Etiket arşivi: Transfer

Demirören’ den Portekiz Havası!

Az önce TV’ de Simao, Almeida ve Fernandes için düzenlenen imza törenini izledim. Geçen gün katılmış olduğu Yüzdeyüz Futbol programında kulübün finansal sorunlarını borçları uzun vadeye yayarak aştıklarını anlatan ve enteresan söylemlerde bulunan Yıldırım Demirören bugünkü imza töreninde de hayli havalıydı ve gene ilginç cümleler sarfetti. İşte Demirören’ den birkaç inci..
“Bir yere gelmek kolay ama orada kalmak zor”
Burada kastetmiş olduğu kolayca gelinen ama orada kalması zor olan yeri tam olarak algılayamasam da söz konusu o yerde uzun süre kalmalarının rakiplerini pek rahatsız edeceğini sanmıyorum doğrusu..
“Türk futbolunda bir gerileme var. Alınan yıldız oyuncular ile bu gerilemeyi durduracağız”
Bunu söylerken aklıma geçen gün Ntvspor’ daki 2010′ un önemli olaylarının sıralandığı programda Elvan Abeylegesse için kullanılan “Türk atletizminin yüzakı” ifadesi geldi ve acı acı gülümsedim. Altyapıdan çıkan ve görev aldığı maçlarda aslanlar gibi de mücadele veren Necip Uysal özelinden değil de borçla edindikleri paraları bastırarak getirdiği yıldız oyuncular üzerinden böyle bir cümle kurması başarı algımızın geldiği nokta açısından ibretlik bir durum olsa gerek..
“Beşiktaş, tarihinin en başarılı Avrupa Dönemini yaşadı”
Bu “başarıyı” elde ederken hangi takımlarla oynadıklarını falan da sormuyorum ama eski adıyla UEFA Kupası yeni adıyla Avrupa Ligi’ nin son 32 takımı arasına girmeyi Beşiktaş tarihinin en büyük başarısı olarak göstermesine kendi camiası içinden de itirazlar gelecektir muhtemelen..
“Bu sezon olmasa da gelecek sezon Avrupa’ da ses getirmeyi hedefliyoruz”
Şimdi şunu açıkça kabul edelim ki alınan futbolcular gerçekten de biribirinden kariyerli ve değerli isimler. Ancak şöyle de somut bir gerçek var ki getirilen yabancıların yaş ortalaması otuzbir. Bir sonraki sezon bu ortalama yaklaşık 32 olacağı gibi ligin ilk yarısında Guti ve Quaresma‘ nın devamlılık hususunda ortaya koydukları performans da göz önüne getirildiğinde “Geleceğin Beşiktaşı” ifadesinin biraz fazlaca iddialı gözüktüğünü ifade etmeden geçemeyeceğim açıkçası..
Ayrıca her ne kadar bize “Hayırlı olsun” demek düşse de Başkan Yıldırım Demirören’ in izlediği transfer politikasını adeta çılgınca bir kumara benzettiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Devraldığı Beşiktaş Kulübü’ nü katlanarak artan bir borç sarmalının içine sokan Demirören’ in kameralar önünde bu derece gururlanmasını hak edecek bir başarıya imza attığını düşünmüyorum doğrusu. Hatta kredi kartı borcu alabildiğine biriken bir adamın başka bir bankadan çektiği krediyle o borçlarını öteleyerek aldığı spor araba ile karşıma geçip hava basmasına benzetiyorum ben bu durumu. Tabii ki adamın borcuna, harcamasına, şusuna, busuna karışacak değiliz ancak kalkıp da karşımızda alenen böbürlenmeye başladığında ve bu çarpıklığı eleştirdiğimizde tepeden bakan bir tavır takınıldığında durum değişiyor haliyle. Bu arada etrafımdaki Beşiktaşlılar’ ın da büyük kısmının bu kontrolsüz gidişattan pek fazla memnun olmadıklarını, kulübün geleceği konusunda ciddi endişeler duyduklarını da ilave edeyim..
Sonuçta atalarımız zamanında “Borç yiğidin kamçısıdır” demişler demesine ama öte yandan “Ayağını yorganına göre uzat” diye de tembihlemeyi unutmamışlar. Bir de üzerine “Taşıma suyla değirmen dönmez” sözünü eklediğimizde söyleyecek pek bir şey kalmıyor geriye. Biz gene “Hayırlısı” diyerek önümüzdeki maçlara bakalım..

