Etiket arşivi: Süper Lig

Şenol Hoca’ dan Schuster Mantalitesi

Brezilyalı Jaja’ nın takıma adapte edildiği Antalyaspor maçından sonra kendini göstermeye başlayan bir eğilim olsa gerek bu. Dörtlü savunmanın önünde defansif adam olarak sadece Selçuk’ u bırakıp onun yanında ve önünde ofansif gücü yüksek 5 oyuncu kullanan Trabzonspor, muhtemelen bu akşam da Sivas karşısında aynı sistemi deneyecek gibi gözüküyor..
Selçuk’ un hemen yanıbaşında defansif yönü ofansif yönünden biraz daha zayıf olan Colman’ ı görevlendireceği anlaşılan Şenol Hoca’ nın hemen önlerinde Jaja’ yı gene serbest olarak oynatacağını düşünürsek sağ kanadı Yattara’ ya sol kanadıysa Umut’ a emanet edeceğini tahmin edebiliyoruz. En öndeyse son haftaların formda futbolcusu Teofilo oynayacak gözüküyor..
Ceyhun’ un son haftalardaki formsuzluğuna, Engin’ in hazır olamaması ve Barış’ ın tecrübesizliği de eklenince Şenol Hoca’ nın bu tür bir formasyon düşüncesine girmesini anlayışla karşılamak gerekir tabii. Sonuçta kazanır ya da kaybederiz; bir şey diyemem ancak bu akşam bol pozisyonlu ve keyifli bir maç izleyeceğimizden eminim kendi adıma..
Bu karşılaşmada takım savunması açısından bazı sıkıntılar yaşayabilmemiz ihtimalinden de hareketle maçla ilgili en büyük çekincelerimden bir tanesi de, gelişecek Sivasspor akınlarının büyük bir çoğunluğunun en zayıf gözüken sol kanadımızdan gerçekleşmesi olasılığıdır. Umarım Cale bu akşam göstereceği performansla beni yanıltmayı başarır ve kazanan taraf biz oluruz..

Antalyaspor 0-0 Trabzonspor (Harala Gürele Bir Maç)

Muhtemelen Şenol Hoca ligin ilk haftasında Fenerbahçe ile oynayan ve koca 90 dakikayı pres yapmadan, rakibe basmadan ve kayarak tek bir müdahalede dahi bulunmadan tamamlayan Antalyaspor’ un aynı yumuşaklıkta oynayacağını düşünmüş olmalı ki, sahaya Colman’ ın önünde dört ofansif oyuncuyla çıktı. Antalyaspor’ un hocası Mehmet Özdilek de Tita, Djiehua ve Necati’ yi aynı anda sahaya sürerek ofansif ve ısırgan bir futbol ortaya koyacaklarının sinyallerini vermişti zaten. Dolayısıyla keyifli, bol gol pozisyonlu bir maç bekledik doğal olarak..

Ancak ilk yarı boyunca göbekteki Colman-Selçuk ikilisinden bilhassa Colman‘ ın belki de en kötü performanslarından birini sahaya yansıtması ve defansif olarak da hayli aksaması agresif Antalyaspor ortasaha oyuncularına karşı Trabzonspor’ un orta alanda pas trafiğinin aksamasına ve Yattara-Alanzinho ikilisini efektif bir şekilde kullanamamasına yol açtı. Sahada ilk kez 90 dakika şans bulan Jaja ise gene çok kötü bir gününde olan Umut‘ un partneri olarak sahaya sürülmüş olsa da göbekteki zaaaafiyet sebebiyle maçın genelinde ortasahaya yakın bölgelerde topla buluşabildi. Burada kendisine küçük bir parantez açmak gerekirse ben ilk maçı olmasına karşın Jaja‘ nın oyununu çok beğendim. Sırtı dönük oynayabilmesi, fiziğini etkili kullanışı, adam eksiltebilme yeteneği ve şutör özelliğiyle forvetin arkasında serbest görev aldığında çok önemli işler yapabileceği izlenimini verdi..

