Etiket arşivi: Umut Bulut

Suçlu Gene Ayağa Kalkmadı!

Trabzonspor’ un belki de en çok tartışılan oyuncusu Umut Bulut‘ un Toulouse’ a transferi sürecinde oluşan karmaşaya birkaç gün öncesinde değinmiş ve hayati önem taşıyan Liverpool rövanş maçını da etkisi altına alan kaos ortamı konusunda taraftarın kafasında gelişen bir takım soru işaretlerini masaya yatırmıştık..

Ancak aradan geçen dört güne rağmen ne kulüpten ne de Umut‘ dan herhangi bir basın açıklaması gelmedi henüz. Ajanslara düşen çeşitli haberlerdeyse Şenol Hoca‘ nın Umut ile yüz yüze görüştüğü ve kendisini affettiği şeklinde bilgiler var. Yani 34 yılın rövanşında takımın tüm kimyasını bozan ve o maçta çok önemli rol oynayacak tipte bir forvetin kadro dışında kalmasına dahi yol açan böylesi önemli vaka bir kez daha örtbas edilmiş gibi gözüküyor maalesef..

Sakatlığını bahane ederekten Liverpool karşısına bilerek çıkmadığı şeklinde haberler yapılarak bir anlamda taraftarın önüne atılan Umut Bulut ya da ihmali olan bir başkası böylesi bir ilkesizlik karşısında cezalandırıl(a)mıyorsa, insanın kafasında burada asıl suçluların ceza verme konusunda yetkili kişiler oldukları ihtimali canlanıyor haliyle..

Neyse artık. İşler en azından skor bazında iyi gidiyor nasılsa, fazla da irdelemeyelim şimdilik! Lakin istisnasız her önemli futbolcumuzun transfer hikayesi böylesine çetrefil ve spekülatif piyastoslara sahne oluyorsa birilerinin bu mevzuu üzerine oturup düşünmeleri gerekiyor sanırım..

Zira sahada elde edilecek başarılı sonuçlar bazı yanlışları maskeleyebiliyor olsa da kokusunu asla gizleyemiyor maalesef..

Umut Bulut ve Transfer Fiyaskosu Üzerine

2006-2007 sezonunun başında Fatih Tekke gibi her yönüyle komple bir forvetin Zenith’ e transferinin ardından Ankaragücü’ nden Trabzonspor’ a getirildiğinde omuzlarına yüklenecek büyük yükün kendisi de farkındaydı. Bu yük sadece efsane golcümüzün yerini almış olmaktan ibaret değil, Trabzon’ un zor bir şehir olması ve kariyerinde ilk kez iddialı bir takımda forma giyecek oluşundan dolayı da ağırlaşıyordu..

Ancak bütün bu dezavantajlara ve Trabzonspor gibi bir takımın tüm gol yükünün sırtına bindirilmesine rağmen geçirmiş olduğu 4 sezon boyunca şu güne dek sakatlık ya da disiplin sorunu yaşamadan toplamda 61 gol atıp 21 de asist yapmayı başardı Umut. Son vuruşlardaki basiretsizliği sebebiyle kimi zaman acımasızca eleştirilse de sahadaki özverili mücadelesi, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve gol atabilmek adına gösterdiği müthiş hırsıyla kendisini teknik açıdan eleştirenlerin dahi takdirini kazanmayı bildi çoğu zaman..

Tam dört sezon süresince kendisinin yanına ya da yerine gerçek anlamda pivot özellikleri barındıran bir santrforun alınmayışı ve takımdaki tek gol umudunun kendisinden ibaret tutulmasına yol açan bilinçsiz transfer politikaları sebebiyle taraftarın tüm eleştiri okları sürekli olarak onun üzerine odaklanıyordu. Geçen sezon transfer edilen Teofilo’ nun hayli geç de olsa form tutarak gol atmaya başlaması, bu sezon başında takıma kazandırılan Jaja’ nın da bu bölgede etkili bir alternatif üretecek olması tam da onun üzerinde biriken baskıyı azaltmak ve kafaca daha rahat bir Umut Bulut izleyebilme şansını yaratmışken transfer sezonunun bitmesine günler kala tam da tarihi Liverpool maçının rövanşına denk gelen zamanda Toulouse’ dan gelen teklif ortalığı karıştırdı..

