Etiket arşivi: Kazım Kazım

Kazım’ a Takım Bulundu!


Bugünkü Fanatik gazetesinde okudum şu haberi. Guiza ile Kazım‘ ın bugün saat 17.00′ ye kadar kendilerine kulüp bulunamaması halinde Fenerbahçe’ nin başını bir hayli ağrıtacağı çekincesi dile getirilmiş haberde. Bu arada kendisinden takım bulması istenen Kazım‘ ın Milli Takım’ a davet edilmesinin de ayrı bir ironi olduğunu ekleyelim. Öyle ya.. Bundan daha büyük takım mı bulacak kendisine?

Gerçi sakatlıktan yeni çıkmış, sakatlığı devam eden, sezonda ortalama en fazla üç-beş maç oynayan ve takımlarında birer sorun yumağı haline gelen futbolcuların çoğunluğunu oluşturduğu bir Milli Takım’ dan bahsediyorsak bu duruma pek de şaşırmamak lazım. Hele ki o Milli Takım’ ın, bazı büyük kulüplerin ellerinden çıkarmaya çalıştığı futbolcuları dışarıya cazip gösterebilmek ve satış kolaylığı sağlanması adına ayyıldızlı forma ile ambalajlayarak piyasaya sürülme amacına hizmet ediyor oluşu da ayrı bir şüphe unsuru yaratıyor bünyede..

İşin bir diğer yanı da şu ki, halihazırda basına düşen son haberlere göre her iki ‘yıldız’ futbolcu da elde kalmış gözüküyor. Yaklaşık onbeş gün önce yazmış olduğum “22 Milyon Fenerbahçe’ yi izleyecek” başlıklı yazıda değindiğim 22 Milyon dolarlık meblağın, Deivid‘ in bedelsiz gidişinin ardından Kazım‘ ın da kadro dışında tutulması halinde 24 milyona ulaşacağı gerçeği de cabası..

Aslında öyle ya; bize ne onun bunun parasından, pulundan! Sonuçta biz sürekli olarak yeni gelenlere bakalım. Her yeni transferde fok balıkları gibi el çırpmaya devam edelim. Gidenler nasılsa sessiz ve usulca gidiyorlar gelişlerinde kopartılan yaygaranın aksine..

Belki de sadece Fenerbahçe’ nin değil bütün takımlarımızın asıl sorunu, gelişlerinde medya tarafından süpernova edasıyla pompalanan bir çok yıldızın gerisin geriye gidişlerinin ardından arkalarında bıraktıkları onca maliyet ile nasıl da koca birer kara delik haline dönüştüklerinde gizlidir. Kimbilir?

Kazım Vakası ve Toroğlu’ nun TS Hamaseti

Son zamanlarda Türk Futbolu’ nun gündemine düşen Kazım Kazım vakasından az buçuk hepimiz haberdarızdır. Sonuçta suçluluğu ispat edilene dek her insanın suçsuz sayılacağı gerçeğinden hareketle Kazım da “şu an itibarıyle” suçsuzdur tabii ki..

Fakat söz konusu gündem ile ilgili açıklamalar yapan Erman Toroğlu’ nun son açıklamaları yargı sistemi ve anlayışına yeni bir boyut getirecek türden. Bakalım neler zikredivermiş Erman Hoca..

“Kazım Kazım hakkında bir iddia var. Ne yapmış Kazım iddiaya göre? Bahis oynamış ve oynayanlara da aracılık yapmış. Daha işin ne olduğu belli değil ama gazetelerde manşetler atılıyor. Kazım son zamanlarda magazinsel boyutta medyada boy gösterdiği için bizim uyanık gazetecilerden bazıları ona vuruyorlar. Tamam vurun. Kazım geçmişte yaptığı hatalardan dolayı zaten cezasını çekiyor. Bu son bahis işinde de Kazım’ın ne derece suçlu olup olmadığı belli değil”

Pekala Hocam, madem “Fenerbahçeli Kazım” söz konusu olduğunda kuşkucu bir yaklaşım göstererek bu derece “insani” ve “hoşgörülü” bir tavır sergileyebiliyorsun da, Gökdeniz ve Ogün gibi Trabzonsporlu futbolcuların adının geçtiği bahis skandalı patlak verdiğinde neden aynı “itidalli” tutumu gösteremedin acaba?

Bir yandan medyanın Kazım hakkında magazinsel boyutta haberler yapıyor olmasından duyduğun rahatsızlığı dile getiriyorsun, diğer yandan formda olduğu dönemler de dahil şu ana dek futboluyla ilgili tek bir olumlu kelamına rastlayamadığım Yattara’ yı hemen her programında ya özel hayatı ya da gece alemleri üzerinden eleştirip yerden yere vuruyorsun..

Aslında şu da var ki, gece hayatı konusunda en son konuşması gereken kişilerden biri olduğun da açık. Bırak paparazzileri falan, bizzat ben iki kere şahit oldum gecenin ilerleyen saatlerinde Taksim’ deki rock barlarda yaşadığın enstantanelere. Ama doğru ya, sen zaten sabah Judas ile kahvaltı yapıp, akşam Pink Floyd ile uykuya dalan bir rock tutkunuydun zaten(!)