Trabzonspor’ un ikinci ve üçüncü bölgelerinde işler Şenol Hoca‘ nın planladığı gibi gitmemiş olmasına rağmen topla daha fazla oynayan Antalyaspor’ un maç boyunca pozisyon zenginliği üretememiş oluşunu defansın göbeğinde görev yapan Egemen-Giray ikilisinin kusursuz sayılabilecek performansına bağlamak yanlış olmasa gerek. Artık söylemekten usanmaya başlasam da, Serkan‘ ın savunduğu sağ kanattan tek bir akın dahi geliştiremeyen Antalyaspor ataklarının neredeyse tamamı her zaman olduğu gibi Trabzonspor’ un en zayıf halkası olarak göze çarpan Cale‘ nin bulunduğu bölgeden geldi maalesef. Topla sahanın herhangi bir yerinde buluşan Antalyasporlu oyuncular istisnasız bir şekilde topu sürekli olarak o kulvara yönlendirdiler. Trabzonspor’ un sol kanadını adeta otobana çeviren Antalyaspor’ un o kanattan geliştirdiği sayısız atağa karşın yeterince pozisyon üretememesinin en büyük sebebi Milli Takım’ a hala layık görülmeyen Egemen‘ in müthiş performansıydı pek tabii ki. Sadece kendi bölgesini değil, sürekli açık veren sol kulvardaki gedikleri de kapamaya çalışan bu derece formda bir oyuncu nasıl olur da Sabri‘ nin, Hakan Balta‘ nın, Gökhan Zan‘ ın dahi davet edildiği Milli Takım’ da yer bulamaz; inanılır gibi değil..

Maçın 39 ncu dakikasında gerçekleşen ve tam 27 dakika süren elektrik kesintisine kadar bizi adeta abluka altına alan Antalyaspor’ un oyunun durmasının ardından hızının hayli kesilmiş olduğunu da eklemek gerek bu arada. Aksi halde ilk yarıyı gol yemeden kapayabilmekte hayli zorlanacağımız ortadaydı. Fakat gene de maçın geneline baktığımızda Djiehua‘ nın ilk yarıda hasbelkader önünde kalan topa vuruşu ve Onur‘ un kurtarışı haricinde tek pozisyonu dahi yokken kötü günündeki Trabzonspor Egemen, Alanzinho, Umut ve Jaja ile toplamda 5 net pozisyona girmeyi başardı..

Şenol Hoca’ dan ilerisi adına öncelikli en büyük beklentim, yıllardır aksayan ama son dönemlerde iyiden iyiye kronik bir sorun halini alan sol bek mevkiine kalıcı bir çözüm bulmasından ibaret. Genç Ferhat‘ a mı şans verir, yoksa alt yapıdan oyuncu mu çıkarır bilemiyorum yalnız bildiğim şu ki, o bölgede kim oynarsa oynasın şimdikinden daha fazla sorun yaşamayacağımızdır. Ayrıca her frikik organizasyonunda mahalle maçındaki çocuklar misali kendi aralarında kavga eden, trip atan futbolcu aksiyonları görmekten bıktık artık. Şenol Hoca duran topları kimlerin kullanacağı konusunda futbolcularını bilgilendirmeli ve profesyonellik ile uzaktan yakından alakası olmayan bu sahneleri izlemekten bizleri kurtarmalı artık..

Takımdaki herkes ne yaptığını bilsin ki bizler de ne izlediğimizi bilelim..

Üç Büyük Darbe!

ST Süper Lig’ in henüz ikinci haftası geride kaldı. Yani uzun lig maratonu süresince köprünün altından milyonlarca metreküp suların geçeceği aşikar. Ancak henüz ikinci haftada ortaya çıkan ilgi çekici tablonun meydana getirdiği kompozisyon üzerine tarihe küçük bir not düşmek istedim doğrusu..

Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray üçlüsünün ilk iki haftada oynamış olduğu toplamda altı maçtan sadece altı puan çıkarabilmiş olmaları lig tarihimizde sıklıkla rastlanan bir istatistik olmasa gerek. Hele ki Galatasaray’ ın ilk iki maçında dahi puanla tanışamamasının daha öncesinde bir örneği yoktur sanırım..