Brozek Kardeşler Trabzonspor’ da


Haber son derece taze. Şuradaki kaynak haricinde Ntvspor’ da da haberi geçildi az önce..

Arçil ve Şota‘ dan sonra ikinci kez ikiz futbolcu transferine imza atmış oluyoruz böylece. Ümit ediyorum ki forvet olan Pawel Brozek yeni bir Şota etkisi yaratırsa da sol kanatta oynayan Piotr Brozek yeni bir Arçil olmaz ve o da kardeşi gibi bolca katkı sağlamayı başarır..

Transferlerle ilgili kısa değerlendirme yapmaya kalkarsak her ikisi de gerekli transferlerdi. Umarım aynı zamanda doğru transfer olmayı da başarırlar. Her ne kadar kendi adıma santrfor mevkiinde daha uzun boylu, hava hakimiyeti olan ve pivot özelliklerine de sahip bir forvet tercih ediyor olsam da Pavel‘ in hareketli ve patlayıcı oyun özelliği hücum bölgemize üretkenlik getirebilir. Sol kanatta görev alacak olan Piotr hakkında çok fazla bilgim olmasa da Cale‘ den daha etkisiz olacağını sanmıyorum doğrusu. Ayrıca şimdilik edinilen bilgilere göre 2,5 yıllık anlaşma sağlanan her iki futbolcunun toplam maliyetlerinin 4 milyon euro civarında olduğunu söyleyebiliriz..

Şimdilik hayırlı olsun diyelim biz gene. Sahada gösterecekleri performanslarını bolca değerlendireceğiz nasılsa..

Bu arada söz konusu haberin videosu da buradan izlenebilir..

Göreceli Yıldız Kavramı ve Medya İllüzyonu


2010-2011 Fenerbahçe Kadrosu
Volkan Demirel: 29 yaşında. 8 sene önce Kartalspor’ dan bedelsiz transfer edildi..

Serkan Kırıntılı: 25 yaşında. Bu sezon başında Ankaragücü’ nden kadroya bedelsiz dahil edildi..

Gökhan Gönül: 25 yaşında. Altyapısından yetiştiği Gençlerbirliği camiasından Fenerbahçe’ ye 2007′ de 1,5 milyon avro bedelle transfer oldu..

Fabio Bilica: 31 yaşında. 2009’ da Yasin Çakmak + 1,5 milyon avro karşılığında Sivasspor’ dan transfer edildi. Sivasspor kendisini bedelsiz kadrosuna katmıştı..

Diego Lugano: 30 yaşında. 2006 senesinde Sao Paulo’ dan 7,5 milyon avroya transfer oldu. Sao Paulo’ nun Plaza Colonia takımına ödemiş olduğu herhangi bir bedele rastlanmıyor..

Andre Santos : 27 yaşında. Daha öncesinde 350 bin avroya mal olduğu Corinthians’ dan 2009 senesinde 4,4 milyon avroya transfer oldu. Avrupa’ daki ilk deneyimi Fenerbahçe..

Bekir İrtegün : 26 yaşında. Kariyerinde bonservis bedelli bir transfer gözükmüyor..

Caner Erkin: 22 yaşında. Manisaspor’ dan gittiği CSKA Moskova takımına 4 milyon avroya mal olmuştu. Sezon başında Fenerbahçe’ ye 2 milyon avro karşılığında kazandırıldı..

Emre Belözoğlu: 30 yaşında. 3,5 milyon avroya transfer olduğu Newcastle United’ dan
5 milyon avro bonservis bedeliyle transfer edildi..

Baroni: 27 yaşında. Santos ile aynı sene Corinthians’ dan 6 milyon avro bedelle transfer edildi. Corinthians’ a maliyeti yok. Onun da Avrupa’ daki ilk deneyimi Fenerbahçe..