Neyse, devam etmiş hazret..

“Ey bazı basın mensupları ve gazetelerin müdürleri, geçmiş Futbol Federasyonu ve şimdiki Futbol Federasyonu. Beyler, Trabzonsporlu Gökdeniz Karadeniz yine Trabzonsporlu Ogün Temizkanoğlu köküne kadar bu işin içine girmediler mi? Girdiler. Bunların bu işi yaptıkları kesinleşti mi? Evet. Sen, Gökdeniz’e göstermelik bir ceza verdin, geldin sonra ay yıldızlı formayı giydirdin. Aynı Gökdeniz, Barcelona’ya bir gol attı diye “Ne o beni şimdi mi hatırladınız?” diye sorabiliyor. Bahis işinde boğazına kadar batan Gökdeniz için Trabzon’da evlere ve arabalara, Akçaabat Sebatspor başkanının ayaklarına kurşunlar sıkılmadı mı? Sıkıldı.”

Doğrudur efendim. Bu söylenilenlerin hepsi yaşandı ve söz konusu futbolcular cezalarını bir şekilde çektiler. Hatta bu münferit ayıbın cezasını sadece onlar değil, bu kirli işler ile hiçbir alakası olmayan koca bir kulüp ve milyonlarca taraftarı da kendi vicdanında çekti zaten..

Peki şimdi üzerinden onca süre geçmiş bir olayı tekrardan közlendirip sırf Kazım’ ı temize çıkarabilmek ya da masum göstermek maksadıyla önümüze sürmenin mantığı nedir? Bu kin ve düşmanlık neden? Nasıl bir nefretin dışa vurumudur ki bu bitmek bilmez kan davası zihniyeti?

Hem sonra kimse kalkıp da “Fenerbahçeli futbolcular şikecidir” gibi bir tümevarım sergilemiyorken neden Gökdeniz ve Ogün’den bahsedilirken özellikle “Trabzonsporlu” vurgusu yapılır? Belki Kazım gerçekten de masumdur ve ne Gökdeniz ne de Ogün gibi herhangi bir yaptırım ile de karşı karşıya kalmayacaktır; kimbilir. Peki daha şimdiden bir tarafı savunma ve diğer tarafa saldırı psikolojisinin sebebi ne?

Yoksa Şenol Güneş’ in başında olduğu Milli Takım’ a 2002 Dünya Kupası boyunca Hıncal Uluç dahil birkaç “spor yazarı” önderliğinde açmış olduğunuz kirli savaş da bu hamasi duygulardan mı besleniyordu? Türk Futbolu’ nun tartışmasız en büyük başarı destanı olan o üçüncülüğü hala hazmedemiyor olmanız da bu yaklaşımı açıklayabilir mi?

Derken, Toroğlu son olarak şöyle bitirmiş demecini..

“Dönün bakalım şu anda Ogün Temizkanoğlu nerede?. U-19 Milli Takım Teknik Direktörü. Federasyon’da görevli altyapı hocası. Ogün Temizkanoğlu yaptığı bahis kirliliğinden sonra soyadını değiştirmediği için temizleniyor herhalde. Ogün’ü de Futbol Federasyonu alıp ileride A Milli olacak ve istikbal vaadeden genç yavruların başına koyuyor. Ama, Futbol Federasyonları haklı. Çünkü, Ogün Temizkanoğlu bu çocuklara futbolun yanında bahisin de nasıl oynanabileceğini yavaş yavaş anlatacaktır. Ogün orada, Gökdeniz orada, Kazım Kazım’ı yerden yere vuruyorsun. Sen önce önündeki kapıyı temizle, ondan sonra da Kazım’ı öldür. Beyler ses verin. Hep işin kolayına kaçıyoruz. Geçmişimize hiç bakmıyoruz.”

Burada durum iyiden iyiye vahim bir hal almaya başlamış ve nefretini daha fazla dizginleyemeden iftiracı bir üsluba da başvurmuş beyefendi. Sözümona Ogün’ ün genç futbolculara bahis öğretiyor olduğundan dem vurmuş ki, hiçbir dayanağı ve delili olmadan böylesi bir hakarete başvurabilmesi için bir insanın tamamen kontrolünü kaybetmiş olması gerekir sanırım..

Yani bir adamı suç işlerken yakalayıp sorgulamaya kalktığında o adamın avukatının pişkin bir şekilde “Ama kardeşim bilmem kaç sene öncesinde ne soygunlar yapılmıştı. Onları ne çabuk unuttunuz? Şimdi bizi mi gördünüz?” şeklinde savunmaya çalışmasına benzer bir hastalıklı ruh halinden fazlası değil bu..

O suçlular yüce yargı önünde cezalarını çektiler. O cezaların vicdanlardaki tatmin ediciliği tartışılabilir illa ki ama şimdi varsa bir suçlu o da cezasını çekecektir.

Sen rahat ol Erman Efendi, Trabzonspor’ un kapısı temizlendi. Darısı senin de bekçiliğini yaptığın diğer kapılara..

NOT: Münferit bir olay olduğundan ve zihinlerde kulüp çağrışımı yapmaması adına bilhassa Kazım’ ın FB formasıyla olan fotosu kullanılmamıştır.