuru bir inat uğruna gerçekleşmeyen forvet transferi sebebiyle ligin ilk yarısını forvet hattındaki iki ismin toplamda 6 gol atabildiği ve liderin 10 puan gerisinde 6 ncı sırada tamamlayabildiği bir Trabzonspor portresi..

Ardından Şenol Güneş’ in ekranlardan Fatih Tekke’ yi takıma açıkça davet edişi ve Sadri Başkan’ ın “Her takımın 4 forveti var, biz de 2 forvet daha alacağız” açıklaması düşüverdi gündeme. Sözü edilen bu iki forvetten bir tanesi bedavaya kapatılan Murat Tosun ise geriye bir forvet daha kalıyordu ki o ismin de Fatih Tekke olması sürpriz sayılmazdı. Ancak sözleşmesinin bitimine 6 ay kalan ve 33 yaşına giren bir oyuncuya 2 milyon avro bedel ödemek ne derece mantıklıdır; orası da ayrı bir tartışma konusu..

Hadi o parayı ödemektense sezon sonunda bonservisini eline alacak Fatih Tekke’ yi takıma kazandırdık diyelim. Peki bir sonraki şampiyonluk hayalini her ne kadar yetenekli olursa olsun 33 yaşına giren bir forvetin göstereceği performansa bağlama çaresizliğine ne demeli?

Kişisel fikrim şudur ki; Fatih bu sezonun başında alınabilmiş olsaydı Trabzonspor için çok büyük bir artı güç olacak, mevcut forvetlerin üzerinde biriken negatif enerji bu derece artmayacak ve muhtemelen takımın puan cetvelindeki yeri şimdikinden çok daha iyi olacaktı..

Ancak bu futbolcu devre arasında alınmayacaksa ve bir sonraki sezonun başına sarkıtılacaksa o saatten sonra gerçekleştirilecek Fatih Tekke transferi, motoru bozulmuş bir aracı arkadan itekleyerek götürmeye çalışmaktan öteye gitmeyecek bir hamle olacaktır gözümde..

Her ne kadar yaşı ilerlemiş de olsa ayağına aldığı her topu ustalıkla saklayan, rakip kaleye sırtı dönük oynayabilen, hava hakimiyeti üst düzeyde olan, son vuruş yeteneğinin yanında pasör özelliği de bulunan böylesi özel bir oyuncuyu 40 yaşında dahi olsa mevcut forvetlerimizin yerine rahatlıkla kabul eder bu bünye fakat, forvet transferi için koca gezegende başka bir alternatifimizin kalmaması şartıyla tabii ki..

Neyse efendim; hayırlısını umut ederek gelişmeleri merakla takip etmeye devam..