Selçuk Şahin: 29 yaşında. 2003 yılında 1,5 milyon avro bedelle İstanbulspor’ dan transfer edildi..

Uğur Boral: 28 yaşında. Kariyerindeki ilk dış transferini 2006 senesinde Gençlerbirliği’ nden Fenerbahçe’ ye bedelsiz imza atarak gerçekleştirdi..

Issiar Dia :
23 yaşında. Amiens’ den Nancy’ ye 2 milyon avro karşılığında gitti. 4 yıl sonra Fenerbahçe’ ye 6,5 milyon avro karşılığında transfer oldu.

Alex de Souza: 33 yaşında. Cruzeiro kulübüne 6 milyon avroya mal olan Alex 2004 yılında Fenerbahçe’ ye 4 milyon avroya transfer oldu..

Miroslaw Stoch: 21 yaşında. Fc Nitra’ dan Chelsea’ ye bedelsiz kazandırıldı. Orada şans bulamayınca Twente’ de kiralık oynadı. Geçirdiği başarılı sezonun hemen ardından 5 milyon avro bedelle sezon başında Fenerbahçe’ ye transfer oldu..

Kazım Kazım: 24 yaşında. Yaklaşık 300 bin avroya mal olduğu Sheffield United’ dan 2 milyon avroya Fenerbahçe’ ye transfer oldu..

Mehmet Topuz: 27 yaşında. Kayserispor’ dan Fenerbahçe’ ye 2009’ da 9 milyon avro + Gökhan Emreciksin olmak üzere rekor bir meblağ karşılığında transfer oldu..

Özer Hurmacı: 24 yaşında. Ankaraspor’ dan Özgür Çek, İlhan Parlak ve 4,2 milyon avro karşılığında geçtiğimiz sezonun başında transfer edildi..

Mamadou Niang: 31 yaşında. 2005’ de Strasbourg’ dan Marsilya’ ya 6 milyon avroya mal oldu. 2010’ da Fenerbahçe’ ye 7 milyon avro meblağ karşılığında transfer oldu..

Semih Şentürk: 27 yaşında. Alt yapıdan yetişti..

Daniel Güiza : 30 yaşında. Mallorca, Getafe’ den 5 milyon avroya aldığı Güiza’ yı Fenerbahçe’ ye sadece bir yıl sonra 17,4 milyon avroya sattı..

Gökhan Ünal: 28 yaşında. Trabzonspor’ un tarihine 6 milyon avro bedelle en pahalı transfer olarak geçen futbolcu 3,5 milyon avro + Burak Yılmaz karışılığında Fenerbahçe’ ye transfer edildi..