Ligin zirvesindeyse şimdilik üç Anadolu takımının adı var. Oynadıkları iki maçı da galibiyet ile tamamlamayı başaran Trabzonspor, Bursaspor ve Kayserispor topladıkları 6 şar puan ile ligin zirvesinde sıralanmış durumdalar..

Şimdilik vaziyet bundan ibaret. Bakalım ligin sonundaki fotoğraf nasıl olacak. Zira asıl önemli olan o zaman objektife hangi takımların gireceği olsa gerek..

Özellikle Galatasaraylı dostlar alınmasın; başladığı gibi gitmesi dileğiyle..

Trabzonspor 3-2 Fenerbahçe (Kalite Yok Keyif Var)

Maç öncesindeki en büyük beklentim perşembe günü oynayacağımız ve bizim açımızdan azami önem taşıyan Liverpool rövanşı öncesinde takıma moral aşılayacak bir sonucun ortaya çıkmasıydı. Bu beklentiye mükemmel bir oyun sonucunda alınacak beraberlik ya da vasat bir futbol ile alınacak bir galibiyet de dahildi. Neyse ki en azından ikincisi gerçekleşti. Fenerbahçe önünde seyri son derece keyifli olmasına karşın oyun kalitesi ve futbolcu performansları bakımından vasatı aşamayan bir oyun sergilemiş olmasına karşın rahat bir galibiyet almayı başardı Trabzonspor..

Her iki teknik adamın sahaya sürdüğü kadrolara baktığımızda Trabzonspor’ un inisiyatifi elinde bulunduran bir futbol ortaya koyma düşüncesini, karşılığında Fenerbahçe’ nin ise öncelikle Trabzonspor’ u durdurup orta alandaki pas trafiğini bozarak ani hücumlarda gol üretme planını görebiliyorduk. Nitekim karşılaşma da bir bakıma bu tablonun sahaya yansıması şeklinde geçti aslında..

Defans hattını gene klasik dörtlüsüyle şekillendiren Trabzonspor’ da Serkan kendi bölgesini her zaman olduğu gibi başarıyla savundu. Hatta Fenerbahçe maç boyunca kendi sol kanadını neredeyse hiç kullanamadı. Tabii ki bunda Yattara’ nın da etkisi çok büyüktü. Belki çok da muhteşem bir oyun ortaya koyamamış olsa da sahadaki varlığı ile dahi kendi kulvarındaki Özer ile Dos Santos’ u pasifize etmeyi başardı. Atmış olduğu ikinci gol ise buram buram kalite kokuyordu. Sağ kanatta pek sorun yaşamayan Trabzonspor’ un başı bir çok kez olduğu üzere gene sol kanattan ağrıdı. Alanzinho’ nun takıma katıldığı günden bu yana belki de en etkisiz oyununu sergilediği maçta Cale her zamanki gibi takımın en yumuşak karnı olarak gözümüze çarptı. Fenerbahçe’ nin kazanmış olduğu iki gol ve gene M. Topuz’ un değerlendiremediği gol pozisyonu maalesef gene onun savunmaya çalıştığı bölgeden türedi. Takımının üçüncü golünü atan Glowacki sakatlanıp oyundan çıkana dek Lugano’ nun kafa vuruşuna müdahale edemediği pozisyon haricinde nerdeyse sıfır risk ve hata ile oynarken ilk müdahalelerde çok etkili bir oyun ortaya koyan Egemen hem kendi bölgesini savundu hem de Cale’ nin geri gelemediği anlarda sol kanada yama oldu. Ayrıca bu ikili Fenerbahçe’ nin iki gol ümidi Niang ve Semih‘ e maç süresince tek gol pozisyonuna girebilme fırsatı dahi tanımadı..