27 yaşına gelmiş ve futbolunun en verimli dönemlerini yaşayan her futbolcunun hayalidir kariyerine bir Avrupa macerası sıkıştırmak. Hele ki yıllar boyunca en ağır eleştirilere maruz kalmasına rağmen görevini kısıtlı meziyetlerinin elverdiği ölçüde özveriyle gerçekleştiren bir futbolcunun kolay kolay reddedemeyeceği türden bir teklif gelmişti Umut’ a. Söz konusu takım Fransa’ nın vasat sayılabilecek takımlarından (ancak bu sezona çok iyi başladılar) bir tanesi de olsa, Gignac gibi yegane yıldızını 18 milyon avro karşılığında son şampiyon Marsiya’ ya da satmış bulunsa Batı’ nın en batısında forma giymek fikri cazip olabilirdi pek tabii ki. Fakat işler bir anda Yattara’ nın Katar transferinde yaşanan kaos ortamına benzer bir karmaşaya dönüştü ve dün Resmi Site’ den yapılan açıklama ile Umut’ un takımda kalacağı bilgisi sunuldu kamuoyuna..


Şimdi gelinen bu noktada mevzuu hakkındaki detaylar ile ilgili kulaktan dolma dedikodular haricinde spesifik bilgilere sahip olamadığımız gerçeğinden hareketle ilgili merciilere cevaplanması gereken birkaç soru yöneltmek gerekiyor haliyle..

1. Madem Umut’ un elden çıkarılması düşünülmüyordu, Toulouse’ dan yapılan teklif ilk anda neden direkt olarak geri çevrilmedi?

2. İlk teklif yapıldığında transferi düşünülüyorsa bile eğer sonradan bir takım ödeme ya da fiyat konusunda anlaşmazlıklar çıkmasının ardından vaz geçilmişse, bu görüşmeler Umut’ un son derece efektif bir rol oynayabileceği hayati Liverpool maçı sonrasına bırakılamaz mıydı?

3. Takımın son derece önemli bir maça çıkacağı gün Şenol Hoca’ nın tabiriyle tesislerde cirit atan ve Umut’ un kafasını sürekli olarak meşgul eden menajer tayfasına herhangi bir önlem alınamaz mıydı?

4. Her futbolcu Avrupa’ dan teklif geldiğinde gitmek isteyebilir; eyvallah. Fakat tam dört yıldır sakatlık sorunu yaşamayan bir takım kaptanının tam da Liverpool maçı öncesinde ve transfer teklifi geldiği günde sakatlığını bahane ederek oynamak istemediği şeklinde geçilen haberler gerçeği yansıtıyor mu?

5. Bu kakafoninin tam ortasında kalan ve sadece işini en iyi şekilde yapmaya çalışan Şenol Hoca’ nın mükemmel giriş yaptığı bir sezonun başında bütün sinirlerini bozan asıl mesele Umut Bulut’ dan mı yoksa Yönetim’ den mi kaynaklanıyor?

İşte bu soruların açık yüreklilikle yanıtlanabilirse şampiyonluk adına mükemmel bir başlangıç yaptığımız şu sezonun sonunu çok daha rahat getirebiliriz sanırım..

Devler Ligi mi, Süper Lig mi?

Son haftalarda form durumu giderek yükselen ve 2010’ un Avrupa’ daki en golcü isimleri arasına girerek bazı zevzekler tarafından “Her şey bitti, şimdi de bu adamı Rooney ile mi kıyaslamaya başladınız la” şeklinde garip tepkilere maruz kalan Umut Bulut, geçen gün Trabzonspor Dergisi’ ne röportaj vermiş..

Sahadaki yetenekleri gibi kişiliği de hayli mütevazi olan Umut, alabildiğine samimi bir şekilde soruları içtenlikle cevaplamış cevaplamasına da sorulan sorulardan bir tanesi hayli ilginç..

Trabzonspor forması altında Şampiyonlar Ligi kupasını mı kaldırmak istersin, yoksa Türkiye Ligi şampiyonluğu kupasını mı”

Şimdi bu enteresan soru taraftardan mı geldi yoksa Trabzonspor Dergisi tarafından mı soruldu bilemiyorum ama Şampiyonlar Ligi’ ne katılabilmenin dahi Türkiye Ligi Şampiyonluğu kadar önem taşıdığı bir ortamda, Umut sağolsun şu soruyu bile yanıtlayarak Şampiyonlar Ligi Kupası’ nın Türkiye Ligi Kupası’ ndan daha değerli olduğunu ciddi ciddi açıklamış..

Artık dergimizden ileride Yattara ile de bir röportaj yaparlarsa kendisine “Trabzon’ da ayak bileği tedavisi olmayı mı tercih edersin yoksa İsrail’ de gamalı haç tişörtüyle dolaşmayı mı?” gibisinden fantastik sorular da sormalarını bekliyoruz şimdiden..