Elimden geldiğince vikipedik verilerle toparlayıp herhangi bir yorum katmamaya özen göstererek hazırlamış olduğum yukarıdaki listeyi özetlemeden önce amacımın Fenerbahçe kadrosuna dil uzatmak ya da amiyane tabirle hakir görmek olmadığının altını çizeyim. Ancak bilhassa son günlerde yazılı ve görsel basın tarafından zihinlere ısrarla pompalanarak Fenerbahçe kadrosuna layık görülen şu “yıldızlar topluluğu” mottosunun altını bir takım verilerle doldurabilmek açısından faydalı olacağını düşünüyorum. Yani örneklemek gerekirse “Trabzonspor iyi takım ama Fenerbahçe gibi yıldız oyuncuları yok” veya “Yabancıları Fenerbahçe’ ye oranla o kadar üst düzey değil” ya da “Böylesine pahalı yıldız oyunculara sahip bir kadronun yeri burası olmamalı” gibi biribirinden farklı söylemler ile adeta göklere çıkarılarak Türkiye standartlarının üzerinde olduğu algısının empoze edildiği bu kadronun alabildiğine objektif bir analizi olarak değerlendirebiliriz..
Kiralık olarak kadroda tutulan Yobo ile Okan ve Gökay gibi rotasyonda fazla şans bulamayan maliyetsiz genç oyuncuları kayıt dışında tuttuğumuzda takımdaki 22 as futbolcunun transfer bilgileri alt alta sıralanmış durumda. Listedeki tutarları topladığımızda yaş ortalaması 27 olan Fenerbahçe’ nin söz konusu 22 futbolcuya toplamda 88 milyon avro bonservis bedeli ödediğini görüyoruz. Bu meblağa takaslarda bir nevi para üzeri misali elden çıkarılan Burak Yılmaz, Özgür Çek, Gökhan Emreciksin, İlhan Parlak ve Yasin Çakmak gibi genç oyuncuların dahil olmadıklarını belirtelim. Ayrıca elde ettiğimiz bu rakama kadrodaki futbolcuların Fenerbahçe’ den aldıkları yıllık ücretlerin dahil olmadığını ve eldeki bütün futbolcuların son kulüplerinde kazandıkları maaşlardan çok daha fazlasını Fenerbahçe’ den kazanıyor oldukları gerçeğini de ekleyelim. Bir başka kriter olarak da, Alex, Gökhan, Niang ve Emre gibi birkaç futbolcu haricinde kadrodaki isimlerin tamamının kariyerlerindeki en büyük (veya iddialı) takımın Fenerbahçe olduğu realitesini de gözden kaçırmayalım..
Eldeki verilere takasta kullanılarak takımdan gönderilen futbolcuların maliyetleri (veya değerleri) de eklendiğinde Fenerbahçe’ye neredeyse 100 milyon avroya yakın bir bedele mal olduğu anlaşılan bu kadronun daha önceki kulüplerine olan toplam maliyetleriyse sadece 33,1 milyon avrodan ibaret. Ortaya çıkan bu somut değerin tamamını, takımda forma şansı bulamayan G. Ünal ile birlikte 30 yaş barajını aşan Alex, Güiza, Emre ve Niang gibi futbolcuların oluşturduğunu gördüğümüzde kralın pek de giyinik olmadığını farkediyoruz. Yani kaba bir tabirle açıklamaya kalkarsak, Fenerbahçe’ ye gelene değin futbol piyasasında üç aşağı beş yukarı 33 milyon değer biçilen bir kadroyu Fenerbahçe’ nin yaklaşık 100 milyona oluşturduğunu öğreniyoruz. Öte yandan, son yıllara baktığımızda Fenerbahçe’ nin para kazanarak gönderdiği neredeyse hiç bir futbolcunun olmayışı ve en yakın dönemde 4,5 milyon avroluk maliyetine rağmen bedavaya elden çıkarılmak durumunda kalan Deivid gibi futbolcuların da varlığı göz önüne alındığında, medyamızın herhangi bir kritere dayanmaksızın dilediği takıma bol keseden dağıtıp durduğu “yıldız” kavramının da sorgulanması gerektiği açıkça ortaya çıkıyor..
“Neye göre, kime göre yıldız? Alırken kaç para ödediniz? Eski kulübünde haftada ne kadar kazanıyordu, sizden ne kadar kazanıyor? Şu an satsanız kaça alıcı bulabilirsiniz?
Tabii ki yukarıdaki çeteleyi diğer büyük takımlar için de hazırlamaya kalktığımızda benzer bir tablonun ortaya çıkması kuvvetle muhtemeldir. Özellikle Beşiktaş’ ın son dönem transfer çılgınlığı göz önüne alındığında Galatasaray’ ı dahi geride bırakma olasılığını düşünebiliriz. Hatta Trabzonspor’ un da alırken hak ettiğinden yüksek bedeller ödeyip, gönderirken zarar ettiği çokça futbolcu olduğunu biliyoruz. Ayrıca listedeki değerlerin bir yıl sonra aşağı ya da yukarı yönde değişkenlik gösterebileceğinin de farkındayız. Ancak görüldüğü üzere, bizlere yıldız sıfatıyla lanse edilen bir çok oyuncunun aslında astronomik maliyetleri olan futbolcular olduğunu ve maliyet/fayda oranı açısından hayli yetersiz kaldıklarını anlıyoruz. Gözlerimize uzaktan süpernova misali yansıtılan o ışıltının gerçekte birer meteora ait olduğunu daha net bir biçimde görebiliyoruz..
Zaten gerçekte de öyle değil midir? Gecenin karanlığında gökyüzündeki meteor yağmurlarını görünce yıldız kaydığını zannederek dilek tutanlar da bizler değil miyiz? Tanrı bile illüzyon yaparken medya neden yapmasın!