Sahaya çift forvet ile çıkabilmesi adına bence en doğru hamleyi yapan ve defansif özellikleri zayıf olan Alex ile Stoch’ u kulübeye yollayarak orta sahasını dinamik oyunculardan oluşturan Aykut Kocaman’ ın planları M. Topuz’ un ters kafa vuruşu ve hemen ardından Yattara’ dan gelen klas gol sonucunda sekteye uğradı. Göbekte Emre ve Baroni’ nin agresif oyununa karşı aynı agresiflikle yanıt veren CeyhunSelçuk ikilisi bu bölgede amansız bir savaş verdi maç boyunca. Ancak hemen önlerinde oynayan ve maç 3-2 devam ederken bir de penaltıdan yararlanamayan Colman’ ın gününde olmayışı Trabzonspor’ un hücum zenginliğine büyük sekte vurdu. Sola yakın oynayan, göbekte kazandığı toplarda ise kendisine geniş alan bulamayınca adeta sahadan silinen Alanzinho’ nun yerine ikinci yarının hemen başında sahaya sürülen Umut, Fenerbahçe’ nin en etkili gücü olarak gözüken sağ kanadının etkinliğini azalttığı gibi o bölgeden getirdiği bir topta Yattara’ ya hayatının en kolay golünü atma fırsatını dahi sundu. Ancak Yattara birkaç dakika önce kendisinin hazırladığı pozisyonda topu boş kaleye itemeyen Teofilo’ ya nazire yaparcasına bu topu dışarıya gönderdi..

İkinci yarıdaki doğru hamleleriyle takımını farklı bir galibiyete ulaştıracak pozisyonların da bir anlamda yaratıcısı olan Şenol Hoca’ nın bu maç ile ilgili bana göre eleştirilebilecek tek tercihiyse sahada etkisiz bir görüntü çizen, tek gol pozisyonu dahi hazırlayamadığı gibi yakalamış olduğu yüzde yüzlük fırsatı da gole çeviremeyen ve maçın son bölümlerinde iyiden iyiye yorulan Teofilo’ yu 90 dakika boyunca sahada tutmuş olmasıydı. En azından ikinci yarının ortalarında onun yerine Jaja ya da Burak’ ı oyuna sokarak takıma ekstra bir enerji katabilirdi..

Son olarak Aykut Kocaman‘ a da bir paragraf açmam lazım. Şu meşhur 1996 senesinde şampiyonluğu elimizden son anda söküp aldıkları maç sonrası vermiş olduğu demeç ile başta Trabzonsporlu olmak üzere bir çok sporseverin gözünde asil bir adam portresi çizen Aykut Hoca‘ nın bir nevi sorumluluktan kurtulma ya da kendisini temize çıkarma içgüdüsü kokan bazı demeçlerini hayretle izlemekteyiz maalesef..

Daha önce de kötü gidişatı üstü kapalı bir şekilde de olsa bazı futbolcularının üzerine hem de nokta atışlı eleştiriler eşliğinde yönelten teknik adamın dünkü maçtan sonraki ilk demecinde genç kalecisini hedef gösteren açıklaması kendisine hiç yakışmadı doğrusu. Üstelik yediği gollerin hiçbirinde hatası olmadığı gibi (mesela Onur ikinci golde çok hatalıydı) üzerine kritik bir penaltı da kurtaran kalecisini en başta kendisinin koruması gerekirdi. Yani şık olmuyor; hele ki Aykut Hoca‘ ya hiç yakışmıyor..

A. Gücü 0:2 Trabzonspor (Sükseli Başlangıç)


Yazıya öncelikle Teofilo ile başlamak lazım. Şu sayfalarda bilhassa bendeniz tarafından hayli eleştiri alan bir futbolcu olarak en azından bu kadarını hak ettiğini düşünüyorum. Önce Süper Kupa finalinde attığı üç gol, ardından dün akşam oynanan ve ST Süper Lig 2010-2011 sezonunun ilk maçı olan Ankaragücü deplasmanında atmış olduğu 2 gol ile bir anda fırsatçı golcü kimliğine bürünmüş olması hem takımı hem de kendi adına kayda değer bir gelişme olsa gerek..

Son iki önemli maçta atmış olduğu toplamda beş golün dördünü adeta boş kaleye yuvarlamış olması her ne kadar “O golleri kim olsa atardı” benzerindeki eleştirilere muhatap olsa bile bir golcüdeki en önemli meziyetlerden bir tanesi olan “doğru zamanda doğru yerde bulunma” yetisine ve önsezi bilgisine sahip olduğunu bizlere göstermiş oldu Teofilo. Ancak gerek Bursaspor ile oynanan final maçının, gerekse dünkü Ankaragücü karşılaşmasının ilk yarılarında oldukça pasif bir görüntü sergilemiş olmasına karşın ikinci yarılarda çok daha etkili olarak gollerini sıralamış olmasını dikkatli okumak lazım..

