Etiket arşivi: Gökhan Ünal

Gökhan Ünal Fener’ e (Pek yakında Beşiktaş’ a)

Son zamanlarda Gökhan Ünal transferiyle ilgili öyle farklı denklemler kurulmaya başlanır oldu ki hangi spor sitesine baksam Gökhan = x + y + para gibi farklı kombinasyonlarda kurulan eşitlikler gözüme çarpıyor. Gerçi bu eşitliklerin hiçbirisi eşit değil ya neyse..

Galatasaray’ a transfer olacağı söylentilerinin ardından son olarak Hürriyet kaynaklı aşağıdaki haber gözümüze ilişti bugün..

TRABZONSPOR, yeni yılın ilk günü “Gökhan Ünal’ı transfer etmeyi düşünür müsünüz?” diyerek Fenerbahçe’nin kapısını çalmış ve bu haberi HÜRRİYET manşetinden duyurmuştu. Yapılan pazarlıklardan bir sonuç çıkmamıştı. Tam konu kapandı denilirken dün önemli bir gelişme daha yaşandı. Bordo mavililer, F.Bahçe’nin karşısına bu kez yeni bir öneriyle çıktı: “Önder ve bir miktar para verin, Gökhan’ı alın.”

Sarı lacivertlilerle temasa geçen Trabzonsporlu bir yönetici, “Kadro dışı bıraktığınız Önder’e ihtiyacımız var. Onu ve üzerine bir miktar para verirseniz Gökhan Ünal’ı alabilirsiniz” dedi.

Golcü transferini aceleye getirmek istemeyen Fenerbahçe ise “bekle gör” taktiği uyguluyor. Roberto Carlos’tan açılan yabancı kontenjanı pivot santrforla doldurmak isteyen sarı lacivertlilerin hedefindeki ilk isim Valencia’nın 2.02’lik Sırp forveti Nikola Zigiç.

İspanyol kulübüyle 2012’ye kadar sözleşmesi bulunan 29 yaşındaki golcüden haber bekleyen Fenerbahçe, bu transferin gerçekleşmemesi durumunda Trabzonspor’un önerisini dikkate alacak. Yani, Gökhan Ünal konusu şimdilik bir kenarda duruyor. Kim bilir, önümüzdeki günlerde tarafların yolu bir kez daha kesişir ve Gökhan’ın Fenerbahçe’ye transferi gerçekleşir.

Yani arkadaş, habere göre ciddi ciddi Zigic’ e sulandığı anlaşılan bir takımın ikinci alternatifi Gökhan mı olur yahu? Sanki bunların ikisi arasında başka futbolcu mu kalmadı?

Tekel bayiinden gidip havalı havalı Jack Daniels istiyorsunuz, ama bakıyorsunuz ki fiyatı 60 papel. “E o zaman bir tekel birası alayım” mı dersiniz? Bu nasıl iş?

Hem sonra FB ile temasa geçen “Trabzonsporlu bir Yönetici” kimdir? Gizlice mi geçmiş temasa? Bir de Önder’ in üzerine bir miktar da para istenmiş. Yol parası ister gibi. Şimdi 500 bin avro da, 5 milyon avro da bakış açısına göre bir miktar paradır yani..

Bu arada yazının sonu da enteresan. Açıkça bir temenni havası var sanki. Gerçi o temenniye yürekten katılmamam mümkün değil ama belki Gökhan benim çok sevdiğim bir oyuncu. Bir TS taraftarı olarak ayrılmasını istemiyor olamaz mıyım? Bu ne zigic bir gazetecilik anlayışıysa?

Hayırlısıyla gitse de kurtulsak. Sadece Gökhan’ dan da değil, şu zırvalardan da kurtulsak artık..

40 Yılın Kazığı Gökhan

Başlığı görenler ilk etapta şunu düşünebilirler. Gökhan Ünal’ a gelene kadar neredeyse tek gol atamadan gerisin geri dönen Agustine, Bushi, Tomas Jun gibi forvetlerin de zamanında Trabzonspor’ a geldiğine dikkat çekebilirler..