Teofilo, Liverpool, BBC, Transfer.. Yoksa?


Muhtemelen her futbolseverin kendi tuttuğu takımda performansını beğenmediği, daha fazla görmek istemediği, hatta bir an önce kurtulmayı dilediği en az bir futbolcu illa ki vardır. Bu futbolcular da genelde sürekli olarak ilkonbirde görevlendirilen adamlardır. Zira yedekte bekleyen bir futbolcuyu beğenmesiniz de pek fazla gözünüze batmaz. Mesela benim bu sözünü ettiğim kriterlere son dönem Trabzonspor kadroları içerisinde sadece 3 futbolcu sahip olabildi. Halihazırda takımın en zayıf halkası olarak gördüğüm Cale‘ yi de eklersek dört..

Bunlardan Hüseyin’ i Bursaspor’ a bedavaya gönderirken, Gökhan Ünal’ ı kaymaklı kadayıf şeklinde değerlendirilmesi gereken bir takas ile (Burak Yılmaz + 3 Milyon avro) Fenerbahçe’ ye dehlemiştik..

Geriye şu takımda görmeye katlanamadığım sadece Teofilo kalmış ve o da zaten malum bir takım pejmürde havalimanı maceralarının ardından memleketi Kolombiya’ ya kaçmıştı. Ancak ne var ki Yönetim’ in kendisi için ödediği 3,5 milyon doları getirmesi halinde serbest bırakacağını açıkladığı Teofilo’ nun Goal.com ve başka yerli ajanslarda da çıkan haberlere göre 6 milyon sterlin karşılığında Liverpool’ a transferi söz konusuymuş!

Şu linkte ise Kolombiya radyosunda konuyla ilgili geçilen haberi dinleyebilirsiniz. Hatta tercüme edebilen varsa memnun da oluruz. Şurada ise bir başka yabancı kaynak yer alıyor..

Avrupa Ligi play off karşılaşmasında Liverpool’ a atmış olduğu tek golün bu transfer dedikodusunda ne derece payı vardır bilemiyoruz ancak bana göre überfantastik gözüken şu habere inanmak için can attığımı da itiraf edeyim..

Neyse, tezgahın önünü kapamadan rastgele diyelim biz gene de..

Ne Robinho, Ne Adebayor.. Fatih Tekke Beşiktaş’ a!!

Haftalardır gerek kolpacı basın tarafından gerekse özellikle Beşiktaş forumlarında fink atan kimi duyumcu tayfası tarafından dillendirilip durulan Robinho ve Adebayor gibi fantastik transferlerin aksine şeytanın dahi aklına gelmeyecek derecede radikal bir tercihte bulunarak Fatih Tekke ile anlaşma yoluna gitmiş Demirören Yönetimi..

Biraz önce Ntvspor’ da geçilen habere göre yıllık 300 bin euro kiralık ya da 750 bin euro bonservis bedeli üzerinden iki yıllık bir anlaşmaya varılacağı bildirildi eğer yanlış duymadıysam. Beşiktaş’ dan senede yaklaşık 750 bin avro ve maç başına 40 bin TL alacağı bilgisini de ilave edeyim. Zaten anlaşılan o ki, günler öncesinden Fatih Tekke ile her konuda anlaşma sağlanmış bile. 15 milyon avro karşılığında Milan’ a imza atan Robinho söylentilerinin ve ardı ardına patlatılan flaş transferlerin ardından Yönetim’ in bu son dakika hamlesi Beşiktaş camiasında nasıl karşılanır; orası da ayrı bir muamma tabii..

Ne diyelim ki.. Trabzon’ a dönebilmeyi bir türlü başaramamış olsa da Beşiktaş’ a gelerek bir çıkış yapabilme düşüncesinde olan eski kaptanımıza başarılar dileyelim buradan ve sözü Beşiktaşlılar’ a bırakalım en iyisi..

Son anda bir aksilik çıkmaz ise her iki taraf için de hayırlısı olsun..