Dün akşam Şenol Güneş’ in sahaya sürdüğü kadrodaki defans hattı Glowacki-Song değişikliği haricinde geçen sezonun klasikleşmiş kurgusuydu. Serkan sağ bekte her zamanki çalışkan ve faydalı görüntüsünü sergilerken soldaki Cale fiziki açıdan eksiklerini pek de fazla giderebilmiş gibi gözükmedi gene. Defansın göbeğinde form durumu yüksek ve son derece güçlü bir görüntü sergileyen Egemen’ in partneri olan ve özellikle Süper Kupa Finali’ nde müthiş bir oyun çıkaran Glowacki ise bu performansını sezona yaymayı başarabilirse çok büyük fayda sağlayacaktır eminim. Tabii ki Trabzonspor defansının dün yeteri kadar zorlanmamış oluşunda Ankaragücü’ nün etkili forveti Vittek’ den yoksun sahaya çıkmasının da payı büyüktü kuşkusuz..


Dün akşam Trabzonspor’ un defans hattında işler iyi giderken ortasahada bilhassa ilk yarıda üretkenlik vasatın altında kaldı. Defansın önünde oynayan Ceyhun’ un gününde olmayışı ve ilk yarı süresince Selçuk ve Colman’ ın defans bloku ile olan bağlantısını sağlayamaması sonucu orta alanda Ankaragücü takımına oyunsal anlamda üstünlük kurulamadı. Kalabalık bir orta saha kurgusu ile oynayan rakip takıma karşı Selçuk ve Colman’ ın yeteri kadar topla oynayamaması gerek Burak Yılmaz’ ın gerekse Alanzinho’ nun da üretkenliğini düşürdü. Alanzinho defans ile ortasaha mesafesini bir hayli daraltan rakip yarı alanda istediği topları alamazken Burak neredeyse hiç etkili olamadı. Dolayısıyla geriden ve kanatlardan beslenmediği sürece sahada takımını bir kişi eksiltecek kadar etkisiz olan Teofilo ilk yarıda sönük kaldı..

Ancak ikinci yarının hemen başında gerçekleşen Yattara – Ceyhun değişikliği Ankaragücü’ nün bütün dengesini bozdu. Tüm dikkatini Alanzinho’ ya odaklayan rakip savunmanın bütün konsantrasyonu sağ kulvarda alternatif bir tehditin de devreye girmesiyle tamamen bozuldu. Bu travmaya Yattara’ nın rakip savunmayı ekslterek dengesini bozduğu gibi moral olarak da yerle bir eden çalımları eklenince Trabzonspor hücum üstünlüğünü ele geçiriverdi. Elde edilen hamle üstünlüğüne karşın üçüncü bölgede hala pozisyon zenginliği sağlanamıyor oluşu karşısındaki sorunu Şenol Hoca 67 nci dakikada Umut – Burak değişikliğiyle çözdü. Bu hamle zaten sallanmakta olan Ankaragücü savunmasını tam anlamıyla paralize ederken son 20 dakika Trabzonspor dominasyonu altında geçti. Yeteneklerini çok daha özgürce kullanabileceği boş alanlar ortaya çıkınca gerçek kimliğine bürünen Colman’ ın gönderdiği ara paslara öldürücü deparlar atarak pozisyon zenginliği yaratan Umut’ un biri şuttan seken iki asistiyle Teofilo topları kaleye itiverdi..

Takımdaki kadro derinliğinin yanısıra, hücumda hem Teofilo‘ nun etkinlik kazanması, hem Yattara‘ nın muhteşem dönüşü, hem de Jaja‘ nın transferiyle oyuncu alternatiflerindeki zenginliğin artması bu sezon çok daha renkli bir Trabzonspor izleyeceğimizin garantisi gibi gözüküyor. Bu isimlere Engin ve Gabric‘ in de eklenmesi halinde çok keyifli bir Trabzonspor izleyeceğimiz ve izlettireceğimiz kesin. Güzel başladık, güzel de bitiririz umarım..