Ama şu da var ki, kariyerinin henüz başlarında Çek Milli Takımı’ nın gelecekteki forveti olarak lanse edilmesine rağmen Trabzonspor’ da varlık gösteremediği için, hala büyük saygı duyuyor olduğum eski başkanımız Atay Aktuğ’ un başını yiyen 3,5 milyon avro maliyetli Tomas Jun bile kendisinin neredeyse iki katına mal olan Gökhan kadar şans bulamadan ayrıldı şu takımdan..

Sadri Başkan’ ın bir önceki sezon başında Ersun Yanal’ ın da tavsiyesiyle adeta gövde gösterisi yaparcasına “Galatasaray’ ın elinden kaptığı” Gökhan Ünal’ a yaklaşık 6 milyon avro ödedi bu camia. Korkunç bir bedel. Karşılığında aldığı ise toplamda birbuçuk sezonda atabildiği 17 golden ibaret..

Peki ya şu taraftarın bünyesinden götürdüklerinin maliyeti nedir acaba?

Topa olan her temasında topun yumuşayacağı yerde daha bir ivme kazanmasına sebep olan top kontrolü yetersizliğinin, yere düşmüş bir oyuncuyu dahi geçebilmekte zorlanan dripling zaafiyetinin, topu orta yerinden kıracakmış gibi ite kaka sürmeye çalıştığı topların, gözleri bağlı bir insan edasıyla topla birlikte rakibin üzerine üzerine gittikten sonra çarpışarak kaybettiği trajikomik pozisyonların, ayağına aldığı her topu istisnasız en fazla iki saniye içerisinde kaybettiği enstantanelerin, boş alanlara kaçarak top istemek yerine en pasif bölgede pinekleyip önünde hiç kimsenin olmadığı pozisyonları bekleme kurnazlığının, hiçbir hava topunda üstünlük kuramama zaafiyetinin ve bütün bunlardan daha da önemlisi sahadaki ruhsuzluğunun, isteksizliğinin, miskinliğinin maliyetini hesaplayabilir miyiz?

Bundan tam on sene önce Petrolofisi’ nde oynarken de kendisinin partneri olan ve altı pastan kaçırdığı gollerle şu taraftarın sabır taşını çatlatan Umut Bulut’ u dahi ondan çok daha katlanılası hale sokan ayrıcalık ne olabilir ki? Cevabı çok basit..

Her ne kadar beceri ve teknik olarak Gökhan’ dan fazlaca artıları olmasa da gerek hava toplarındaki vasatı aşan performansı, gerek rakip stoperleri maç boyunca meşgul eden oyun yapısı, gerekse maç boyunca bitmek bilmez bir kondüsyon harcayarak büyük bir hırs ile mücadele ediyor olmasıdır tabii ki. Peki ya Umut şu özverili haliyle bile bu takımın forveti olabilir mi? Asla olamaz..

Bazı çevreler Gökhan Ünal’ ın bu yetersiz halini, futbola kendini verememesine ve Trabzonspor’ u kafasında bitirmiş olduğuna yoruyorlar ki ben bu fikre de katılmıyorum. Zira bu futbolcunun Trabzonspor’ a büyük bir merasim ile “kazandırıldığı” gün, bir balon transfer ettiğimizi söylediğimde çok tepkiler almıştım. Çünkü Gökhan da benim gözümde, bir Zafer Biryol ya da bir Okan Yılmaz gibi küçük takımların golcüsüydü..

Oynadıkları vasat takımlardaki kadro zaafiyeti içerisinde daha bir göze batıyor olduklarından, rakiplerin kendilerine aşırı önlemler almıyor oluşundan, hatta kendilerine karşı çoğunlukla açık futbolu tercih ettiklerinden dolayı üçüncü bölgede sıkça boş alan bulup rahat goller atarak gol krallığı dahi yaşayan bu tür futbolcuların daha büyük bir takıma geldikten sonra yaşadıkları sendromlar rastlantı olmasa gerek..

Son olarak, hakkında yazılıp çizilen şu transfer dedikodularına gelelim. Son dönemlerde Ankaragücü, Galatasaray, Rubin ve Zenith gibi takımların transfer listesinde bulunduğu söyleniyor. Bu takımlar arasında bana en gerçekçi gelenin Ankaragücü olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Hala ciddi bir alıcısı varsa “pazarlıksız” verilsin derim ben. Hatta alan da hayrını görsün yani; daha ne diyeyim..